Genel Kurul’da onaya sunuşların ardından, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli 62. Maddeden söz alarak “Kötülük ve karanlık fırtınası" başlıklı konuşma yaptı. Sıla Usar İncirli, herkesin mesaisinin bittiği saatte toplanabilen genel kurulun duyurulan saatte toplanmamasını eleştirdi.
Sahte diplomalar ve yolsuzluklar zinciri yaşandığını savunan İncirli, yaşananlardan bunalan halkın “bugün başımıza ne gelecek” diye uyandığını belirtti. Bu kötülük fırtınasının ne zaman biteceğinin merak edildiğini kaydeden İncirli, sahte diplomalar ve yolsuzluklar zincirinin görmezden gelindiğini iddia etti. İncirli, her gün yeni bir olay patladığına işaret ederek, "adli konularda konuşamayız" söylemlerinin artık kimse tarafından kabul görmediğini belirtti.
Olaylara adı karışan milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmaması yönünde oy kullanan hükümet yetkililerinin yaşanan gelişmelerle konunun kapanmadığını fark etmiş olmasını umut ettiğini söyleyen İncirli, “Dokunulmazlığını kaldırmasanız da Avrupa’ya gönderemeyeceğinizi gördünüz” dedi.
CTP Milletvekili Fikri Toros’un katılacağı toplantılarda temaslarını tek başına yapacağını ve bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden İncirli, UBP Girne Kadın Kolları eski başkanı sahte diploma konusunda yargılanırken Meclis'in en tepesindeki kişinin de bu konuya dahil olduğu iddialarıyla karşılaştıklarını söyledi.
İncirli, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile ilgili daha önce de ithamlarda bulunulduğunu ve bunların hafife alınacak konular olmadığını vurgulayarak, ülkenin bu kadar yozlaşma ve karanlığı hak etmediğini belirtti. Şaibeli olmayan hükümet yetkilisi kalmadığını savunan İncirli, mahkemede dile getirilen yeni iddialarla ilgili Başbakandan ayrıntılı bilgi istedi. İncirli, bugün meclis başkanının da adının geçtiği konuların hakikatlerin açıklanarak temizlenmesi gerektiğini söyledi.
Ülkeye giren silahlarla ilgili de gerekli tedbirlerin alınmadığı eleştirisinde bulunan İncirli, Ceza Yasası'nda yapılmaya çalışılan değişiklikleri eleştirerek, demokrasinin en temel noktası medyanın susturulması için adımlar atıldığını iddia etti.
İncirli, iktidar vekillerinin sokağa çıkacak durumda olmadığını bu nedenle de sokaktakilerin ‘sandık nerde’ diye sorduğundan haberdar olmadıklarını dile getirerek bu gidişe bir son verilmesini ve erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.
-Öztürkler
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de söz alarak, hakkındaki iddialarla ilgili konuşma yaptı. 8 yıl yüksek öğrenimin başında olduğunu ancak sözkonusu olay sırasında kendisinin o görevde olmadığını söyleyen Öztürkler, hak edilmemiş bir diplomanın alınmasıyla ilgili bir sürece hiç karışmadığını ve bugün mahkemede dile getirilen aleyhindeki söylemlerin kanıtlanmasını istedi.
8 yıl boyunca haksız bir diploma alımıyla ilgili herhangi bir söylemi olduysa herkesi bunu paylaşmaya ve kanıtlamaya çağıran Öztürkler, olaylarla ilgili herhangi bir bağı bulunmayacağından emin olduğunu yineledi.
Herşeyin araştırılmasını ve incelenmesini isteyen Öztürkler, şüphe uyandıracak tek bir kanıt bulunursa istifa etmeye ve dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etmeye hazır olduğunu vurguladı.
-Çavuş
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak'ın görevlendirilmesiyle ilgili oylamaya hayır demeyen CTP milletvekillerinin bugün "o bizi temsil edemez" söylemlerine anlam veremediğini söyledi.
Suyla ilgili pahalılık eleştirilerine de değinen Çavuş, bir yıl boyunca suya hiç zam yapılmadığına işaret etti. Yapılması gereken fiyat güncellemelerinin de yapılmadığını ve vatandaşa yansıtılmayan maliyet farkının devlet tarafından karşılandığını kaydeden Çavuş, fiyat güncellemesinin sadece elektrik ve bakım onarım giderlerinde yapıldığını söyledi. Çavuş, su üzerinden hayat pahalılığı konuşmanın doğru olmayacağını belirtti.
“Hepsiniz kirlisiniz kelimesini kabul etmiyorum.. Sizi seven bir vekil olarak biz kirli değiliz” şeklinde konuşan Çavuş, “Ben yargı yollunun açık olduğunu hatırlatmak isterim “dedi.
Çavuş, bu kürsüden yapılan kanıtlanmamış ithamların yargı yoluyla temizlenmesi gerektiğini ve her zaman hesap sorulsun noktasında olduğunu kaydetti.
Her hükümetin içinde zafiyeti olan kişilerin bulunduğunu ve bunların yargıya götürüldüğünü söyleyen Çavuş, bu konuların buradan konuşulmasının doğru olmadığını söyledi.
-Üstel
Başbakan Ünal Üstel de, genel kurulun bazı cenazeler nedeniyle geç toplandığını ve bu durumun önceden de haber verildiğini belirterek, eleştirileri yersiz bulduğunu söyledi. Üstel, hükümetin ilk günden beri aydınlık günler yaşattığını ve halkın refah seviyesini düşürmediklerini belirtti.
İlk günden polise ve yargıya güven ve inançlarının tam olduğunu kaydeden Üstel, her türlü araştırmanın yapılmasını ve yargı kararlarına saygılı olacaklarını yineledi. Başbakan Üstel, yargının önüne geçmeye asla çalışmadıklarını söyledi. Üstel, “Biz kimseyi aklamadık, yargı sürecini kapamadık, araştırma istiyorsanız gelin komite kuralım” dedi.
Güvenlik kriziyle ilgili söylemlere de değinen Üstel, Güney Kıbrıs'tan silah geldiği yönündeki söylemlerine yönelik eleştirilere değinerek, bu tür sızmaların her zaman olduğunu söyledi. Üstel, bu durumun güvenlik zafiyeti olarak görülmemesi gerektiğini, her yeri termal kameralarla koruduklarını vurguladı.
Silah patlatanların anında yakalandığını ve polisin görevini sonuna kadar yerine getirdiğini belirten Üstel, yasalarda yapılan değişikliklerle kimsenin özgürlüğünü kısıtlamadıklarını, sadece nefret söylemi konusunda eşitlik ilkesini sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.
Üstel, hiçbir çalışanı hayat pahalılığı karşısında ezdirmediklerini ve adaleti sağlamak adına bugüne kadar görülmeyen düzenlemeler yaptıklarını söyledi.
Başbakan Üstel , “Bunu yapamazsak, herkese eşit oranda pay verelim. Ya da isterseniz, cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve milletvekiline yüzde 4 kesinti yapalım. İlk imzayı da ben atayım” dedi.
Başbakan Ünal Üstel'in önerisine, muhalefetin de destek vereceğini dile getirmesi üzerine, UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan söz alarak, Cumhuriyet Meclisi’nde Hayat Pahalılığı'nın maaşlara yansıtılması ve maaşlar arasında oluşan farkla ilgili alınabilecek önlemler konusunda Ad-Hoc komitesi oluşturulmasını önerisini genel kurula sundu.





