Sistem mi, siyaset mi değişmeli?

Meclis eski başkanlarından Siber’in, “Meclis hükümetin alt kanadı gibi çalışıyor” şeklindeki açıklamaları bir kez daha sistem tartışmasını gündeme getirdi. Yeni Bakış’ın konuyla ilgili görüşlerine baş vurduğu eski siyaset adamları da bu konuda tam bir mutabakata varamadı. Kimi siyasiler, “Sistem hasta ve sakat”, “Bu gömlek bize dar geldi” şeklinde görüş belirtirken, bazıları ise sorunun sistemden değil, siyasilerden kaynaklandığı üzerinde durdu

Sistem mi, siyaset mi değişmeli?

Meclis Eski Başkanlarından Atun: Sistem hasta ve çalışmıyor. Eğer bu ülkede 1974’ten beri ortalama 2 seneden fazla hükümet edememişsek parlamenter sistem çalışmıyor, çalıştırılamıyor demektir  

 

 Meclis Eski Başkanlarından Bozkurt: 28 yıl önce bizim tartıştığımız müşavirlik konusu, 3’lü kararname konusu, eğitim ve sağlık sistemi, çevre gibi konular, bugün yeniden tartışılmaktadır. Kısacası 28 yıl önce bu ülkede yaşanan sorun ve problemlerin aynıları katmerleşmiş olarak duruyor. Bunun anlamı siyasetin çözüm üretmediğidir, oysa  siyaset demek çözüm demektir

 

 Maliye Eski Bakanlarından Uzun: Başkanlık sistemine geçilmesi şart. Parlamenter sistem bizde uygulanan şekli ile sakattır ve hastadır. Özellikle de başka ülkelere kıyasla iki kat hasta olduğunu söyleyebilirim. Çünkü bizim ülkemizin nüfusu ve alanı küçüktür. Dolayısıyla herkes parlamentoya uzanabilir ve istekleri doğrultusunda da baskı yapabilir

 

 Tarım Eski Bakanlarından Amcaoğlu: Sorunların çözülememesini, hatayı ve yanlışı sistemde bulmanın ve başkanlık sistemini bir çıkış yolu olarak değerlendirilmesi bana göre doğru bir yaklaşım değildir. Çok dillendirilen başkanlık sisteminin parlamenter sistemden daha iyi olup olmayacağı ise, başkanlık sisteminin nasıl olacağı doğrultusunda görülebilir

 
 Meclis eski Başkanlarından Sibel Siber’in, “Meclis hükümetin alt organı gibi çalıştığı için denetim görevini yerine getirmiyor ve yasa yapmakta yetersiz” şeklindeki açıklamalarına uzun yıllar Kıbrıs Türk siyasetine hizmet vermiş isimlerden destek geldi. Yeni Bakış’a konuşan eski parlamenterler başkanlık sistemini savundu.
 
 Eski Meclis Başkanlarından Hakkı Atun;“Meclis üretken değil”
Meclis eski başkanlarından Hakkı Atun, Meclisin üretken olmadığını kaydetti. Atun, “ Meclis’in haftanın 2 günü toplanılarak bir gün yasama, bir günde denetleme görevi yapması bana göre yeterli değildir. Çünkü sene sonu geldiğinde 200’e yakın kadük olan yasa tasarısı söz konusudur. Bunca yıldır hükümet, meclis’i yeterince çalıştıramamıştır. Bunların yanında, meclis’in üretkenliğini, çalışmasını ve yasaları hazırlamasını sağlayacak olan hükümetin, meclis’teki grubudur. Bir grup başkanı vardır, birde İngiliz sisteminde olduğu gibi grup başkanı. Bu şahıslar, meclis çalışmaları ile ilgili grubun disiplinini ve oy vermede mutlaka hazır bulunmalarını sağlar. Dolayısı ile Meclis ve hükümet, parlamenter sistemde iç içedir. Elbet meclis hükümetin denetleyicisi olmakla birlikte, hükümetin işlerini yapmakla görevlidir. Nasıl ki muhalefet hükümeti denetlemekle görevliyse, hükümette meclis’i çalıştırabildiği oranda iş üretir demektir” dedi.
 
