EVLER ARASINDA, ‘LAĞIM GÖLÜ’

Haspolat’ta ‘kanalizasyon derdi’ hayatı çekilmez hale getirdi

EVLER ARASINDA, ‘LAĞIM GÖLÜ’

Haspolat’ta kanalizasyon olmadığı için sıkıntılı günler yaşadığını ifade eden birçok bölge sakini, oluşan ‘lağım gölü’ nedeniyle yazın sineğinden, kışın kokusundan cam açamaz duruma geldiklerini ifade etti, bölgedeki sıkıntıları belirterek dert yandı.

Şehir merkezine birkaç kilometre yakınlıkta bulunan Haspolat’ın en büyük sıkıntısı bölgede ‘kanalizasyon olmayışı’. Arıtma tesisine metrelerce yakınlıkta bulunan Haspolat sakinleri, “Sadece tesisin kokusunu çekiyoruz, bize hiçbir faydası yok” diyerek sitem ediyor. Haspolat’ın gelişmekte olan bir bölge olduğuna dikkat çeken bölge sakinleri, devletin ve belediyenin oraya daha fazla yatırım yapması gerektiğini savundu. Özellikle altyapı, kanalizasyon ve temizlik konusunda daha fazla yatırım yapılması gerektiğini düşünen Haspolat sakinleri, yetkililere çağrıda bulundu.  Kırsal kesim arsalarına devlet ve belediye tarafından yeteri kadar ilgi gösterilmediğinden yakınan bölge sakinleri, sadece ana caddelere kaldırım yapıldığını, ara bölgelerin atıl durumda bırakıldığını belirterek, köydeki en büyük sıkıntının kanalizasyon olduğuna değindi. Sürekli kuyularını çektirmek durumunda olan bazı sokakların bulunduğuna dikkat çeken vatandaşlar, bu sorunların çözüme kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti. 

Sağlığı tehdit eder duruma gelindi… Kırlangıç sokak ve Portakal sokağın kesiştiği yerde,  Özgür Özada Sokak’a gelmezden önce bulunan noktada biriken atık sular, bölgede yaşayanları canından bezdirdi. Boş arsa alanında biriken inşaat atıkları ve kuyu suları ile karıştığı ileri sürülen yer altı kaynak sularının, sıcakların baş gösterdiği şu günlerde sağlığı tehdit eder duruma geldiğini ifade eden bölge sakinleri, yıldır çözülemeyen bu soruna kalıcı çözüm bulunması gerektiğini belirtti.     Yedi yıldan beridir bu sorunun sürdüğünü anlatan bazı bölge sakinleri, çevrede yapılan inşaatların ardından sorunun arttığı ifade etti. Egemen “Çarpık yapılaşma, yatı evleri, kanalizasyon, büyük sıkıntı…” Konuşan Haspolat muhtarı Asım Egemen ise bölgede birçok sıkıntı yaşandığına değinerek, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin bu sıkıntılara çözüm odaklı yaklaşımda bulunduğunu belirtti. Bölgede kaçak işçi, çarpık yapılaşma, yatı evleri, kanalizasyon gibi birçok sıkıntı olduğuna değinen Egemen, “Bölgede sıkıntımız çok… Denetimsizlik diz boyu. Hükümetin, muhtarlarla ilgili güzel bir işbirliği olmalı. Tüm bunların düzene girmesi gerek” dedi.

BÖLGE SAKİNLERİ NELER SÖYLEDİ?

Ahmet Kemal Can: “Genel olarak köyümüze hiçbir yatırım yok” “Burası kızımın kırsal kesim arsasıdır. Buraya ev yaptık ve altı aydır buraya yerleştik. Bölge yeni yapılanmaya başlayan bir bölge ama alt yapısı yok, evimizin önündeki kaldırımları biz yaptık, eve elektrik çektik, biz getirdik, asfaltı kazdık diye suçlusu olduk, belediyeye 400 TL ödeme yaptık. Hala gelip asfalt dökmediler. Bölgede kanalizasyon olmadığı için 3 günde bir kuyu çektiren insanlar var. Bizim kuyularımız aylar geçmesine rağmen doldu. Sadece bu arası verdiler, geri kalan her şeyi biz yaptık, ne devletin ne de belediyenin yardımı olmadı. Genel olarak köyümüze hiçbir yatırım yok.” Selma Aktaş: “Haspolat’a ilgi göstermeliler, burası şehre çok yakın ama terk edilmiş…” 

“Altı yıldır bu bölgede yaşıyorum, yıllardır da Haspolat’tayım. Bu köyde kanalizasyon çok büyük bir sıkıntı… Kaldırım deseniz sadece ana caddelere yapılıyor, ara sokaklarda herkes kendi başının çaresine bakıyor. Haspolat’a ilgi göstermeliler, burası şehre çok yakın ama terk edilmiş…”

Sündüz Kılıç: “3 günde bir kuyuları çektiriyoruz” “Her taraf kokuyor, ülkenin arıtması biraz ötemizde, kokusunu biz çekiyoruz ama hiçbir bağlantımız yok, yıllardır yapılmıyor. Yaşadığımız bölgede yıllardır bulunamayan bir su geliyor. Bu su birikiyor, bataklık oldu, yazın sıcak ve sineği, kışın kokusundan cam açamaz duruma geldik. Bu su kuyularımızı da etkiliyor, kuyular hemen dolup taşıyor, 3 günde bir kuyuları çektiriyoruz. Geceleri cam açamıyoruz, günlerdir klima kullanmaya başladık. Çocuklarımız hasta olsa bunun vebalini kim ödeyecek?”

