Kadınlar, kadın vekillerden destek bekliyor

Kadın örgütleri, Cumhuriyet Meclisi’nde bu dönem görev yapacak 9 kadın vekilden, ülkedeki “Ev içi şiddet” ve “Kadına karşı şiddet”i azaltacak çalışmalara imza atmasını istiyor

Kadınlar, kadın vekillerden destek bekliyor

Ülkede birçok alanda olduğu gibi “Ev içi şiddet” ve “Kadına karşı şiddet” alanında da birçok yasa, kurum ve eğitim eksiği bulunuyor.

Eşinden fiziksel şiddet gören bir kadın, parası olmaması nedeniyle dava açamıyor, yeterli sığınma evi olmaması nedeniyle de şiddet gördüğü eşinin yaşadığı evden ayrılıp, başka bir yere taşınamıyor.

Sığınma evi, yasa gibi eksikliklerle bir nevi devlet eliyle, şiddet uygulayıcısının eline bırakılan birçok kadın, günün sonunda ya intihar ediyor ya da eşi tarafından öldürülüyor.

Buna rağmen ülkede “Ev içi şiddet” ve “Kadına karşı şiddet”e karşı önlem almak için yeterli bir adım atılmadı.

Kısa süre önce gerçekleştirilen erken genel seçimde Cumhuriyet Meclisi’ne 9 kadın vekil girmesi, kadınlar için umut oldu.

Kadın örgütleri bu 9 vekilden ülkedeki “Ev içi şiddet” ve “Kadına karşı şiddet”i azaltacak tedbirler almasını bekliyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Avukat Cansu Nazlı, kadınların emeği, bedeni, kimliği üzerinde söz sahibi olabilmesinin önemine değindi, bu politikaların sadece meclise giren kadınlarla beraber erkekler tarafından da icra edilebileceğini anlattı.

Ülkede devlet tarafından yapılan kadın sığınma evi yok

Kadın örgütleri her bölgeye bir kadın sığınma evi yapılması için çağrı yaparken, devlet tarafından tek bir bölgeye bile kadın sığınma evi yapılmadı.

Ülkede sadece Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından yapılan bir kadın sığınma evi var.

Yasa var, kurum yok

Aile (Değişiklik) Yasası’nda; geliri asgari ücretin bir buçuk katına kadar olan kadınların şiddet görmeleri halinde koruma emri alabilmeleri için devlet tarafından adli yardım sağlanması yer alıyor.

Ancak, bu yetkinin ülkede henüz kurulmamış, Aile Yardım Kurumu’na verilmesi nedeniyle uygulanamıyor.

2017’de 5 kadın cinayet kurbanı oldu...

KKTC’de son 10 yıl içinde sadece 2009 yılında kadın cinayeti işlenmedi. Onun dışında 2008 yılında bir, 2010 yılında bir, 2012 yılında iki, 2013 yılında bir, 2014 yılında üç, 2015 yılında iki, 2016 yılında bir ve 2017’de 5 kadın cinayete kurban gitti.

Nazlı: Olumlu bir gelişme

Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Avukat Cansu Nazlı, kadınların temsiliyeti sorununu iki boyutuyla değerlendirmek gerektiği söyledi.

Bir boyutunun kadınların siyasal katılımı, diğer boyutunun ise kadın siyasetinin yaygınlaşması olduğunu kaydeden Nazlı, kadınların siyasal katılımının artması, siyasal yaşamda kadınların görünür hale gelmesi, yönetsel mekanizmalarda kadınların yer almasını ifade ettiğini belirtti.

Cansu Nazlı, seçim sonuçlarını bu yönüyle değerlendirildiğinde, kadınların yasama organında daha fazla sayıda yer almalarının siyasi katılımlarının artması sebebiyle olumlu olduğunu ifade etti.

“Kadınların emeği, bedeni ve kimliği üzerinde söz sahibi olabilmelidir”

Nazlı, konunun diğer boyutu olan kadın siyasetinin yaygınlaşmasının ise, yalnızca kadınların siyasi katılımıyla gerçekleşecek bir olay olmadığını ve burada temsil organlarında bulunan kimselerden kadınların emeği, bedeni, kimliği üzerinde söz sahibi olabilmesinin yolunu açacak politikalar üretmesi beklendiğini kaydetti.

Bu bağlamda aslında bu kimselerin kadın olmasının da şart olmadığına değinen Nazlı, bu politikaların kadınlarla beraber erkekler tarafından da icra edilebileceğini belirtti.

Nazlı, “Özet olarak, seçilen vekiller kadının, emeğin ve doğanın özgürleşmesine hizmet ettikleri sürece kadın siyasetinin yaygınlaşmasına katkı koyabileceklerdir. Ülkemiz koşullarında kadına yönelik şiddetle ilgili önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması, muhafazakarlaştırma politikalarına karşı çıkılması, özel sektörde sendikalaşma gibi konular, bu politikaların başlıcaları arasındadır” dedi.

Ceren ÖZBİL/ KIBRIS

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Putin'den son dakika S-400 ve F-35 açıklaması
Putin'den son dakika S-400 ve F-35 açıklaması
Önemli Münbiç açıklaması
Önemli Münbiç açıklaması