Hala Sultan Koleji'nde dayatma ve baskı var

Hala Sultan İlahiyat Koleji’nden bir grup öğretmen, Türkiye’den görevlendirme ile gelen meslek dersi öğretmenlerinin ve görevlendirme muavinlerinin okulda öğrencilere “dini baskı” uyguladığını iddia ederek, Eğitim Bakanlığı’na şikayette bulundu:

Hala Sultan Koleji'nde dayatma ve baskı var

Hala Sultan İlahiyat Koleji’nden bir grup öğretmen, okulda hem kendilerine hem de öğrencilere dini baskı uygulandığını iddia etti. Okulda çocuklar üzerine kurulduğu iddia edilen dini baskıyı örneklerle kaleme alan öğretmenler, bu durumu Milli Eğitim Bakanlığı Genel Orta Öğretim Dairesi Müdürlüğü’ne bildirdi.

KIBRIS Gazetesi muhabirleri, İlahiyat Koleji öğretmenleri imzasıyla 29 Aralık 2017 tarihinde bakanlığa gönderilen belgeyi ele geçirdi.

Eğitim Bakanlığı’na gönderilen yazıda, ilahiyat derslerini vermek için Türkiye’den görevlendirme olarak gelen meslek dersi öğretmenlerinin okulun gerçek idarecileriymiş gibi davrandığı iddia ediliyor. Öğrencilere uygulanan baskının görevlendirme öğretmenler ve muavinler tarafından yapıldığı iddia edilen yazıda, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde yurtta kalan öğrencilerin zorla uyandırılıp namaz kıldırtıldığı belirtiliyor.

Öğrencilere pahalı ödüller karşılığında Kur’an okuma yarışması yapıldığı, İslami algı politikaları yaratıldığı iddia edilen yazıda, ilahiyat öğretmenlerinin “Yeni yıl kutlamalarına katılan öğrenciler olursa taşa dönüşecek” dediği iddiası da yer aldı.

Söz konusu kişilerin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda ve Yabancı Dil etkinliklerine de müdahale ettiğini savunan öğretmenler, bir kız öğrencinin kıyafetinden dolayı aşağılandığını, okulda beraber gezen kız ve erkek öğrencilerin ayıplandığını, öğrencilerin öğretmenlerine “Cennete gitmek için şehit olurum” demeye zorlandığını belirtti.

“Baskı ve dayatma görüyoruz”

Hala Sultan İlahiyat Koleji öğretmenleri imzasıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilen yazı şöyle:

“KKTC Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan öğretmenler olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nden görevlendirilerek adamızda bulunan ‘Meslek Dersi’ öğretmenleri ve bu kişiler arasından okul müdürünce müdür muavini sıfatıyla görevlendirilen öğretmenlerin, çeşitli konularda baskılarına maruz kalmaktayız.

KKTC Milli Eğitim Yasası’nda yer almayan ve daha önce çalıştığımız okullarda da emsali olmayan bir takım uygulamalar ve davranışlarla karşılaşmaktayız. Anayasamız ve Öğretmenler Yasamızda belirtilen çağdaş, laik, bilimselliği esas alan ve sorgulayan özgür bireyler yetiştirme yolunda Kamu Hizmeti Komisyonu’nca atanan kadrolu öğretmenler olarak görevimizi ifa etmeye çalışmaktayız. Fakat yasalarımızda bulunmayan, örf, adet ve geleneklerimizle bağdaşmayan bazı uygulama ve söylemlerin olduğunu hem gözlemleyip hem de bire bir yaşamaktayız.

İlahiyat derslerini vermek için Türkiye’den görevlendirme gelen meslek dersi öğretmenleri okulun gerçek idarecileriymiş gibi davranmaktadır. KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından atanan, müdür muavinleri ve biz öğretmenler saf dışı bırakılmakta, mesai saatleri içinde ve mesai saatleri sonrasında, görevlendirme ilahiyat öğretmenlerinin aldıkları kararlar, baskı ve dayatma yoluyla bizlere uygulatılmaya çalışılmaktadır.

“Öğrencileri zorla uyandırıp, namaz kıldırıyorlar”

Öğretmen ve öğrencilerimizin maruz kaldıkları baskı ve müdahalelerin bazıları aşağıdaki gibidir:

1. Yurtların denetimi KKTC mercilerince yapılamamaktadır. Öğrencilerden biz öğretmenlere gelen duyumlara göre, yurtlardaki ‘ablalar’ ve ‘abiler’ öğrencilerimizi zorla uykudan uyandırıp namaza kaldırmakta ve namaz kılınıp kılınmadığına dair çizelge ile bunu raporlamaktadırlar. Yurtta kalan öğrencilerimizin ilk derslerde genellikle yorgun ve uykusuz olduklarını gözlemlemekteyiz.

