KIBRIS

Harmancı: Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesini bir kez daha ortaya koydu

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Kıbrıs Türk halkının son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adil ve barışçıl çözüm iradesini ortaya koyduğunu belirterek, BM Genel Sekreteri António Guterres'in temaslarını "ihtiyatlı bir iyimserlikle" takip edeceklerini söyledi.

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı'nın açıklaması şöyle:

"Son birkaç yıldır yaşanan bölgesel gelişmeler, Kıbrıs sorununda kalıcı bir çözüm için uluslararası düzlemde yeni bir pencere açılabileceğine işaret ediyordu ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB başkanlığı döneminde anlamlı bir hareketlenme beklenemeyeceğinin biliyorduk. Kıbrıs Türk toplumu ise son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya koyduğu güçlü iradeyle, Kıbrıs sorununda göz ardı edilmeyi reddeden bir özne olarak adil ve barışçıl bir çözüm isteyen taraf olduğunu dünyaya yeniden hatırlattı ve bu zorlu süreçte o pencereyi gındırık tutmayı başardı.

Sayın Erhürman özellikle bu son haftalarda adanın iki yarısında da kamuoyunu manipüle etmeye, korku salarak federal çözüm talebinden uzaklaştırmaya ve liderleri daha masa kurulmadan basın üstünden kavgaya tutuşturmaya yönelik girişimlere karşı duyarlı ve akılcı tutumunu devam ettirmeyi başardı. Tartışma ve müzakereleri sadece adil şartlarda kurulmuş bir masada yürüteceği ve olası böyle bir masayı da kendi seçmenine yönelik siyasi kazanç gailesiyle berhava etmeyeceği mesajını net bir şekilde verdi.

Tabii ki daha yürünecek çok yolumuz, kendi içimizde de masaya yatırmamız gereken çok meselemiz var. Ancak bugün yeniden nihai bir çözüm masasının kurulmasından bahsedebiliyorsak, burada en önemli faktör Kıbrıs Türk toplumunun ortaya koyduğu irade ve toplumun güven duyarak bu pozisyona getirdiği Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar ortaya koymuş olduğu duruştur.

Sayın Guterres’in görüşmelerinden ne çıkacağını ihtiyatlı bir iyimserlikle takip edeceğiz. Bu süreç her iki lider için de soruna taraf olan başta Türkiye, Yunanistan ve Avrupa Birliği gibi aktörler için de önemli bir litmus testi niteliğindedir. Kıbrıs Türk toplumu kendi iradesine karşı işlenmiş bir ihlali daha, bir hayal kırıklığını daha kabul edemez.

Lefkoşa tecrübeleri çok net bir şekilde bize gösteriyor ki bugüne kadar güven artırıcı önlem olarak nitelendirilen birçok iş birliği ve iki toplumlu ortaklık, gerçek anlamda iki toplumun da ihtiyaç ve taleplerine cevap veriyorsa, nihai çözümün alternatifleri değildir. Tam tersine, karşılıklı ihtiyaçlara cevap veriyor ve kazan-kazan durumu yaratabiliyorlarsa, var olan ortaklıklar karşılıklı bağımlılığa dönüşüyor ve en güçlü toplumsal siyasi saiklerle bile geri adım atılması imkansızlaşıyor. “Her Lefkoşalı’nın, her Kıbrıslı’nın faydasına olacaksa, neden daha fazlası olmasın?” geriye kalan tek soru oluyor.

Adil bir barış, yeniden birleşme ve, bu dönemde geçerliliğini ne kadar sorguluyor olsak da, uluslararası hukuk düzeninin parçası olma irademizden ödün vermeden diplomasi yoluyla mücadeleye devam…

Biz elimizden gelen her türlü katkıyı vermeye hazırız."