KIBRIS

"2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması” imzalandı: Stratejik projeleri hayata geçirmekte kararlıyız

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında “2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması” imzalandı. İmza töreninde konuşan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Stratejik projeleri hayata geçirmekte kararlıyız" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması kapsamında 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte KKTC’ye yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edildiğini belirtti.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak, tarihi bir rekor kırıyoruz” dedi.

“SARSILMAZ BAĞLARIN VE İŞBİRLİĞİNİN EN SOMUT GÖSTERGELERİNDEN BİRİ”

Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması’nın imzalanmasının ardından Başbakan Ünal Üstel ile ortak basın açıklaması yaptı.

Her yıl imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmalarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların ve işbirliğinin en somut göstergelerinden birini teşkil ettiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin, geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edeceğini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, “KKTC’nin kalkınması ve imarı için fikir ve gönül birliği içinde hareket ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur” dedi.

“TARİHİ BİR REKOR KIRIYORUZ”

Türkiye Cumhuriyeti olarak, KKTC’nin sürdürülebilir büyümesini hedefleyen ve Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak stratejik projeleri hayata geçirme kararlılığını dün olduğu gibi bugün de sürdürdüklerini belirten Yılmaz, “Bu çerçevede, bugün imzaladığımız 2026 yılı Anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir” dedi.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz” diye konuştu.

Yılmaz, hayata geçirdikleri projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz'de parlayan bir yıldız olması hedefine yönelik büyük atılımları KKTC’li muhatapları ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttüklerini belirtti.

Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladıklarını, yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacaklarının müjdesini veren Yılmaz, bu bölgenin, KKTC devletinin adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturduğunu vurguladı.

İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planladıklarını açıklayan Yılmaz, Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkânı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladıkları Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımının da hızla devam ettiğini söyledi.

İhalesi altı ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata geldiklerini belirten Yılmaz, Dr. Burhan Nalbantoğlu sağlık kampüsü içinde bulunan sağlık yapılarının renovasyonu çalışmalarının da yakın bir tarihte başlayacağını kaydetti.

KKTC E-Devlet Mobil Uygulama Lansmanını geçen yıl ağustos ayında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu kapsamda önemli bir adım olan Hekim Randevu Sistemi mart ayında devreye alınmıştı, 2026 yılında ise Muhaceret Bilgi Sisteminin hayata geçirilmesi planlanmaktadır” dedi.

Geçen yıl nisan ayı içerisinde Parsel Sorgu uygulamasının test aşamasında KKTC halkının kullanımına açıldığına değinen Yılmaz, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) çalışmalarının ise tüm alt projeleri ile birlikte bu yılın haziran ayı içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğünü kaydetti. TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, diğer yandan, KKTC’nin tamamında fiber altyapıyı sağlayacak çalışmalar ile “Bilişim Adası” vizyonuna sağlam zemin hazırladıklarını söyledi.

KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Yılmaz, “Bu çerçevede, şimdiye kadar 213 km bölünmüş yol, 433 km tek yol, 176,2 km 3. sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 km yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı” dedi.

Bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde üç bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmaların hızla devam ettiğini, yıl bitmeden burayı hizmete almayı planladıklarını belirten Yılmaz, Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmaların tamamlandığını, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında ise son aşamaya gelindiğini söyledi.

Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlayan yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4600 adet trafik levhasının montajının tamamlandığını ifade eden Yılmaz, bugüne kadar yapılan yol ihaleleri kapsamında 344 bin adet fidan dikimi yapıldığını kaydetti.

KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumunun yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Böylece, KKTC genelindeki kazaların azalması ve yol güvenliğinin sağlanması hedefi doğrultusunda yeni nesil yapay zekâ tabanlı anlık hız tespit sistemi kazandırılmıştır” dedi.

Eğitim yatırımları kapsamında ise, 17 okulun bakım onarım çalışmalarını bitirdiklerini, 16’sında ise çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

“Yine ödeneğini 2025 yılı anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, iki okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları için de destek sağlanmaktadır.”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilerleyen dönemde, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları da destekleyeceklerini söyledi.

Narenciye Sektörü, İleri Meyve İşleme, Donmuş ve Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında Güzelyurt’ta yapımı son aşamaya gelen tesisin yakında hizmete açılacağını kaydeden Yılmaz, “Tesisin ihalesi geçen yıl yapılmış olup, bugünlerde geçici kabulü yapılmaktadır” dedi.

Yılmaz, son dönemde özellikle savaşın etkisiyle Körfez ülkelerine süt ihraç edemeyen üreticilerin sütlerinin heba olmaması için Türkiye’deki kurumlarla bir protokol çerçevesinde sütlerin alımını Başbakan Üstel ve hükümetinin talebiyle gerçekleştirdiklerini söyledi. Asrın Projesi olarak da nitelendirilen su temininde içme suyunda ileri bir aşama olduklarını ifade eden Yılmaz, sulama anlamında da projelerini devam ettirdiklerini belirtti.

Ayrıca, turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması, turizmin yıl geneline yayılması, turizm gelirlerinin artırılması, hibe ve faiz destekli programlar ile özel sektörün desteklenmesinin amaçlandığını söyleyen Üstel, “Ada Kıbrıs” markası altındaki lansmanın büyük ilgi gördüğünü kaydetti. Yılmaz, Ada Kıbrıs projesi kapsamında KKTC ile THY, AJET, Pegasus firmasıyla anlaşmalar yapıldığını hatırlattı.

“TÜRKİYE’DEN ADAYA GİDECEK ENERJİNİN TÜM ADANIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLECEĞİNE İNANIYORUZ”

Enerji alanında da önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, bir taraftan mevcut sistemin aksamadan devamı, diğer taraftan daha köklü bir çözüm için hükümetle birlikte çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Uluslararası kurallar çerçevesinde adayla Türkiye arasında çok daha güçlü bağlar kuracak projeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Adaya dönük bağlantıyı sağlama anlamında en rasyonel, en düşük maliyetle bunun yapılacağı yer Türkiye’den Kıbrıs’a yönelik çalışmalardır. Bunun dışında alternatif arayanlar rasyonel olmayan, ideolojik saplantı içinde hareket eden yaklaşım sergilemektedirler. Türkiye’den adaya gidecek enerjinin tüm adanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ve Kıbrıs adasıyla Avrupa’nın entegrasyonuna da en akılcı çözümü üreteceğine inanıyoruz.”

Yaşanan savaşa da değinen Yılmaz, ateşkesten büyük memnuniyet duyduklarını belirtti, Türkiye olarak barıştan, istikrardan yana olduklarını vurguladı. Dünya için önemli maliyetler üreten bu çatışmanın bir an önce sona ermesi için her türlü gayreti sarf ettiklerini dile getiren Yılmaz, bütün ekonomiler gibi Türkiye ve KKTC’nin de ekonomisinin etkilendiğini kaydetti. Cevdet Yılmaz, “Bu etkileri en aza indirgemek için gayretlerimizi hep birlikte sürdürüyoruz” dedi.

“BEŞ YENİ FAİZ DESTEKLİ KREDİ PROGRAMINI DAHA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Reel sektörün çok önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, reel ekonominin bu dönemde canlı kalması, üretim kapasitesinin sürdürülmesi, istihdam üretilmesinin en kritik konuların başında geldiğini söyledi.

Bu kapsamda 2026 İktisadi ve Mali İşbirliğinde reel ekonomiyi önceliklendiren bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşmasıyla verdiğimiz ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarının yanı sıra, ilk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, beş yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Amacımız yatırım ve üretimin artması, gençler ve kadınlar başta olmak üzere istihdamın desteklenmesidir” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bunları; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olarak sıraladı.

Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkardıklarını açıklayan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu vizyon çerçevesinde, adada öğrenim gören öğrencilerin Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik kalkınma odaklı projelere yönlendirilerek, teknoparkların etkinliklerinin arttırılması öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Böylelikle, Türkiye-KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanarak, KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır.”

