KIBRIS

Aziz Gülbahar: AP Kıbrıs'ta doğruların değil, Rum tarafının yanındadır

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini ifade ederek, Rum tarafının tek yanlı iddialarına destek verdiğini söyledi.

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun 1974 Kıbrıs olaylarına ilişkin yaklaşımını sert sözlerle eleştirerek, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda tarafsızlığını çoktan yitirdiğini belirtti.

Gülbahar, “Avrupa Parlamentosu, Kıbrıs’ta tarihî gerçekleri araştıran ve iki halkın yaşadıklarını objektif biçimde değerlendiren bir kurum gibi davranmıyor. Rum tarafının yıllardır tekrarladığı tek yanlı iddiaları sorgulamadan benimseyerek adeta Rum propagandasının siyasi kürsüsüne dönüşüyor” dedi.

Gülbahar açıklamasında şunları kaydetti:

“Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun Kıbrıs’ta 1974 olaylarına ilişkin tutumunu kınıyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları, Rum saldırılarını ve 1974 öncesindeki kanlı dönemi görmezden gelerek yalnızca Rum tarafının iddialarını gündeme taşıması, tarafsızlık ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

1974 Barış Harekâtı sırasında ve öncesinde Rumların kadın, çocuk ve yaşlılar dâhil Kıbrıs Türklerine ve Türk askerlerine yönelik işkencelerini, katliamlarını ve tecavüzlerini görmezden gelmek, büyük bir tarih çarpıtması ve açık bir tarafgirliktir.

Soruyoruz:

15 Temmuz 1974 darbesi neden yok sayılmaktadır?

Enosis hedefi neden görmezden gelinmektedir?

Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılar, köy baskınları, tecavüzler, işkenceler ve katliamlar neden Avrupa Parlamentosu’nun gündeminde yer almamaktadır?

Siz nasıl olur da çağdaşlıktan, haktan ve hukuktan söz edersiniz? Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları yok sayanların adaletten söz etmeye hakkı yoktur.

Kıbrıs tarihini 20 Temmuz 1974’te başlatan anlayış, bilinçli bir çarpıtmadır. Bir olayın sonucunu anlatıp o sonucu doğuran sebepleri gizlemek tarihçilik değil, propaganda yapmaktır.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda geçmişte sergilediği çifte standardı da unutmadık. Kıbrıs Türk halkı Annan Planı’na destek verirken Rum tarafı plana karşı çıkmış, buna rağmen Rum yönetimi belirlenen senaryo doğrultusunda Avrupa Birliği’ne tam üye yapılmıştır.

Kıbrıs Türk halkı cezalandırılırken Rum tarafı ödüllendirilmiştir. Bugün Avrupa Parlamentosu’nda sergilenen yaklaşım da bu çarpık politikanın devamıdır.

Rum tarafının siyasi tezlerini Avrupa’nın ortak görüşü gibi sunmak, Kıbrıs’ta anlaşma arayışlarına hiçbir katkı sağlamaz. Rum tarafını sürekli haklı, Kıbrıs Türk halkını ise sürekli suçlu göstererek çözüm üretilemez.

Avrupa Parlamentosu önce kendi çifte standardıyla yüzleşmelidir.”

Kıbrıs’ta gerçek barış isteniyorsa propaganda değil tarih dinlenmelidir. Tek taraflı anlatımlar değil, bütün gerçekler ortaya konulmalıdır.

Kıbrıs Türk halkı vardır, var olacaktır ve kendi tarihini başkalarının siyasi hesaplarına teslim etmeyecektir. Kıbrıs’ta egemen, demokratik, insan haklarına saygılı, çağdaş bir Türk Devleti vardır ve kimse bu gerçeği ortadan kaldıramayacaktır; Kıbrıs Türkü ile Türk milleti Avrupa Birliği ve Rumların bu hayallerine asla geçit vermeyecektir"