“Pahalı ödüller karşılığında Kuran okuma yarışması yapılıyor”

2. Okul öğrencileri, sadece ‘Meslek Dersleri’ bağlamında düzenlenen Kur’an okuma, Hadis vs. yarışmalarıyla Umre ziyareti, laptop ve altın gibi pahalı ödüllerle teşvik edilmektedirler. Bu durum eğitim aktiviteleri bazında tüm KKTC genelindeki orta öğretim okullarında okuyan öğrenciler arasında fırsat eşitliğini bozmaktadır.

“Görevlendirme muavinler idari kararlarda söz sahibi”

3. Okulumuzdaki idari kadroya gereken muavin atamaları yapılmış olmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nden ‘Meslek Dersi’ öğretmeni olarak görevlendirilerek İlahiyat Koleji’nde bulunan, ancak okul müdürü tarafından her yıl olduğu gibi müdür muavini yetkisi verilen iki müdür muavini de ekstradan görev yapmaktadır. Oysa öğrenci ve öğretmen sayısı dikkate alındığında, KKTC Kamu Hizmeti Komisyonu’nca atanan müdür muavin sayısı yeter miktardadır.

“‘İlahiyat öğretmenleri: Yeni yıl kutlamalarına katılan öğrenciler olursa taşa dönüşecek’”

4. Görevlendirme muavinler her geçen yıl idari kararlar üzerinde daha da söz sahibi olmaktadırlar.

Örneğin;

Okulumuz ilk açıldığı yıldan beridir tüm devlet kurum ve okullarında olduğu gibi yeni yılı kutlarken, bu yıl kasıtlı bir şekilde yeni yıl ve Noel bağdaştırılmış, biz öğretmenlerin ‘Emperyalist Batılı’ ve ‘Hıristiyan’ geleneklerle öğrencileri özendirdiğimiz vurgulanarak, öğrencilerin gözünde dinsizleştirilmiş ve dini inancımız sorgulatılır duruma getirilmiştir.

İlahiyat dersi öğretmenleri, ‘Hıristiyanlar bizim Kurban Bayramımızı kutlamazken, bizim onların Noellerini kutlamamızın günah olduğu’, ‘Yeni yıl kutlamalarına katılan öğrenciler olursa bunların taşa dönüşeceği’ gibi ifadeler kullanmakta ve yeni yıl kutlamalarına katılmak isteyen öğrencileri de korkutarak men etmektedirler. Okul müdürü bizlere istekli öğrencilerin yeni yıl kutlamalarına katılmasında sakınca olmadığını beyan etmesine rağmen, öğrencilere gereken duyuruyu zamanında yapmamıştır.

Okul müdürümüz, meslek dersi öğretmenlerinin baskısı altında bu konuya duyarsız kalmış, okul içerisindeki itilafın artmasına sebep olmuştur. ‘Meslek Dersleri’ öğretmenleri, yetki ve sınırlarını aşarak okul müdürünün üzerinde karar alan ve uygulatan pozisyondadır. Sizleri bu durumdan haberdar etme ihtiyacını duyarak bu yapının sürdürülebilir olmadığını ve bunu tasvip etmediğimizi beyan ederiz.

Yeni yıl kutlamalarının akademik takvimde yeri olmadığını savunan görevlendirme müdür muavinine,  her yıl okulumuzda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası’nın akademik takvimde yer alıp almadığı sorulduğunda, biz öğretmenlere verdiği cevap ‘Müslüman mısınız, değil misiniz?’ şeklinde olmuştur. Öğretmen ve öğrencileri Müslüman olan ve olmayan şeklinde kasten ayırmaya çalışan bu görevlendirme müdür muavini, Kutlu Doğum Haftası’nı Hala Sultan İlahiyat Koleji gibi kutlamayan tüm öğretmen ve öğrencileri bu söylemiyle dinsizlikle itham etmiştir.

“19 Mayıs ve Yabancı Dil etkinliklerine de müdahale ettiler”

Yılbaşı dolayısıyla düzenlenen ve yılbaşının dünya genelinde nasıl kutlandığını resmeden bir pano, biz öğretmenler tarafından farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanmış; ancak bu panoda yer alan Müslüman ülkelerin yılbaşı kutlamaları görevlendirme öğretmenler tarafından bir tahrik unsuru olarak yorumlanmış, siyaset yaptığımız iddia edilmiştir. Bu panonun kaldırılmaması durumunda 29 Aralık Cuma günü yapılacak etkinliklerin bloke edileceği ve bu tarihten itibaren olacaklardan sorumlu olmayacakları tehdidinde bulunulmuştur.

Aynı görevlendirme idari kadro ve görevlendirme meslek öğretmenleri 19 Mayıs ve Yabancı Dil Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilmeye çalışılan etkinliklere de itiraz edip okulumuza neyin uygun olup olmadığına kendileri karar vermeye çalışmaktadırlar.

