banner2

Fatih Rum Yönetimi'ni harekete geçirdi

Türkiye’nin NAVTEX ilan ederek Doğu Akdeniz’in hatırı sayılır büyüklükteki bölgesini Eylül ayına kadar bağlaması ve Fatih sondaj gemisinin Baf açıklarına gelmesi Rum Yönetimi’ni telaşlandırarak harekete geçirdi.

Fatih Rum Yönetimi'ni harekete geçirdi

Türkiye’nin “bir şey ilan ettiğinde onu gerçekleştirdiğini bir kez daha gösterdiğine” dikkat çeken Rum basını, haberi “meydan okuma” ve “boğucu çember” yorumlarıyla manşetlerine taşıdı.Fileleftheros “Kıbrıs Boğucu Çemberde” başlığıyla manşete çektiği haberinde Türkiye Cumhuriyeti’nin “Kıbrıs’ı tamamen kontrol etme projesini ileri götürmekte olduğu”, Fatih’in sondaj için bölgede bulunmasının da Rum Yönetimi’nin enerji planlamasını engelleme ve egemenlik haklarını reddetme planlaması çerçevesinde olduğu görüşünü ortaya koydu.

Rum Yönetimi’nin, kademe kademe yürürlüğe koyacağı bir dizi tepki önlemi planladığı, Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in yabancı devlet yetkilileri ve uluslararası örgütlerle direkt telefon bağlantısı içerisinde olduğu belirtilen habere göre Rum Yönetimi’nin kararlaştırdığı önlemler arasında, “sondajlarda Türkiye ile işbirliği yapacak şirketlere, bunun bedelini ödetmek” de bulunuyor.

Gazete sondajlar konusunda Türkiye’yle işbirliği yapacak şirketler aleyhine Güney’deki mevzuat tahtında “cezai prosedür başlatılmak istendiğini bu çerçevede Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin araştırmalarına müdahil olan şirketler hakkında “cezai işlem başlatılacağını” yazdı.

Rum Yönetimi’nin, yukarıda sayılanlar yanında, AB üzerinden Türkiye’ye ekonomik bedel ödetecek kararlar alınması maksatlı zemin hazırlığı yaptığı da habere eklendi.

Aynı gazete Fatih’in Baf açıklarında olduğu sırada TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da bir dizi temas için KKTC’de bulunduğunun altını çizdi ve “dün akşamüzerine kadar herhangi bir açıklama yapılmadığına, Türk basınının da Fatih’in Doğu Akdeniz’de bulunması konusunda sessizliğini koruduğuna” dikkat çekti.

“MÜZAKERELERİN YENİDEN BAŞLAMASINA YARDIMCI OLMUYOR”

Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, gazetecilerin Fatih ile ilgili sorusuna karşılık, Güvenlik Konseyi’nin bölgede, müzakerelerin yeniden başlaması çabalarına zarar verebilecek gerginlik yaratmaktan kaçınılması çağrısının hemen ertesinde Türkiye’nin Fatih’i sondaj için bölgeye gönderdiğini savundu. Türkiye’nin diyaloğun yeniden başlamasına yardımcı olmadığını savunan Anastasiadis, hükümetinin bir dizi önlem kararlaştırdığını ve bunların tamamının Dışişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde yürütülmekte olduğunu söyledi.

Rum Dışişleri Bakanlığı, özellikle de AB çerçevesindeki bütün imkanlarını kullanarak hukuki, siyasi ve diplomatik eylemler başlattığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada “Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölgesi/kıta sahanlığı içerisinde hidrokarbon bulmak hedefli sondaja girişmesini kınıyoruz” denildi.

Türkiye’nin bu hareketinin Rum Yönetimi’nin sözde “egemenlik haklarını ihlal ettiği, uluslar arası hukuka ve Avrupa hukukuna aykırı olduğu ve Kıbrıs sorunundaki gerçek niyetini ortaya koyduğu” iddia edilen açıklamada, Avrupa Konseyi’nin Mart 2018 ve AB-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin Mart 2019 tarihli kararları hatırlatılarak “AB ve BM üyesi ve Doğu Akdeniz Bölgesi’nde aktif rol oynayan devlet olarak durumu göğüslemek için gerekli bütün eylemlerde bulunacağız” denildi.

SİYASİ PARTİLER “FİİLİ TEPKİ GÖSTER”

Rum siyasi partileri de Fatih’in bölgeye gelişi nedeniyle birer açıklama yaparak Rum yönetimini “fiili tepki önlemi” almaya çağırdı.

DİKO Anastasiadis hükümetine şu taleplerini iletti: “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB ve kıta sahanlığı sınırlarının koordinatları sunulsun, süratle ticari anlaşmaya varılması hedefiyle doğal gazın dost komşu ülkelerle değerlendirilmesi müzakereleri hızlandırılsın, Türkiye BM’ye şikayet edilsin, Güvenlik Konseyi’ne başvurulsun, Türkiye, hakkında yaptırım kararı alınması talebiyle AB’ne şikayet edilsin”.

EDEK “meydan okumalarından sonra hala Kıbrıs’ta, Türkiye’nin Kıbrıs sorununda iyi niyet gösterebileceğine inanan ve müzakerelerin Genel Sekreter’in şaibeli çerçevesi temelinde Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesinin işleyebilir, demokratik ve sürdürülebilir çözüm getirebileceğine yatırım yapan siyasi güçler var” iddiasında bulundu.

Ekologlar Türkiye’nin “maksatlarını ifşa edecek bu ülkenin bir BM ve AB üyesini doğrudan tehdit ettiği meselesini ortaya koyacak inisiyatifler” istedi.

Vatandaşlar İttifakı, “Başkan Anastasiadis, hükümetinin -eğer varsa- Türkiye’nin planlarını bozacak projelerini siyasi partilere anlatmak için Ulusal Konsey’i toplasın” dedi.

Alihtia haberi “Tahrik!..Türkiye Tepkilere Kayıtsız Kalarak Kıbrıs MEB’inde Sondaj Tehditlerini, Navtex ile Büyük Bölümünü 3 Eylül’e Bağlayarak Hayata Geçiriyor” başlığıyla manşete çektiği haberini Fatih sondaj gemisinin bulunduğu noktayı gösteren uydu haritası ve TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının yer aldığı görsel destekli aktardı.

HRİSTODULİDİS SALI GÜNÜ FRANSA’DA

Türkiye’nin ilan ettiklerini hayata geçirdiğine vurgu yapan gazete, Rum Yönetimi Başkanı, Dışişleri Bakanlığı ve siyasi partiler tarafından yapılan açıklamaları aktardı.

Gazete AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Türkiye’nin Fatih sondaj gemisini bölgeye göndermesinden “kaygı”, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın da “endişe” belirttiği açıklamalarına yer veren gazete, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in Salı günü Fransa’ya yapacağı günübirlik ziyaret çerçevesindeki temaslarında enerji konularını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tavrını odak noktası yapacağını yazdı.

Habere göre Paris’te Fransız dengi Jean-Yves Le Drian, TOTAL şirketi Kuzey Afrika ve Ortadoğu Müdürü Stephan Mischel ile görüşecek olan Hristodulidis’in, temaslarında Kıbrıs sorununa, Güney Kıbrıs ile Fransa arasındaki işbirliğine ve bu ülkenin Güney Kıbrıs-Yunanistan-Mısır üçlü işbirliği oluşumuna katılımı konularını da görüşmesi bekleniyor.

“OLABİLECEK EN İYİ ZAMANLAMA”

Fatih’in Doğu Akdeniz’e inmesi ve Baf açıklarında sondaja hazırlanmasını -konuyu bilen kaynaklarla ve yabancı diplomatlarla istişare eden Politis “Fatih Paradigmayı Kesin Olarak Değiştirmeye Geldi” şeklinde değerlendirdi. Türkiye’nin Fatih’i Rum yönetiminin RMMO’lu seri katilin eylemleri ve bundan kaynaklı görevden almalarla meşgul olduğu “olabilecek en iyi zamanlamada” Kıbrıs açıklarına göndererek, sondaj yapacağı ilanlarını gerçekleştirmekte olduğuna dikkat çekti.

