banner2

LAÜ Tarım Fakültesi Akademisyeni Meyve Yetiştiriciliği Sempozyumu’na katıldı

Sebzelerin muhafaza kalitelerini artırmak için bitkisel kökenli biyo-materyaller üzerine yoğunlaşılıyor

LAÜ Tarım Fakültesi Akademisyeni Meyve Yetiştiriciliği Sempozyumu’na katıldı

   Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ)Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Bahçe Bitkileri Üretimi ve Pazarlaması Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kahramanoğlu, falülte öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Serhat Usanmaz ve Yrd. Doç. Dr. Turgut Alas ile birlikte hazırladıkları “Biyo-materyaller kullanarak dut meyvelerinin muhafaza kalitelerinin iyileştirilmesi” başlıklı bildirilerini İstanbul’da düzenlenen 4. Meyve Yetiştiriciliği Balkan Sempozyumu’nda sundu.

    Dördüncüsü düzenlenen sempozyuma katılan Kahramanoğlu, dünya nüfusundaki hızlı artışa paralel bir şekilde tarım alanlarının ve su kalitesinin azaldığını, buna bağlı olarak da sürdürülebilir bir beslenme için gıdaların hasat sonrası muhafazasının büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kahramanoğlu yaptığı açıklamada, şu an dünya üzerinde üretilen ürünlerin gelişmiş ülkelerde %10-15’inin, gelişmekte olan ülkelerde ise %20-40’ının son tüketiciye ulaşmadan bozulduğuna vurgu yaptı. Yaş meyve ve sebzelerin hasat sonrası muhafaza kalitelerini ve saklama süresini artırmak için kullanılan kimyasalların kalıntı sorunu ve muhtemel olumsuz etkileri nedeni ile tüketiciler tarafından tercih görmediğine vurgu yapan Kahramanoğlu, son yıllarda yapılan çalışmaların çevre ve insan dostu, bitkisel kökenli biyo-materyaller üzerine yoğunlaştığını belirtti.

Biyo-materyaller meyvelerin hasat sonrası kalitesini koruyor

    Kahramanoğlu yaptığı açıklamada, bugüne kadar yaptığı araştırmalar sonucunda propolis, çörek otu yağı, kekik yağı, Okaliptus yağı, Aloe vera ve limonotu yağının, nar, çilek, salatalık ve kayısı gibi ürünlerde hasat sonrası kayıpları önleyip, kaliteyi koruyarak saklama süresini iyileştirdiğinin görüldüğüne vurgu yaptı. Bu alanda diğer bilim insanları tarafından yapılmış çok sayıda çalışma olduğunu söyleyen Kahramanoğlu, hasat edilmiş meyve ve sebzelerin canlı olduklarını ve hasat sonrasında solunum yapmaya devam ettiklerini kaydetti. Bu bilgi çerçevesinde hasat edilmiş meyve ve sebzelerdeki solunumu durdurmadan, belli oranda yavaşlatarak kalitenin korunabildiğine dikkat çeken Kahramanoğlu, aynı şekilde terlemenin de kalite üzerinde önemli etkileri olduğunu kaydetti ve “Bu bilgiler ışığında bitkisel kökenli materyallerin, meyve ve sebzeler üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak hasat sonrası muhafaza sürelerinin uzatılabileceği belirlenmiştir” dedi.

Yumurta kabuğu ekstratı taze dut meyvelerinin muhafaza süresini uzatıyor

     Kahramanoğlu son katıldığı sempozyumda, yumurta kabuklarını sirke içerisinde çözerek ürettikleri koruyucu materyal, çörek otu yağı ve tülümbe yağının, taze dut meyvelerinin muhafazası üzerine etkilerini araştırıp sunduklarını kaydetti. Bu çalışma sonucunda, daha önce nar meyvelerinde çok başarılı sonuç veren çörek otu yağının başarılı olmadığına, tülümbe yağının orta düzeyde başarı sağladığına ve yumurta kabuklarından üretilen materyallerin ise önemli derecede başarı sağladığına dikkat çeken Kahramanoğlu, bunun nedeninin farklı meyvelerin fizyoloji ve biyolojilerinin farklı olmasından kaynaklandığını işaret etti. İnsanoğlunun kendi geliştirdiği teknoloji ve kimyasallar ile, çevreyi ve kendi geleceğini tehlikeye attığına vurgu yapan Kahramanoğlu, yine aynı şekilde insanoğlunun birçok sorun için doğal çözümler üretebildiğini, kendi çalışmalarının da buna bir örnek olduğu bildirdi.

banner9
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1