"Enflasyonla mücadele siyasi irade gerektirir"

"Dünün hasta yakını bugünün doktorlarının dikkatine…"

Advert

Advert

Dün Haziran ayı enflasyon oranı açıklandı.

6 aylık enflasyon oranı % 12.11 oldu.

Enflasyon iyi bir şey değil.

Sokaktaki yurttaşın canını yakar.

Yaşamımızı sürdürmek için yaptığımız zorunlu harcamaların fiyatlarını yükseltir.

Alım gücümüz düşer.

Fakirleşiriz…

Ve mücadelesi siyaseten çok zordur.

Tetikleyici unsurlar ortadan kalksa da o varlığını sürdürür.

Bir kez başladı mı kendi kendini besleyen bir harekete dönüşür.

Denizlerdeki göz ya da girdap dediğimiz olay gibi.

Kendinden daha güçsüz olan ne varsa içine çeker.

Bu nedenle güçlü olmak esastır!

TCMB hesaplarına göre yüzde 10’luk kur artışı enflasyona yüzde 1,5 katkı yapar.

Bizdeki yıllık enflasyon yüzde 20’lere dayandı.

Bu durum yapısal enflasyonu işaret ediyor.

Yani güçsüzlüğümüzü…

Bilhassa da kamu harcamalarımızın üretim kapasitemizi artıracak etkiye sahip olmayışını…

Daha açık yazmak gerekirse;

Kamu harcamalarımızın büyük bir kısmının maaş ödemeleri için kullanıldığı gerçeğini…

Alım gücümüzü düşürmek pahasına yapılabilecekleri yapmaktan uzun yıllardır imtina ettiğimizi…

Dörtlü koalisyon döviz krizinin yaşandığı günlerde çok doğru kararlara imza attı.

Devlet gelirlerinden feragat ederek enflasyonu dizginlemeye çalıştı.

FİF’i düşürerek akaryakıt zammını öteledi.

Buna rağmen yıllık enflasyon yüzde 20’lerde.

Bu durum kalıcı tedbir ihtiyacını işaret ediyor.

Başbakan Erhürman döviz krizini yorumlarken şu ifadeyi sıklıkla kullanmıştı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısal reformlar konusunda bizden çok daha fazla yol almış olması bizim yaşananlardan olumsuz yönde daha fazla etkilenmemiz sonucunu doğurmaktadır”.

Elektrikteki yapımız bunun en tipik örneği.

Türk Lirası nedeniyle enflasyon ithal ettiğimiz yetmezmiş gibi yıllardır elektrikteki maliyet unsurlarını optimize edecek adımları da atmadığımız bir gerçek.

Dün Haziran ayı enflasyonu açıklanınca sosyal medyada bir tartışma başladı.

Levent Hızal yılsonunda kamunun mükellefiyetlerini yerine getirebilmesi için 300-350 milyon TL’lik ek kaynağa ihtiyaç duyulacağını iddia etti.

UBP milletvekili Olgun Amcaoğlu ise “Maliyenin tahmini 450 milyon TL’lik ek bütçeye ihtiyaç olacağı şeklinde” diye bir bilgi paylaştı.

Yüksek enflasyon sadece sokaktaki yurttaşın canını yakmıyor aynı zamanda devleti de sıkıntıya sokuyor.

Kronik mali krizimiz siyasi spekülasyonların odağına yerleşiyor.

Bu yılın borçla atlatılması halinde 2019’da kemer sıkma zorunluluğu doğacağı iddia ediliyor.

İlk akla gelen ise 2011’de olduğu gibi eşel mobil uygulamasının dondurulması…

Bu ne işe yarayacak?

Hasta ameliyatı kaldırabilecekken “ameliyat şart” diyen doktorları döve döve maccez eden dünün hasta yakını bugünün doktorları, iyice ağırlaşan hastayı ameliyata hazırlamak için önce şekerini ve tansiyonunu düzeltecek.

Sonra da eğer yeterince akıl koymuşsak yapısal reformlar bir bir hayata geçirilecek yani ameliyat gerçekleştirilecek.

Hasta yıllardır süren ıstıraplarından kurtulacak ve ayağa kalkacak.

Bugünlerde hükümeti zayıf göstermek için üretilen dedikodular bana göre temelsizdir.

Ancak şurası da gerçek ki bu vartayı sistemi ayağa kaldıracak siyasi iradeye sahip bir hükümet atlatabilir.

Dünün hasta yakını bugünün doktorlarının dikkatine…

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yeni Nokia telefonlar ne zaman tanıtılacak?
Yeni Nokia telefonlar ne zaman tanıtılacak?
Sosyal medya akımları 'Gönüllü delilik'
Sosyal medya akımları 'Gönüllü delilik'