Hedibe Bulgan: “Kapı pencere açmaya korkar olduk. Sivrisinek ilaçları olmadan uyuyamıyoruz” “Haspolat’ta kaldırımı olmayan evler, toprak yolu olan mahalleler var. 3 yıldır bu mahallede kalıyoruz, 15 günde bir kuyularımız doluyor, 150 TL ödüyoruz. Bölgede dört veya 6 daireli apartmanların 1 kuyusu var, sürekli doluyor. Kanalizasyona bağlı değiliz. Bölgedeki çocuklar tüm kış hastalıktan kırıldı. Kapı pencere açmaya korkar olduk. Sivrisinek ilaçları olmadan uyuyamıyoruz. Belediye sadece çöpümüzü topluyor, senede bir de otlarımızı temizliyor. Kanalizasyona bağlı değiliz, hem de arıtma dibimizde, sadece kokusunu çekiyoruz…”

Erden Özada: “Bölgede denetim yok” “Bölgede akıp giden, kaynağı belli olmayan, birçok noktada biriken su bataklıkları var. Özellikle 3 yerde bu birikintiler var.  Bunların kaynağı bulunmalı ve giderilmeli. Birçok kez şikâyet ettik, belediye ilaçladı. Bu suyun nereden geldiğini bulamadılar, üstelik bu su temiz su değildir.  Bölgeye yapılan inşaatların ardından bu sıkıntı doğdu. İnşaatların temeli atılırken yerden su çıkıyordu o zaman buna izin vermeseydiler. Bölgede denetim yok. Yedi yıldır bu sorun çözülemedi. Bunun için ilgililere çağrıda bulunmaktan başka çaremiz yok. Bu bölgeye ilgi göstermeliler. Burası daha fazla kalkınmayı hak ediyor. Haspolat giderek gelişmekte olan bir bölge, daha çok yatırımı hak ediyor. ” 

Kadir Demir: “Bu durum canımıza tak etti” “Bu sorun yüzünden evimin temelleri çatladı, bahçem mahvoldu, parkelerim çatladı, kaldırımım bile darmadağın oldu. Temellerim çöküyor, evimin duvarları suyun içinde kaldı. Altı yıldır bu sorunu yaşıyorum. Çevreye inşaat yapıldığından beridir bu sorun baş gösterdi. 3 ve 9 yaşlarında iki çocuğum var, onlar hasta olacak diye korkuyorum. Sinekten uyuyamıyoruz, bahçemdeki kurbağaları görseniz içler acısı… 100 defa belediyeye gittim, kimse çözüm bulamıyor. Belediye Başkanı Mehmet Harmancı da bizzat buraya geldi, çare bulamadıklarını söyledi. Kime gitmem gerektiğini ben de bilemiyorum, bu durum canımıza tak etti. En sonunda bu pis sulardan çıkan ve bahçeme gelen kurbağaları toplayıp götürüp belediye içerisine dökeceğim.” 

Mahmut Miskin: “Devlet bu köyü unuttu. Burası her şeyden mahrum bir köy oldu” “Dağ köyleri bile Haspolat’tan daha bakımlı.  Devlet bu köyü unuttu. Burası her şeyden mahrum bir köy oldu. Belediye her yıl gelip bölgede bir kez temizlik yapar ama köyde herkes her ay temizlik hizmeti için de fatura öder. Ben ödemiyorum çünkü temizlik yapmıyorlar, böyle bir hizmet almıyorum. Bölgeyi gezin, ana yol kenarında kamışlık bir alan var, orası neden oldu bilen veya engelleyebilen var mı? Boyacı (Uluslar arası Kıbrıs Üniversitesi) tüm kanalizasyonunu bölgeye sızdırıyor. Buna kimse dur demiyor. O kamışlıklar da bu nedenle oldu. Köyümüzün içindeki bataklıklar da bu nedenle oluyor. Bölge sinek yuvası, kokudan oturulmuyor. Sıtma olursak ne yapacağız? Belediye evleri dışında hiçbir yerde kanalizasyon yok, kaldırım deseniz insanlar yaparsa oluyor…  İnşaat izni verirken 10 bin TL gibi bir para ödüyoruz, sonra dönüp tüm işlemleri biz yapıyoruz. Belediye de devlet de evimizin sınırına dek tüm hizmetleri getirmekle yükümlü olmalı, ev içindeki işleri de vatandaş yapmalı. Ama bizde vatandaş adam buluyor, alet buluyor, yol kazdırıp elektrik geçiriyor, dönüp o yolu kapatmakla yükümlü oluyor. Bizi soymaktan vazgeçmeliler…”

 Fehime ALASYA/ Yenidüzen

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Samsung'un Apple'a Ödeyeceği Tazminat Dudak Uçuklattı
Samsung'un Apple'a Ödeyeceği Tazminat Dudak Uçuklattı
Survivor'da yer yerinden oynuyor!
Survivor'da yer yerinden oynuyor!