KKTC’deki tüm kesimleri kapsayan bugün imzalanan bu anlaşmayla sahada karşılığı olan projeler, güçlü mali iş birliği mekanizmaları ve üretimi merkeze alan politikaları hayata geçirmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, “Bu doğrultuda KKTC'nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tüm KKTC kurumlarıyla tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“KIBRISLI RUMLARIN ÇÖZÜM KONUSUNDA SAMİMİ OLMADIĞI AÇIKTIR”

Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığının açık olduğunu vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı eşitlik temelinde asla paylaşmak istemediler, istemiyorlar. Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ olarak görüp, ‘sözde’ devletlerine yamamaya çalışıyorlar. Yapılan her toplantıda takındıkları tavır, verilen her olumlu çağrıya yaptıkları geri dönüş bunu açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduklarını yineleyen Yılmaz, “Adadaki gerçeklere gözlerini kapatarak, hiç kimse hiçbir çözüm üretemez” vurgusu yaptı. İki devlet olmanın iş birliği yapmaya engel olmadığının altını çizen Yılmaz, “Tüm adaya fayda sağlayacak her türlü iş birliği de elbette değerlendirilmelidir” dedi.

“Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır” diye konuşan Yılmaz, Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçtiğini vurguladı.

Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonların kaldırılması gerektiğini kaydeden TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bugünün dünyasında bu izolasyonların, fiilen birçok alanda anlamını yitirdiğine de dikkat çekti. Yılmaz, “Milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza, adalet mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” dedi.

"ADADA KKTC’NİN EGEMEN VE EŞİT BİR DEVLET OLDUĞU GERÇEĞİNİ GÖRMEZDEN GELEN HER TÜRLÜ TUTUM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ AÇISINDAN YOK HÜKMÜNDEDİR”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararların Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırdığına işaret eden Yılmaz, Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutumun, Türkiye Cumhuriyeti açısından yok hükmünde olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz müsterih olsunlar. Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz” diye konuştu.

“BÖLGEYE KONUŞLANDIRILAN ASKERİ UNSURLAR HİÇBİR ŞEKİLDE KALICI OLMAMALI”

Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağı ve HİSAR hava savunma sistemlerinin KKTC’de konuşlandırıldığını, ayrıca donanma unsurlarının da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırdığını ifade eden Yılmaz, “Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyoruz, yakından takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir” dedi.

Yılmaz konuşmasının sonunda, tüm çabalarının, Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükseltmek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin istikbalini ve refahını ilelebet güvence altına almak için olduğunun altını çizdi.

ÜNAL ÜSTEL

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin ortak tarih, kader ve güven temelinde şekillenen köklü bir kardeşliğe dayandığını vurguladı.

Türkiye’nin yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değil, aynı zamanda KKTC’nin güvenliğinin ve varlığının en güçlü teminatı olduğunu belirten Üstel, Kıbrıs meselesinde egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmeden kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını ifade ederek, “Çözümün adı nettir: Çözüm iki devlettir” dedi.

“Yaklaşık 23 milyar TL olarak imzalanan antlaşma, yıl içerisinde sağlanan katkılarla birlikte yaklaşık 25 milyar TL’lik toplam kaynağa ulaşmamızı sağlayacak” diyen Üstel, protokolün kurumsal kapasiteyi güçlendirecek yapısal adımlar ile kamu yönetimini daha etkin hale getirecek reformları içerdiğini kaydetti.

Hükümetin son yıllarda en fazla proje üreten ve tamamlayan hükümet olduğunu da ifade eden Üstel, istikrar, kararlılık ve cesaretle hareket ettiklerini söyledi.

“Bizim siyasetimizin özü laf değil; iştir, icraattır, eserdir.” diyen Üstel, seçimlerin zamanı geldiğinde yapılacağını ve bu konuda kararın Meclis’teki siyasi iradeye ait olduğunu kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye ile imzalanan 2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nın ardından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte basına açıklamalarda bulundu.