“İslami algı politikaları yaratılmakta”

Yukarıda örneklendirilen baskı ve tehditler yıl içerisinde de çeşitli şekillerde vuku bulmaktadır. Okulun resmi olmadığı halde adı ve logosu kullanılarak açılan çeşitli Facebook sayfalarında, okulun idari kadro ve kadrolu öğretmenlerinden habersiz bir şekilde kışkırtıcı paylaşımlar yapılmakta ve İslami algı politikaları yaratılmakta; öğrenci ve veliler zaman zaman biz öğretmenlere, sendikal etkinliklere ve hatta memleket genelinde ortaya çıkan olaylara karşı kışkırtılmaktadırlar. Bu durum okul müdürüne defalarca iletilmiştir ancak bunun önüne geçilememiştir.

“Kız öğrenci, kıyafetinden dolayı aşağılandı”

Öğrencilerimize uygulanan baskılar ve ülkemizde yaratılmaya çalışılan toplum mühendisliği politikasını destekleyen yaşanmış bazı örnekler aşağıdaki gibidir:

a.) Yabancı dil etkinlikleri çerçevesinde geçmiş yıllarda düzenlenen sahne performansı sonrasında bu etkinliğe katılan kız öğrenciye giydiği kıyafet ve sahnede bulunarak kendini göstermesinden ötürü ‘Meslek Dersi’ öğretmenlerince ‘Öğretmenlerine utanç yarattığı’ söylenerek öğrencimiz aşağılanmış ve psikolojisi bozulmuştur. Bu nedenle 2016-2017 eğitim öğretim yılında akademik takvimde yer alan dil etkinlikleri yaptırılamamıştır.

“Beraber gezen kız ve erkek öğrenciler ayıplanıyor”

b.) Okulda sevgilisi olduğu tespit edilen kız öğrenciler, ‘Meslek Dersi’ öğretmeni sıfatıyla okulda bulunan ancak müdür tarafından görevlendirilen muavinler bu öğrencileri odalarına çağırarak, ‘Ailelerinin onayı ile evlenmeyecekleri takdirde sevgililerinden ayrılmaları gerektiği’ söylenmiş ve namus dersi verilerek kişilikleri zedelenmiştir.

c.) Kız ve erkek öğrenciler teneffüslerde birlikte gezdiklerinde veya oynadıklarında ayıplanıp uyarılmaktadırlar. Hali hazırda yurtlarda ayrı olan spor, oyun ve kafeterya tesisleri, okul sınırları içerisinde de kız ve erkek alanları olarak ayrılması hedeflenmektedir.

“Başını bağlayan kız öğrenciler alkışlatılıyor”

d.) Başını bağlayan kız çocukları, doğru yolu buldukları için sınıflarda meslek dersi öğretmenlerince alkışlatılmaktadırlar.

“Öğrenciler ‘Cennete gitmek için şehit olurum’ diyor”

e.) Belki de en elim ve vahim olanı, bazı ortaokul öğrencileri ‘Cennete gitmek için şehit olurum’ veya ‘O’na (Allah, Hz. Muhammet) kavuşmak için ölmeye razıyım’  ifadelerini aramızdan bazı öğretmenlere dile getirmişlerdir.

“Öğrenciler hem okulda hem de evde baskı altına alınıyor”

f.) Meslek dersi öğretmenleri, öğrencilerin ailelerini evlerinde ziyaret etmektedir. Aileler inanç bağlamında eğitilmekte ve yönlendirilmekte; öğrenciler hem okulda hem de evde baskı altına alınarak, öğrencilerin kişisel gelişimlerinin dini inancın ötesinde bağnazca şekillendirilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Kendinden olmayanı hor gören, aşağılayan, yaşam alanı bırakmayan bir zihniyete dönüştürülmeye çalışılan öğrencilerimizdeki bu tavır değişikliklerini ortaokuldan lise sona kadar okuttuğumuz gencecik çocuklarımızda gözlemlemekteyiz.

Yukarıda aktardığımız tüm yaşananların, Anayasamıza, Milli Eğitim Yasamıza ve toplumumuzun yaşayışına aykırı örnekler olduğu kanaatindeyiz. Bizler dayatmalar ve baskılardan dolayı mesleğimizi icra etmekte zorlandığımızı dile getirir, yukarıda sözünü ettiğimiz uygulama ve söylemlerin KKTC Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ivedilikle soruşturulmasını ve takibinin yapılmasını istiyoruz. Gereğinin yapılmasını arz ederiz.”

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
G.Saray başkanlık seçiminde dikkat çeken detay!
G.Saray başkanlık seçiminde dikkat çeken detay!
Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid!
Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid!