Asgari ücret ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, asgari ücretin yasa ve belli kriterler doğrultusunda belirlendiğini vurguladı.
Asgari ücret belirlenmeden önce toplumun tüm kesimlerinin görüşlerinin alındığını ifade eden Hasipoğlu, İstatistik Kurumu tarafından sunulan hayat pahalılığı oranının yüzde 18,39 olduğunu hatırlattı. Taraflar arasında denge kurmanın önemine dikkat çeken Hasipoğlu, memura verilen artış oranının altında kalan asgari ücret artışı nedeniyle ilk kez farklı bir uygulamaya gidildiğini söyledi.
Hasipoğlu, KKTC vatandaşı olan asgari ücretli çalışanlara, toplamda 12 bin TL’lik devlet desteği verileceğini belirterek Bu desteğin doğrudan çalışanın banka hesabına yatırılacağını belirtti.Bakan Hasipoğlu , söz konusu ödemenin vergiye tabi olmayacağının da altını çizdi.
Destekten yararlanmak isteyen çalışanların, İhtiyat Sandığı Dairesi bünyesinde açılacak portal üzerinden başvuru yapacağını ifade eden Hasipoğlu, uygulamanın hem işvereni zorlamamak hem de çalışanı enflasyon karşısında korumak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.
“Hayat pahalılığı artışları hakkaniyete dayanmalı”
Gündemde olan “az alana çok, çok alana az” hayat pahalılığı artışı konusuna da değinen Hasipoğlu, belli bir baremin üzerindeki maaş artışlarının hakkaniyete dayanması gerektiğini söyledi.
“Toplumsal uzlaşı adına bu siyasilerin ödevidir, boynumuzun borcudur” diyen Hasipoğlu, gerekli talimatların verildiğini ve çalışmaların yapılacağını açıkladı. Bir milletvekiline yapılan artış ile asgari ücrete yapılan artış oranı arasındaki farkın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, “Bu iş olacak” ifadelerini kullandı.
“Aktüeryal denge dünya ortalamasının üzerinde”
Sosyal sigortaların mali yapısına ilişkin de açıklamalarda bulunan Hasipoğlu, 2025 yılı verilerine dikkat çekti. Sosyal sigortaların güçlü bir mali yapıya sahip olduğunu belirten Bakan, aktüeryal dengenin dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu söyledi.
İşveren kesimine ciddi destekler sağlandığını ifade eden Hasipoğlu, 2025 yılında toplam 3 milyar 154 milyon TL prim desteği verildiğini, bu desteklerin mart ayından itibaren devam edeceğini kaydetti.
“Hiçbir maaş asgari ücretin altında kalmayacak”
Vatandaşların bugün aldığı emekli maaşlarının asgari ücretin altında kaldığını vurgulayan Hasipoğlu, bu durumu düzeltmek için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Meslek kodları ve maaş skalalarının geliştirildiğini belirten Hasipoğlu,“15 yıllık bir mühendisin, programcının ya da aşçının asgari ücretle çalıştırılması mümkün değildir” dedi.
Bakanlık olarak prime esas kazanç sistemini güçlendirdiklerini ifade eden Hasipoğlu, bu kapsamda önemli bir yasa tasarısının hayata geçirildiğini açıkladı. Yeni düzenlemeyle birlikte işverenlerin maaş ödemelerini zorunlu olarak banka üzerinden yapacağını belirten Hasipoğlu, çalışanların gerçek maaşlarının artık net şekilde görülebileceğini vurguladı.
Meslek kodlarıyla ilgili ikinci bir yasanın da yolda olduğunu açıklayan Hasipoğlu, belirli süre çalışanların asgari ücretle çalıştırılamayacağını ve asgari ücretin üzerinde prime esas kazanç elde edeceklerini söyledi.
“Yaşlıların ilaca erişiminde sorun yok”
Yaşlıların ilaca erişimi konusunda herhangi bir sıkıntı bulunmadığını belirten Hasipoğlu, Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokol sayesinde e-reçete sistemine geçildiğini ifade etti. Yeni sistemle birlikte bir ilacın hastanede bulunup bulunmadığının anında görülebildiğini söyleyen Hasipoğlu,“Hastanede ilaç yoksa sistem otomatik olarak vatandaşın özel eczaneden temin edebileceğini gösteriyor. Tüm veriler artık dijital ortamda takip ediliyor” dedi.
Sahte Reçete Operasyonu: Kurunun yanında yaş yanmasın
Sahte reçete operasyonuna ilişkin de konuşan Hasipoğlu, ceza davaları ve soruşturmaların sürdüğünü, bazı dosyaların savcılığa intikal ettiğini açıkladı.
Soruşturması tamamlanan ve temize çıkan doktorlar ile eczaneler olduğunu vurgulayan Hasipoğlu,“Bu işte art niyeti olmayan doktorlarımızın ve eczanelerimizin artık azat edilmesi gerekir. Kurunun yanında yaş yanmasın” ifadelerini kullandı.
Hasipoğlu , konunun kamu davası olduğunu ve bakanlığın müdahalesinin sınırlı kaldığını hatırtlattı.
‘‘2026’da sosyal hizmetlerde yeni dönem’’
2025 yılında sosyal hizmetler alanında hayata geçirilen projelere ilişkin de bilgi veren Hasipoğlu, Girne, Güzelyurt ve Gazimağusa’daki rehabilitasyon merkezlerinin yenilendiğini ve Surlariçi’nde çocuklara yönelik ÇADEM’in hizmete açıldığını, Kadınlara yönelik sele, sepet ve balık ağı örücülüğü içeren mesleki eğitim düzenlendiğini belirtti. Bu eğitimleri tamamlayarak kendi işini kurmak isteyen kadınlara devlet tarafından %100 prim desteği sağlanacağını ifade eden Hasipoğlu, 2026 yılında da Engelsiz Yaşam Evi’nin ikinci etabı olan yatılı bölümün hizmete gireceğini; Sınırüstü’nde yeni bir huzurevi açılacağını ve Otizm Merkezi’nin hizmete kazandırılacağını
“Genel seçimler, yerel seçimlerden önce ya da sonra olabilir”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Hasipoğlu, Ersin Tatar’ın seçimi kaybetmesinin iki devletli çözüm ya da federasyonla doğrudan bağlantılı olmadığını savundu.
Halkın değişim istediğini ifade eden Hasipoğlu, erken seçim takviminin netleştiğini belirterek,
“Bu yıl içerisinde ya yerel seçimlerden hemen önce ya da Aralık’tan sonra genel seçim yapılacak. Ben bu yıl iki seçim öngörüyorum” dedi.
Parti içinde kurultay beklentisi olmadığını vurgulayan Hasipoğlu, genel başkanlıkta değişiklik olmayacağını, ancak tüzük kurultayı yapılabileceğini söyledi.
‘‘Kıbrıs müzakerelerinde bir dejavu yaşıyoruz’’
Kıbrıs müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, geçmiş süreçlerle bugünü karşılaştırarak “dejavu” yaşandığını dile getirdi. Federasyon temelinde yürütülen tüm süreçlerin tüketildiğini savunan Hasipoğlu, mevcut BM parametreleriyle tarafların ortak bir noktada buluşamayacağını söyledi.
Yeni dönemde “müzakere masası” yerine “görüşme masası” yaklaşımının daha gerçekçi olabileceğini belirten Hasipoğlu, iki halk ve iki devlet arasında iş birliği alanlarının konuşulması gerektiğini ifade etti.
Kapılar, ara bölge projeleri ve enerji gibi konularda muhafazakâr bir yaklaşım içinde olmadığını vurgulayan Hasipoğlu,“Rum tarafı, atacağı her adımın KKTC’nin tanınırlığını artıracağı endişesini taşıyor. Bu zihniyet değişmedikçe ilerleme zor” dedi.