Konuşmasının başında böylesine önemli bir anlaşmaya imza atmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Üstel, kendilerini her zaman samimiyetle karşılayan ve güçlü desteklerini her koşulda hissettiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a teşekkür etti.

SARSILMAZ GÜVENE DAYALI KÖKLÜ KARDEŞLİK VURGUSU

Başbakan Ünal Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisi olduğunu vurgulayarak, bu ilişkilerin atalarından kalan en büyük miras olduğunu ve bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti.

Bölgede yaşanan gelişmeler, savaşlar ve artan güvenlik risklerine işaret eden Üstel, bugün dünyanın 7 ülkesine ait savaş gemileri, uçaklar ve silahların Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırıldığını kaydetti.

“RUM YÖNETİMİNİN AKIL DIŞI POLİTİKALARI NEDENİYLE KIBRIS ADASI ADETA SAVAŞIN BİR PARÇASI HALİNE GELMİŞTİR”

“Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir” diyen Üstel, böyle bir ortamda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek gücün Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığı olduğunu ifade etti.

“HUZUR İÇİNDE YAŞIYORSAK BU TÜRKİYE SAYESİNDEDİR; GÜVENLİĞİMİZDEN VE GARANTİLERDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke olmadığını vurgulayan Üstel, Türkiye’nin aynı zamanda KKTC’nin varlığının, güvenliğinin, huzurunun ve devletinin en güçlü teminatı olduğunu söyledi.

“Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir.” diyen Üstel, “Güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“ÇÖZÜMÜN ADI NETTİR: ÇÖZÜM İKİ DEVLETTİR”

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs meselesinde Türkiye ile ortak duruşun da sürdüğünü vurgulayarak, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmeden kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını ifade etti.

Adadaki gerçekliğin ancak iki devletin varlığının tanınmasıyla kabul edilebileceğini belirten Üstel, “Çözümün adı nettir: Çözüm iki devlettir” dedi.

BAKÜ TEMASLARI… "TARİHİ BİR ADIMDI"

Başbakan Üstel, hafta içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte Bakü’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları Toplantısı’na katıldıklarını ve kardeş devletlerle aynı masada yer aldıklarını hatırlattı.

Tarihte ilk kez bir KKTC Başbakanı’nın Türkiye dışında uluslararası bir toplantıda kendi bayrağı ve kurumsal kimliğiyle devleti temsil ettiğini vurgulayan Üstel, bunun tarihi bir adım olduğunu ifade etti.

Zirvede Cevdet Yılmaz’ın, Türkiye’nin KKTC’nin yanında olduğunu güçlü şekilde vurguladığını ve dünyaya net bir mesaj verildiğini kaydeden Üstel, Yılmaz’a teşekkür etti.

Üstel, KKTC’nin Türk dünyasının ve küresel sistemin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, devletin varlığını sürdüreceğini vurguladı.

“DÜNYA İLE KUCAKLAŞMAK İÇİN DÜNYAYA HAZIR OLMALIYIZ”

Dünyaya açılma sürecinin Türkiye’nin güçlü desteğiyle sürdüğünü de belirten Üstel, bu sürecin başarıya ulaşması için KKTC’nin kendi sorumluluklarını da yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.

Yatırımların artırılması, teknolojinin geliştirilmesi, kamu maliyesinin güçlendirilmesi ve reel sektörün sürdürülebilir hale getirilmesinin önemine işaret eden Üstel, “Dünya ile kucaklaşmak için dünyaya hazır olmalıyız” dedi.

“PROTOKOL GÜÇLÜ BİR VİZYONUN ÜRÜNÜ”

Üstel, imzalanan 2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nın altyapı yatırımlarını artırmayı ve üretim odaklı büyümeyi destekleyen güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, heyetlerin mevcut projelerin ilerleyişini ve hızlandırılması gereken alanları detaylı şekilde değerlendirdiğini kaydederek, Kıbrıs Türk halkının gerçek ihtiyaçlarına cevap veren bir metin ortaya konduğunu ifade etti. Üstel, protokolün kurumsal kapasiteyi güçlendirecek yapısal adımlar ile kamu yönetimini daha etkin hale getirecek reformları da içerdiğini dile getirdi.

