Hasipoğlu, Denktaş’ın Kıbrıs Türkü’nün eşitliğini bir iyi niyet beklentisine değil, tarihsel ve hukuki bir hakka dayandırdığını belirterek, Kıbrıs meselesinde bugün gelinen noktanın, Denktaş’ın yıllar önce açıkça ortaya koyduğu gerçekleri bir kez daha teyit ettiğini ifade etti. Denktaş’ın, Kıbrıs sorununun çözümüne ve Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna ilişkin yaptığı tespitlerde bugün tek tek haklı çıktığını kaydetti.
Kıbrıs Türk halkını yok sayan, egemen eşitliği reddeden ve tek taraflı dayatmalarla şekillenen anlayışın iflas ettiğini dile getiren Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler’in yıllardır sürdürdüğü ve sonuç üretmeyen yaklaşımın, Rum tarafının uzlaşmazlığını ödüllendiren, Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarını ise görmezden gelen bir statükoyu beslediğini belirtti. Bu gerçeğin artık inkâr edilemez bir noktaya ulaştığını vurguladı.
Federal temelli müzakere modellerinin tükendiğini ve ortak zemin iddiasının karşılık bulmadığını ifade eden Hasipoğlu, iki devletli çözüm, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin bir tercih değil, sahadaki fiili ve siyasi gerçekliğin ifadesi olduğunu söyledi. Bu duruşun, Denktaş’ın verdiği mücadelenin bugüne yansıması olduğunu belirtti.
Hasipoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugün kendi kurumları, kendi iradesi ve Türkiye ile güçlü iş birliği sayesinde Doğu Akdeniz’de varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü kaydederek, bu varlığın yok sayılarak değil, kabul edilerek çözüm üretilebileceğini ifade etti.
Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın bıraktığı en büyük mirasın, devlete sahip çıkmak, halkın iradesini tartışma konusu yaptırmamak ve Kıbrıs Türkü’nü hiçbir uluslararası denklemde pazarlık unsuru hâline getirmemek olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu mirasın bugün de yol gösterici olduğunu belirtti.
Bakan Hasipoğlu, mesajının sonunda Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14’üncü yıl dönümünde saygı ve minnetle andıklarını belirterek, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinin Denktaş’ın çizdiği ilkeler doğrultusunda kararlılıkla sürdürüleceğini bir kez daha vurguladı.





