banner2

DAÜ’den “hekim hakları, hasta hakları ve sağlıkta şiddet” konulu söyleşi

banner35

banner44
DAÜ’den “hekim hakları, hasta hakları ve sağlıkta şiddet” konulu söyleşi
banner45
banner46

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi ile Sosyal ve Kültürel Aktiviteler Müdürlüğü’ne bağlı Bilimsel Araştırma Topluluğu (DAÜBAT), Ulusal Bilimsel Araştırma Topluluk üyeleri ile birlikte “Hekim Hakları, Hasta Hakları ve Sağlıkta Şiddet” konulu söyleşi gerçekleştirdi.

Söyleşide; DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, Hasta Hakları Bilimsel Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gürkan Sert ve Evrensel Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşe Zeki konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşiye Evrensel Hasta Hakları Derneği Üyeleri, DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi ve Türkiye’deki birçok Tıp Fakültesi’nden öğrenciler katıldı.

“Şiddet Kabul Edilemez”

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Hekim ve hasta arasındaki ilişki, etik kurallar çerçevesinde; sevgi, saygı ve güven üzerine dayanmalıdır. Hastaların, sağlık hizmetlerinden adil olarak faydalanma, sağlık kurumu ve sağlık personelini seçme ve değiştirme, sağlık durumu ile ilgili bilgi isteme, mahremiyet gibi hakları vardır. Hekimlerin de baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakları, kendi sağlığını koruma, mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma, yeterli bir gelir düzeyi talep etme, meslektaşlarına danışma ve acil-insani durumlar dışında hastayı reddetme gibi hakları vardır.

Ancak maalesef günümüzde sağlıkta şiddet, gittikçe artan bir ölçüde sağlık çalışanlarını etkilemektedir. Aslında şiddet toplumda birçok alanda artarken, hasta ve hasta yakınlarında stresin yüksek düzeyde olması, hastaların bekleme sürelerinin uzun olması, fiziki koşulların yetersiz olması, personel davranışlarının ve bilgilendirmenin yetersiz ve uygun olmaması gibi sebepler, sağlıkta şiddetin artışının nedenleri olarak öne sürülmektedir. Hasta ve hasta yakınları tarafından maruz kalınan bireysel şiddetin yanı sıra, hekimler çok sayıda hastayı kısa süre içinde muayene etme gibi ve ‘Ne verirseniz verin doktor milletinin gözü doymaz’, ‘Bu doktor iğne saldı babamı öldürdü’ gibi sözel olarak da psikolojik şiddete maruz kalmaktadır.

Hiçbir gerekçeyle insana yönelik şiddet, hele de sağlıkta şiddet haklı gösterilemez ve kabul edilemez. Ayrıca hiçbir nedenle sağlık çalışanlarına yönelik şiddete hoşgörü gösterilmemeli ve İngiltere’de olduğu gibi sağlıkta şiddete sıfır tolerans politikası iktidarlar ve sağlık çalışanları tarafından benimsenmelidir ki, ancak bu şekilde gitgide yaygınlaşan bu sağlıkta şiddet olaylarının önüne geçilebilsin.”

banner37
Evrensel Hekim Hakları Bildirgesi’nin Önemi

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, konuşmasına Evrensel Hekim Hakları Bildirgesi’nden söz ederek başladı. Dr. Gürkut, bildirgenin uygulanmasının hasta hakları açısından da önemli olduğunu, hekim ve hasta haklarının bir bütün olduğunu, ayrı ayrı düşünülemeyeceğine değindi. Dr. Gürkut, tek başına hekimin iyi olmasının yeterli olmadığını ve sağlık hizmetlerinin bir bütün ve ekip çalışması olduğunu vurguladı. Devlet hastaneleri ve özel hastanelerde en sık karşılaşılan problemleri aktaran Dr. Gürkut, hekimlerin kaliteli hizmet sunabilmesi için çalışma sürelerinin ve şartlarının da iyi olması gerektiğine dikkat çekti.

Sağlık Çalışanlarıyla Hasta Arasındaki İlişkiler

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, Hasta Hakları Bilimsel Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gürkan Sert, hasta hakları konusunda belirlemeler ve yasal düzenlemelerin sağlık çalışanlarının ve hastaların arasındaki ilişkilerin sınırları ve kapsamının belirlenmesinde çok önemli bir unsur olduğuna değindi. Şiddetin nasıl algılandığı ve nasıl yaklaşıldığının da önemine dikkat çeken Doç. Dr. Sert, bazı kanunlara maddeler eklenmesinin ve cezaların ağırlaştırılmasının hekime şiddete karşı yeterince caydırıcı olmadığını düşündüğünü dile getirdi. Bir hekime fiziksel saldırı gerçekleştiği anda karşılık vermemek gibi bir yükümlülüğün söz konusu olmadığını ve ceza yasalarında kendimizi korumak adına “gelen saldırıya uygun” bir yanıtın verilmesinin bir ceza olarak öngörülmediğini belirtti. Ayrıca, hekimin şiddete maruz kalması durumunda, doktor-hasta arasındaki güven ilişkisi yıkıldığı için bu ilişkiyi devam ettirmenin çok zor olacağını ve eğer mümkün ise hastanın tedavisine başka bir hekimle devam edilmesinin daha uygun olacağını önerdi.

Hasta Haklarının İhlali

Evrensel Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşe Zeki, hasta hakları ihlal edildiğinde izlenmesi gereken yollar hakkında konuşmasını yaptı ve hekimler kadar hastaların da hakları ve sorumlulukları olduğunu hatırlattı. Hekimliğin insanlara yardım eden bir meslek olduğunu fakat sınırları da olduğunu, aksi takdirde hekimlerin tehlikeye atabileceklerini gireceklerini söyleyerek, özellikle hekimlerin acemilik evresinde geleneksel iletişim kurmalarından yana olduğunu dile getirdi. Hastaların tedaviyi reddetme haklarının olduğunu ve bu durumda haklarına saygı duymamız, isteklerini kabul etmemiz gerektiğini, ancak tedaviyi durdurmanın sonuçları konusunda hastayı bilgilendirmemiz gerektiğini söyledi.

DAÜBAT’ın resmi Youtube sayfasında yer alan söyleşi https://youtu.be/GBgTxVSTvVo linkinden izlenebiliyor

         

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1