Türkiye'den elektrik de getirilmeli

Advert

Türkiye'den elektrik de getirilmeli
Advert

Maliye eski Bakanı ve Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Birikim Özgür, Türkiye'den Ada'ya sudan sonra elektriğin de mutlaka getirilmesi gerektiğini belirterek, "Kıbrıs Türk siyaseti ezberleri bozup bu olanağı iyi değerlendirmeli" dedi.

Türkiye'den suyun KKTC'ye ulaşmasını 'yüz yılın projesi' olarak nitelendiren Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Birikim Özgür, suyun iyi kullanılması için altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini kaydetti. Özgür, "Afrika ülkelerinden bile geri olan kanalizasyon altyapımız kaderimiz olmamalı" dedi. "Her yönden sorunlu olan yereldeki elektrik sisteminin mağduru Kıbrıs Türk halkıdır" diye konuşan Özgür, "Bu mağduriyeti gidermek için yapılması gerekenler var. Arzı çeşitlendirmek ve teknik yönden sistemi güçlendirmek için Türkiye ile enterkonnekte bağlantısı çok cazip bir alternatiftir. Bu alternatif yapılması gerekenlerin sadece bir boyutunu teşkil ediyor. Esas mesele yapısal dönüşümdür" ifadelerini kullandı.

ELEKTRİĞİN ÖNEMİ

KKTC ile Türkiye arasında enerji işbirliği anlaşması olduğunu hatırlatan Birikim Özgür şöyle devam etti:

"Bu anlaşma sadece kablo projesini kapsamıyor. KKTC halkına kesintisiz, uygun maliyetli ve çevreye duyarlı elektrik hizmetlerinin sunulabilmesi için olanağımız var. Kıbrıs Türk siyaseti ezberleri bozup bu olanağı iyi değerlendirmeli. Toplumsal hedeflerden uzaklaşmak pahasına birkaç şirketin oluşturduğu lobilere boyun eğilmemeli."

Kıbrıs Türk halkının kalkınması için önemli olan Türkiye'nin reform paketlerinin yeterince doğru anlaşılmadığını da ifade eden Özgür, "Statükodan nemalanan çevrelerin kara propagandası, değişim ve kalkınma hedeflerinin önüne geçebiliyor. Ancak bu bir süreç. Uluslararası alanda mali yardım ilişkilerinde yaşanan gelişmelere paralel olarak ve elbette ki kararlılıkla nitelik sorununun üzerine gidilmesi şart" uyarısı yaptı.

'TÜRKİYE'YE 4 MİLYAR DOLAR BORCUMUZ VAR'

KKTC'nin Türkiye'ye 4 milyar dolar borcu olduğunu kaydeden Birikim Özgür, "Kredi anlaşmalarımız dolar üzerinden. Üzücü olan şu ki bırakınız dış borcu, biz henüz iç borcumuzu dahi sürdürülebilir kılamadık. Dolayısı ile özel ilişkilere binaen Türkiye bu borcun geri dönüşünü talep etmiyor. Sağlıklı bir borç ilişkisinin oluşmadığı koşullarda belirleyici faktör özel ilişkiler olmaya devam edecektir. Bu doğal bir sonuçtur ve bunun üzerinden siyaset yapmanın toplumsal bir getirisi yoktur. Keşke son 30 yılda KKTC'yi yönetenler daha güçlü bir sistem kurabilseydi de bugün daha eşitlikçi bir borç ilişkisini konuşuyor olsaydık. Kısa vadede gerçekçi olmasa da benim hayalim, gelecekteki olası borç ilişkilerinde Kıbrıslı Türklerin, 'Kardeşim biz borcumuzu günü gününe ödüyoruz, bize borcu şu koşullarda ver' diyebilmesidir" diye konuştu.

EURO'YA GEÇİŞ TARTIŞMALARI

Özgür, son günlerde gündemde olan 'KKTC'nin euro'ya geçmesi' konusundaki tartışmaları da yorumladı. Birikim Özgür, ülkenin euro'ya geçişinin resyonal bir politika olmadığına dikkat çekti. Türkiye’nin katkısını sadece mali boyutta konuşmanın yanlış olduğunu belirten Özgür, "Mali yardım ilişkimizden ötürü Türkiye'nin iç siyasetimize yön verdiği algısı KKTC'de oldukça güçlü. Türkiye kaynak bakımından elbette ki yeterli katkıları yapıyor ve bunun için minnettarız. Bunun yanı sıra Türkiye'nin bize siyaseten de yardımcı olması gerekiyor" dedi. Türkiye'nin imzalanan protokolleri güçlü bir şekilde izlemesi gerektiğine dikkat çeken Özgür, şunları söyledi:

"Türkiye bu değerlendirmelerini şeffaf bir şekilde Kıbrıslı Türklerle de paylaşmalı. Aksi takdirde KKTC'de değişim siyasetinin ileriye taşınması kolay olmayacaktır. Ancak Türkiye bilgiye dayalı şeffaf bir politika ile imzalanan programları izlerken, program dışı siyasi konulara müdahil olmama hassasiyeti ile hareket etmelidir ki KKTC demokrasisi güçlenebilsin. Çünkü reformlar bağlamında verim üretmeyen bir demokrasiye gerçek bir demokrasi denilemeyeceği gibi demokrasi bacağı eksik kalacak bir kalkınma modeli de Kıbrıslı Türkleri varoluş mücadelesinde ileriye taşımayacaktır."

TÜRKİYE MEDYASINDAN RİCA

Türkiye medyasının KKTC-Türkiye ilişkilerinde önemli bir yeri olduğuna vurgu yapan Birikim Özgür sözlerini şöyle tamamladı:

"KKTC bu bağlamda başarıya odaklanmadığı müddetçe protokollere ilişkin bilimselliği aşan, yargılayıcı siyasi tespitler yapmak sadece iki ülke halklarının arasının açılmasına yol açacaktır. Her iki ülkede de bundan medet umanlar olduğu unutulmamalı. Romantizm sadece KKTC'ye özgü bir sorun değil. Türkiye'de de duygusallığı abartarak Kıbrıslı Türklere karşı dahi nefret ve aşağılama dili kullanmaya yatkın siyasi gruplar var. O nedenle Türkiye medyasına da çok büyük görevler düşüyor. Son birkaç ayda, birkaç kez bu yönde kötü tecrübeler yaşadık. Umarım aynı hatalar Türkiye medyası tarafından tekrarlanmaz ve iki ülke halkları arasındaki güzel kardeşlik ilişkileri gelişerek varlığını sürdürür.

 

Sefa KARAHASAN/LEFKOŞA, (DHA)

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başbakan Erhürman Yarın Mersin’e Gidiyor
Başbakan Erhürman Yarın Mersin’e Gidiyor
Gerard Butler'dan Cemal Kaşıkçı kararı
Gerard Butler'dan Cemal Kaşıkçı kararı