“Ombudsman önemlidir”
KKTC’deki sistemin ombudsman sistemi olduğunu da hatırlatan Atun, hükümetin yerine getiremediği, dikkate almadığı ve vatandaşın şikayetlerini değerlendirmediği durumlarda Ombudsman’ın çok daha etkin hale getirilmesi gerekir. Avrupa demokrasi sisteminde bu çok iyi çalışmaktadır. Eroğlu’nun iktidarda olduğu dönemde Sayın Denktaş bu Ombudsman yasasını geçirmek için canını yemiştir. Ama o dönemde Eroğlu kendi işlerine müdahale olacak gerekçesi ile bu yasayı geçirmemiştir. Sonucunda 9’lar hareketi ve DP’nin kurulması ile Ombudsman kurulabilmişti” şeklinde konuştu.
 
“Akla gelen başkanlık sistemidir”
Sistemimizin hasta olduğuna ve çalışmadığına vurgu yapan Atun, “Eğer bu ülkede 1974’den beri ortalama 2 seneden fazla hükümet edememişsek, parlamenter sistem çalışmıyor, çalıştırılamıyor demektir. Öte yandan muhalefete geçenler daha hükümet kurulalı 100 gün olmadan eleştiriye başlıyor. Bu nedenle sistemin sağlıklı çalışmadığını söyleyebilirim. Kısacası sistem hastadır ve bu sistemin şöyle veya böyle çalışıyor hale getirilmesi gerekir, akla gelende başkanlık sistemidir” diye konuştu.
 
Maliye Eski Bakanlarından Ahmet Uzun;“Sistem sakat ve hastadır”
 Maliye Eski Bakanlarından Ahmet Uzun da, Sibel Siber’in meclis’in hükümetin alt organı gibi çalıştığı, denetim görevini yerine getirmediği, meclis’in yasa yapmakta yetersiz olduğu söylemlerine katıldığını belirterek, “Başkanlık sistemine geçilmesini savunuyorum. Parlamenter sistem bizde uygulanan şekli ile sakat ve hastadır. Özellikle de başka ülkelere kıyasla iki kat hasta olduğunu söyleyebilirim. Çünkü bizim ülkemizin nüfusu ve alanı küçüktür. Dolayısıyla herkes parlamentoya uzanabilir ve istekleri doğrultusunda da baskı yapabilir. Parlamentoyu meşgul eden siyasi partilerde oy kaygısı ile çoğu zaman bazı şeylerin doğru olduğunu bilmelerine rağmen yapmaktan kaçınırlar” diye konuştu.
 
“Yasama ve yürütme birbirinden ayrılmalıdır”
Yasama, yürütme ve yargının tamamen birbirlerinden bağımsız olmaları gerektiğini vurgulayan Uzun, “Bizde her ne kadar da yargı bağımsız olsa da, onda bile tam bağımsızlık için bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Ama diğer taraftan, yasama ve yürütme yani meclis ve hükümet bağımsız değildir. Öte yandan, yürütme yasamanın içinden çıkmaktadır, dolayısıyla da yürütmenin başı aynı zamanda yasama organındaki çoğunluğunda başı oluyor. Böyle bir durumda Yasamanın yani meclis’in denetleme görevini yapabilmesini bekleyemezsiniz. Bunların yanında yasalar yasama organı tarafından değil, büyük ölçüde yürütme tarafından hazırlanıyor ve yasamaya sunuluyor. Kısacası yasalar hükümet tarafından hazırlanıp meclise sunuluyor. Dolayısıyla yasama kendinin asli görevi olan yasa yapma görevini ve denetleme görevini yerine getiremiyor.  Bu nedenle benim görüşüm ve savunduğum bilhassa bizim ülkemizde yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılmasıdır. Bu da başkanlık sistemi ile olur” dedi.
 