Fatih’in, Baf’ın sadece 60 kilometre açığında Kıbrıs, Yunanistan, Türkiye ve Mısır deniz bölgeleri arasındaki bağladığına işaret eden gazete Türkiye’nin seçtiği bu bölgenin “Ankara’nın bölgedeki enerji planlamalarından dışlanması söylemine mükemmel bir şekilde hizmet ettiği” değerlendirmesinde bulundu “Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs deniz bölgelerinin uzantısında Türkiye, her üç ülkeye de çok yönlü mesajlar veriyor ve bunun paralelinde, -kendi kıta sahanlığıyla örtüşen bölge olan 38’inci paralelin bütün etrafını grileştiriyor” vurgusunu yaptı.

Gazete Yunanistan’ın zor bir seçim sürecine girmekte olduğu, Kıbrıs sorunundaki durağanlığın hâkim senaryo olmaya devam ettiği, Mısır’ın güçlü bölgesel rakibi olduğu bir dönemde Türkiye’nin zamanlamasının, talepleri açısından Türkiye’nin çok işine geldiğine de dikkat çekti ve şu noktanın da altını çizdi:

“FATİH’İN MEVCUDİYETİ RUM TARAFINA UYARI…”

“Fatih’in bölgedeki mevcudiyeti, yeni sondajlar yanında 12’nci parseldeki doğal gazı Mısır’a ihraç etmeyi de öngören enerji programının Ankara tarafından iptal edilmesi yönünde ileri çaba açısından Kıbrıs Rum tarafına bir uyarı atışı olduğunu da gösteriyor. Dolayısıyla Fatih’in hedefi, Kıbrıs sorununda hareketlilik olmazsa, Türk sondaj gemisinin Kıbrıs MEB’inin –ruhsatlı ya da ruhsatsız- parseline gelmesiyle Kıbrıs sorununun –bildiğimiz şekliyle- fiilen terk edilmesidir.”

Gazete yaz sezonunun başında Barbaros’un Doğu Akdeniz’de “volta attığını”, Fatih’in de araştırma sondajı için Kıbrıs’ın çok yakınına geldiğine dikkat çekerek “bunlar, hem sıcak bir yazın habercisi, hem de -kamuoyunun Kıbrıs sorunuyla hiç ilgilenmediği ve seri katil davası nedeniyle hükümete sert tepkilerin yer aldığı bir dönemde- baskı topunu Kıbrıs Rum tarafına atan hareketlerdir” vurgusunu da yaptı.

Türkiye’nin meydan okumasının hem AB, BM Güvenlik Konseyi v.b uluslar arası toplumun tepkisini hem de Rum yönetiminin bölgedeki ülkelerle kurduğu üçlü işbirliklerinin gerçek dinamiğini ve Rum yönetiminin “gerçek dostlarını” test edeceğine dikkat çeken gazete özetle şunları yazdı:

“Kesin olan tek şey önümüzdeki dönemde, Atina veya Mısır’ın derhal daha ileri tepki göstermemesi halinde Fatih Baf açıklarında serbestçe faaliyete başlayacağıdır. Türkiye, ikinci sondaj gemisini bölgeye getirir veya Fatih’i Kıbrıs MEB’ine sokarsa -yabancı bir diplomatik kaynağın söylediği gibi- o zaman gerek enerji konusunda gerekse Kıbrıs sorununda paradigmanın -kaçınılmaz olarak- değişeceği söylenebilir.”

“YUNANİSTAN İLE KIBRIS ARASINDA TÜRK KAMASI”

Haftalık Kathimerini “Yunanistan ve Kıbrıs Arasında Türk Kaması… Ankara Sıcak Yaza Hazırlanıyor” başlığıyla aktardığı haberinde Türkiye’nin Fatih’i Baf açıklarına göndermesi, Oruç Reis araştırma gemisini de Ağustos ayında Yunanistan “kıta sahanlığı içine” göndermeyi planladığını, bu şekilde Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın kesişen kıta sahanlıkları pozisyonlarını iptal etmek hedefinde olduğunu” değerlendirdi.

Haftalık Simerini de Fatih sondaj gemisinin fotoğrafını da eklediği haberi manşetten “Türkiye BM’ye MEB’de Sondaj Yapacağını Bildirdi” başlığıyla aktardı.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2019, 05:32
banner9
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1