banner2

Çevre bilincini küçük yaştan itibaren çocuklarımıza aşılamalıyız

LefkeAvrupaÜniversitesi (LAÜ)MühendislikFakültesiÖğretimÜyesiYrd.Doç.Dr.DevrimÖzdalÇevre Koruma Haftası dolayısıylaaçıklamalardabulundu.

Çevre bilincini küçük yaştan itibaren çocuklarımıza aşılamalıyız

“1972 yılında İsveç’te yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan kararla, 5 Haziran tarihi “Dünya Çevre Günü” olarak ilan edilmiş ve her yıl çevre günü olarak tüm dünyada kutlanmaya başlanmıştır” diyen Özdal, buna istinaden, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlanmakla birlikte ayrıca her yıl Haziranın ikinci haftasına denk gelen 5-11 Haziran tarihlerini kapsayan hafta da “Çevre Koruma Haftası” olarak ilan edilmiş olup bu hafta içerisinde çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliklerinin düzenlenmekte olduğunu belirtti.

Çevrenin temiz tutulması tüm  dünya ülkelerinin ve her bir bireyin temel görevidir

  “Çevre Koruma Haftası’nın temel amacı, özellikle okullarda küçük yaştan başlayarak öğrencilere çevrenin korunmasının önemini anlatmak ve bununla ilgili farkındalık yaratmaktır. Bilindiği üzere çevre kirliliği global yani tüm dünya ülkelerinin ortak sorunudurve günümüzdeinsansağlığınıtehditederboyutlarakadarvarmıştır. Çevre kirliliği denince akla ilk olarak hava, su ve toprak kirliliği gelmektedir. İnsan sağlığı ve refahı için temiz bir çevre şarttır” diyen Özdal, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) sağlıklı çevre yoluyla hastalıkların önlenmesi ile ilgili raporunda Avrupa Bölgesindeki 53 ülkede görülen tüm ölümlerin %12 ile %18’inden çevresel stres kaynaklarının sorumlu olduğu tahmin edilmekte olduğuna dikkat çekti. Özdal, bu orana bakıldığı zaman çevrenin insan sağlığını ne derece etkilediğinin açıkça görüldüğünü ve ayrıca herkes tarafından da bilindiğini, bu yüzden çevrenin temiz tutulmasının tümdünya ülkelerinin ve her bir bireyin temel görevi olduğunu ifade etti.

Özdal: Çevreyi temiz tutarak, kirletenleri uyararak,  gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmeliyiz

  “Temiz çevre sağlıklı insan demektir. Genel olarak bakıldığında çevre kirliliğinin sebebinin yine insanlardan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu yüzden elimizden geldiğince çevremizi daha az kirletmeli ve kirletilen çevreyi de temizlemeliyiz. Peki bu amaçla neler yapılması gerekmektedir? Öncelikle, çevre ile ilgili politikalar, düzenlemeler ve yasaların ülkeler tarafından üretilmesi; geliştirilen politikalara önem verilmesi ve sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir” diyen Özdal bu gibi politikalara örnek verecek olursak; yapılacak olan bir yapının çevreye olacak olumsuz etkilerini irdeleyen Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu hazırlanması şartı gerekli tüzükte yer almalı ve hazırlanan raporun adil bir şekilde ve çevreyi düşünerek onayının verilmesi gerekiyor dedi. “Ayrıca,bunun dışında yine şehirlerle ilgili planlanmaların çevreyi düşünerek yapılması bir diğer gerekliliktir”diyen Özdal, eğitim kısmına baktığımızda ise okullarımızda okul öncesi dediğimiz erken yaş eğitim döneminden başlayarak çevre ile ilgili farkındalık yaratmak ve çevre bilincini küçük yaştan itibaren çocuklara aşılayarak gelecek nesillerin daha bilinçli ve çevreye daha duyarlı bireyler olarak yetişmesine olanak sağlamak gerekiyor dedi.

Özdal: Doğada unutulan veya atılan küçük bir cam parçası  büyük bir yangına yol açabilir

“Ülke politikaları ve yöneticilerin dışında her bir vatandaşa da bireysel olarak görevler düşmektedir. Çevreyi temiz tutmak, kirletenleri uyarmak ve gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmek her ülke vatandaşının asil görevidir. Bilindiği üzere, ülkemizde son bir ay içerisinde çok sayıda orman yangını meydana gelmiş ve ormanlarımızın büyük bir alanı maalesef yok olmuştur. Bunlar yine insanların bilinçli veya bilinçsiz davranışlarından kaynaklanmaktadır. Doğada unutulan veya atılan küçük bir cam parçası bile büyük bir yangına sebebiyet verebilmekte ve çok büyük bir alanı yok edebilmektedir” diyen Özdal,özellikle yaz aylarının gelmesiyle birlikte piknik ve deniz/ plaj sezonu açılmıştır. Gittiğimiz yerlerde işimiz bittiği zaman elimize bir poşet alarak çöpleri toplayıp çevreyi temiz bırakmamız çevreye karşı yapabileceğimiz en büyük sorumluluklarımız arasında yer alıyor dedi.

  Son olarak Özdal “Su, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de büyük bir sorun teşkil etmektedir. Yeterli su kaynaklarının olmaması, temiz suya erişimimizin kısıtlı olmasına neden olmaktadır. Yine bu noktada birey olarak bize düşen görevler; suyu israf etmemek ve ihtiyacımızı karşılayacak kadar su kullanmaktır. Yani kısacası, suyu kullanırken sadece bugünü değil geleceği de, gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmemiz çevremizi korumak açısından önem teşkil etmektedir. Belki uzun yıllar geçtikten sonra gelecek nesiller bizim kadar şanslı olmayacaklardır. Bu yüzden herkes birey olarak çevreye karşı daha dikkatli, daha saygılı, daha bilinçli davranması gerekmektedir. Bunlar sadece ülkelerin veya ülkeyi yönetenlerin değil vatandaş olarak bizlerin de görevidirdedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1