banner2
banner34

UKÜ’de deniz kirliliğinin sebepleri ve etkileri irdelendi

banner35

banner44
UKÜ’de deniz kirliliğinin sebepleri ve etkileri irdelendi
banner45

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Programı tarafından
düzenlenen etkinlikte, ada ülkeleri için büyük öneme sahip denizlerin kirlilik sebepleri ve etkileri
tartışıldı.Çevrim içi olarak gerçekleştirilen etkinlikte, UKÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Programı
Koordinatörü Prof. Dr. Rana Kıdak deniz kirliliğinin oluşma nedenleri ve sonuçlar üzerine açıklamalarda
bulundu.
Deniz kirliliğinin insan sağlığını tehdit eden, balıkçılık dâhil tüm deniz faaliyetlerine engel olan hayati bir
çevre sorunu olduğuna dikkat çeken Kıdak, “Deniz kirliliği insanlar tarafından her türlü fiziksel, kimyasal,
biyolojik ve termal atığın deniz ortamına doğrudan veya dolaylı olarak atılması sonucu doğal dengenin
bozulmasıyla ortaya çıkan bir durumdur” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Kıdak, özellikle petrol kaynaklı deniz kirliliğine dikkat çekerek, “Bu yöndeki kirlenme denizden
petrol çıkarma veya uluslararası petrol iletimi sırasında meydana gelen kazalar sonucu oluşuyor ve
etkileri genellikle felaket boyutuna ulaşıyor” ifadesini kullandı.
Bu tip felaketlerde oluşan kirliliğe acil müdahale etmenin oldukça zor olduğunu kaydeden Kıdak, “Ayrıca

banner37
mevcut teknoloji ile tam temizlenme sağlanamadığı için yıllarca süren kirlilik ve kötü sonuçları devam
ediyor” dedi.
Prof. Dr. Kıdak, karasal çevre kirliliğinin de gittikçe artan bir sorun olduğunu ekleyerek, bu kirliliğin nihai
alıcı ortam olan denizlerde son bulduğunu ve bu nedenle de sorunun küresel bir hal aldığını kaydetti.
Ağır metaller gibi zehirli atıkların deniz canlılarının bünyelerinde biriktiğine de dikkat çeken Kıdak, “Bu
kirlilik süreç içerisinde deniz canlıları aracılığıyla insanların sofralarına kadar gelmeye başladı” uyarısında
bulundu.
Kıdak konuşmasında, denizler ve okyanusların içinde barındırdıkları çeşitli ekosistemler ile dünyada
hayatın devamı için birçok yaşamsal faaliyete ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Örneğin deniz çayırları

gezegenimizin büyük bir oksijen kaynağıdır. Denizlerimizin ölümü zamanla bizleri geri dönülmez sona
doğru götürebilir ve dünya yaşanmaz bir yer haline gelebilir” dedi.
Yeni neslin, bu sürdürülemez düzeni bozması gerektiğini de aktaran Kıdak, “İnsanların gezegenleri ile
dostça bir hayat sürdürebilmesi amacıyla bilinçli ve bilgili bir hayat için gerekli adımları atacağına
inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2022, 17:21
YORUM EKLE
banner50
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1