“2026, PROJELERİN TAMAMLANMA VE AÇILIŞ YILI OLACAK"

Üstel, konuşmasının devamında, 2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nın üretimi artıran, ekonomiyi güçlendiren ve geleceği planlayan kapsamlı bir kalkınma vizyonu olduğunu vurguladı.

“Yaklaşık 23 milyar TL olarak imzalanan antlaşma, yıl içerisinde sağlanan katkılarla birlikte yaklaşık 25 milyar TL’lik toplam kaynağa ulaşmamızı sağlayacak” diyen Ünal Üstel, “Tarihi bir büyüklüğe sahip bu anlaşma ile turizm, inşaat, sanayi, KOBİ’ler, esnaf ve tarım başta olmak üzere birçok sektöre uzun vadeli, düşük faizli kredi imkânı sağlanacaktır” dedi.

Üstel, sağlanan kaynakla; kadınlara, gençlere ve iş dünyasına yönelik önemli fırsatlar yaratılacağını da ifade ederek, 2026 yılı içinde halkın hayatına doğrudan dokunan projelerin tamamlanacağını kaydetti.

Devam eden hastane, yol ve okul projelerinin önemli bir bölümünün bu yıl hizmete açılacağını belirten Üstel, “2024 ve 2025 başlangıç yıllarıydı. 2026, projelerin tamamlanma ve açılış yılı olacak” dedi.

“BİZİM SİYASETİMİZİN ÖZÜ LAF DEĞİL; İŞTİR, İCRAATTIR, ESERDİR”

Başbakan Ünal Üstel, yaklaşık dört yıldır kesintisiz görev yapan bir hükümet olduklarını belirterek, son yılların en çok proje üreten ve tamamlayan hükümeti konumunda olduklarını ifade etti.

İstikrar, kararlılık ve cesaretle hareket ettiklerini vurgulayan Üstel, “Bizim siyasetimizin özü laf değil; iştir, icraattır, eserdir” diye konuştu.

“SEÇİMLER ZAMANI GELDİĞİNDE YAPILACAK… GÜNDEM: ÜRETİM, PROJELER VE HALKIN KORUNMASI”

Seçimlerin zamanı geldiğinde yapılacağını ve bu konuda kararın Meclis’teki siyasi iradeye ait olduğunu belirten Üstel, hükümetin gündeminin projeleri tamamlamak, üretimi artırmak ve küresel krizlere karşı halkı korumak olduğunu söyledi.

Attıkları her adımla sadece bugünü değil, yarınları da güvence altına almayı hedeflediklerini ifade eden Üstel, devlet yönetiminin gerçeklerle hareket etmeyi, riskleri öngörmeyi ve geleceği planlamayı gerektirdiğini vurguladı.

Tüm toplumun refahını esas aldıklarını belirten Üstel, günü kurtaran değil yarını kuran bir anlayışla ilerlediklerini kaydetti.

"HEDEF: DAHA GÜÇLÜ EKONOMİ, DAHA MÜREFFEH BİR TOPLUM VE DAHA GÜVENLİ BİR GELECEK İNŞA ETMEK”

Üstel, hedeflerinin daha güçlü bir ekonomi, daha müreffeh bir toplum ve daha güvenli bir gelecek inşa etmek olduğunu ifade ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğinin güçlü ve yarınlarının aydınlık olduğunu vurguladı.

Bugün atılan adımların gelecekte halka önemli kazanımlar olarak döneceğini belirten Üstel, Türkiye’nin desteğinin süreceğini kaydetti.

ERDOĞAN, YILMAZ VE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR...

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasının sonunda, imzalanan 2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nın ülkeye hayırlı olmasını dileyerek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, emeği geçen heyetler, Lefkoşa Büyükelçiliği ve Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’ne teşekkür etti.