“Vekillerin gönlünde yatan bakanlıktır”
Başkanlığı oy kaygısından uzaklaştırmak için 1 dönemle sınırlamak gerektiğinin altını çizen Uzun, “Başkan ve hükümet görevlilerini oluşturacak kabine bir dönem görev yapmalı ve oy kaygıları da olmamalıdır. Güney Kıbrıs’ta da durumun bu şekilde olduğunu, tek farkın 2 dönem başkanlık yapıldığını fakat sistemin bizde uygulanması gereken sistem olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanında çözümün savunulduğu ülkemizde, olası bir çözümde zaten başkanlık sistemi öngörülmektedir. Dolayısıyla biran önce başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugüne kadar bu sistemin olmamasının sebebi ise, sistemi değiştirecek olan parlamenterlerin, milletvekillerinin gönlünde yatan bakanlık yapmaktır. Bu nedenle de bu görevi vermek istememektedirler. Bu konuda medya ve bilirkişilerin kamuoyu baskısını oluşturarak başkanlık sisteminin geçmesi için ısrar edilmelidir” şeklinde konuştu.
 Meclis Eski Başkanı 
İsmail Bozkurt;
“Sistem çöktü”
 Meclis eski başkanlarından İsmail Bozkurt ise, Meclisin denetim görevini yerine getirmediği, yasa yapmada yetersiz kaldığı, parlamenter sistemin değişmesi gerektiği konusunda çok kez konuştuğunu ve yazdığını, hatta bu konuda kitabı bile olduğunu söyleyerek, “Parlamenter sistemin çöktüğünü ve çalışmadığını söyleyebilirim. Ben 28 yıl önce 1990’da aktif politikadan vazgeçtim ve 28 yıl önce bizim tartıştığımız müşavirlik konusu, 3’lü kararname konusu, eğitim ve sağlık sistemi, çevre gibi konular, bugün aynı sorunlar tartışılmaktadır. Kısacası 28 yıl önce bu ülkede yaşanan sorun ve problemlerin aynıları katmerleşmiş olarak var. Bunun anlamı siyasetin çözüm üretmediğidir, oysa siyaset demek çözüm demektir” dedi.
 
“Bu gömlek üzerimize uymuyor”
Parlamenter sistemin KKTC’ye uymadığını savunan Bozkurt, “Parlamenter sistemin uygulanması konusunda zamanında mücadele edenlerden biriydim, ama artık bu gömleğin bize uymadığını söyleyebilirim. Bu sistem içerisinde kalacaksak bile tedbirler alınmalıdır. Geçmiş dönemdeki meclis başkanı Sibel Siber’inde söylediği gibi meclis, hükümetin alt organı gibi çalışmakta ve yapılan yasaların da iyi ve verimli çıkmadığı çıkan yasalar ardından çıkan sorunlarla görüyoruz” şeklinde konuştu.
Tarım Eski Bakanlarından Ali Çetin Amcaoğlu;
“Parlamentonun daha verimli çalışması sağlanabilir”
Tarım Eski Bakanlarından Ali Çetin Amcaoğlu da, parlamenterlerin sistem ne olursa olsun, verimli çalışmalar sonucunda olumlu sonuçlar alınabileceğine dikkat çekerek, “Sorunların çözülememesini, hatayı ve yanlışı sistemde bulmanın ve başkanlık sistemini bir  çıkış yolu olarak değerlendirmek bana göre doğru bir yaklaşım değildir. 
Çok dillendirilen başkanlık sisteminin parlamenter sistemden daha iyi olup olmayacağı ise başkanlık sisteminin nasıl olacağı doğrultusunda görülebilir. 
Ama parlamenter  sistem dünyada kabul gören ve genellikle demokratik yapının korunması adına tercih edilen bir sistemdir. 
Kısacası bana göre,   sistemi değiştirmektense, sistem üzerinde oynamak ve bazı ufak tefek düzenlemelerle, örneğin meclis  iç tüzüğünden başlayarak bir kısım tedbirler alarak parlamentonun daha verimli çalışması sağlanabi-
lir. 
 
“Çözümler ortaya konulmalıdır”
Amcaoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti; 
“Dünyanın en iyi yasasını çıkarsanız da eğer 
uygulayıcılar bunu tam anlamı ile uygulama 
yönünde bir irade ortaya koymazsa o yasa dünyanın en kötü yasası olur. 
Bunun yanında 
insanların kendi yanlışlarını başka başka 
yerlerde aramak yerine oturup bir özeleştiri yaparak, bunları çözümlemeye yönelik bir kısım 
çözümler ortaya konulmalıdır.”
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ekonomik depresyon kumarı tetikliyor!
Ekonomik depresyon kumarı tetikliyor!
'Saadet Partisi mutlaka aday belirleyecek'
'Saadet Partisi mutlaka aday belirleyecek'