İncirli, Ankara temaslarını, CTP’nin yeni döneme ilişkin siyasi vizyonunu, politika önceliklerini ve bölgesel gelişmelere yönelik değerlendirmelerini paylaştı.
Ankara’da gerçekleştirilen buluşmada İncirli’ye, CTP Dış İlişkiler Sekreteri ve Girne Milletvekili Fikri Toros ile CTP Eğitim Sekreteri ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi Feriha Tel eşlik etti.
Toplantıya; Diplomasi Muhabirleri Derneği Onursal Başkanı Yusuf Kanlı, Yıldız Yazıcıoğlu (GazeteKritik – StüdyoRecap), Yusuf Tuncer (Aydınlık), Buse Söğütlü (T24), Gülsen Solaker (DW), Batu Bozkürk (Cumhuriyet), Ecem Toplar (Haber Global), Melis Yıldırım (Anka Haber Ajansı), Bülent Göksan (BRT Ankara Temsilcisi) ve Burçin Gerçek (AFP) katıldı.
Ankara temasları: CHP, AK Parti, TEPAV, Gazeteciler Cemiyeti ve Kıbrıslı Türk öğrenciler
İncirli, Ankara programı kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini, çeşitli sivil toplum örgütleriyle temaslarda bulunduklarını belirtti. İncirli ayrıca Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde düzenlenen “Kıbrıs’ta Yeni Dönem” başlıklı konferansta konuşma yaptığını ve Ankara’da eğitim-öğrenim gören Kıbrıslı Türklerle bir araya geldiğini aktardı.
Sıla Usar İncirli, gazetecilerin Ankara temaslarına ilişkin sorularını yanıtladı. İncirli, özellikle CHP ve AK Parti ile gerçekleştirilen temasların oldukça verimli ve memnuniyet verici geçtiğini ifade etti.
“CTP, toplumsal adaleti, ekonomik sürdürülebilirliği
ve demokratik kurumları güçlendirmeyi önceleyecek"
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Türkiye basınıyla Ankara’da gerçekleştirilen buluşmada partisinin yeni döneme ilişkin siyasi vizyonunu kapsamlı biçimde ortaya koydu. İncirli, CTP’nin önümüzdeki süreçte izleyeceği politika önceliklerini aktarırken, ülkenin karşı karşıya bulunduğu temel sorunlara yönelik çözüm önerilerini de değerlendirdi.
İncirli, CTP’nin yeni dönem önceliklerini ekonomik istikrarın sağlanması, hayat pahalılığıyla mücadele, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi ile demokratikleşme olarak sıralarken; görüşmede ayrıca KKTC iç siyasetine ilişkin gelişmeler, hukuk devleti ilkesinin yeniden tesis edilmesi ve demokratikleşme sürecinin güçlendirilmesi başlıkları da kapsamlı biçimde ele alındı.Bunun yanı sıra Kıbrıs sorununun mevcut durumu, müzakere sürecine ilişkin perspektifler ve Doğu Akdeniz’de yaşanan bölgesel gelişmeler de toplantının öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı.
İncirli, CTP’nin toplumsal adaleti önceleyen, ekonomik sürdürülebilirliği esas alan ve demokratik kurumları güçlendirmeyi hedefleyen bir yönetim anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayarak, yeni dönemde hem iç politikada hem de dış ilişkilerde etkin, öngörülebilir ve çözüm odaklı bir siyaset izleneceğini ifade etti.
“Erken seçim 2026’nın ilk yarısında, haziran gelmeden yapılabilir”
Toplantıda erken genel seçim gündemine de değinen İncirli, KKTC’de toplumun güçlü bir değişim talebi içerisinde olduğunu savunarak, erken seçimin “2026 yılının ilk yarısında, haziran gelmeden” yapılmasının en makul ihtimal olduğunu dile getirdi. İncirli, seçim sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“CTP yaklaşan seçim sürecinde iktidara yürüyen bir partidir. Yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen erken genel seçimlere tüm kadrolarımızla hazırız. CTP güçlü bir şekilde, tek başına iktidara gelmeye hazırlanmaktadır.”
İncirli, kurulacak CTP hükümetinin hedefleri arasında yapısal reformlar, ekonomik istikrarın güçlendirilmesi ve sosyal adaletin artırılmasına yönelik politikaların bulunduğunu kaydetti. Ülkede yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, alım gücündeki düşüş ve kayıt dışı ekonominin büyümesi gibi sorunların birikerek değişim talebini büyüttüğünü söyledi.
TMK uyarısı: “Bu kale bizi korudu, kaybedemeyiz”
Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) oldu. İncirli, TMK’nın hem Kıbrıslı Türkleri hem de Türkiye’yi uluslararası hukuk süreçlerinde koruyan kritik bir mekanizma olduğuna dikkat çekerek, komisyonun Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde “iç hukuk yolu” olmaktan çıkarılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
İncirli, TMK’nın kurulmasının arka planına işaret ederek, 2004 referandumu sonrası Türkiye aleyhine açılan davalar ve artan baskılar karşısında komisyonun önemli bir “hukuk kalkanı” işlevi gördüğünü belirtti. “Bu kale bizi koruyan bir kaleydi. Biz bu kaleyi kaybedemeyiz” ifadelerini kullanan İncirli, Türkiye’deki muhataplarını da bu konuda uyardıklarını söyledi.
CTP Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros ise TMK kararlarının tazminat, takas veya iade şeklinde sonuçlanabildiğini; sonuçlanan başvuruların büyük çoğunluğunun tazminatla kapandığını belirtti. Toros, 2024 yılında ödenen tazminat miktarına işaret ederek, bu ödemelerin geçmiş yıllarla kıyaslandığında yüksek bir oran oluşturduğunu söyledi. Toros ayrıca, Rum tarafının “yavaş işleyiş” gerekçesiyle lobi çalışması yürüttüğünü; Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde “salt çoğunluk” riskine yaklaşıldığını ve bu nedenle etkili diplomatik girişimlerin zorunlu olduğunu vurguladı.
“Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan hiçbir karar kabul edilemez”
İncirli, CTP’nin adada siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki kesimli çözüm iradesini kararlılıkla savunduğunu belirtti. Müzakere süreçlerinde “siyasi eşitliğin tartışma konusu olmayacağını” vurgulayan İncirli, ucu açık görüşmeler yerine takvime bağlı bir sürecin gerekliliğine dikkat çekti. Çözüm iradesinin Kıbrıslı Türklerde net olduğunu söyleyen İncirli, 2004 referandumunda “evet” diyen tarafın Kıbrıslı Türkler olduğunu hatırlattı.
İncirli, “federasyon” kelimesinin toplumda olumsuz çağrışımlar yarattığını, ancak asıl önemli olanın isim değil içerik olduğunu ifade etti. İki kesimlilik, iki toplumluluk, siyasi eşitlik, etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık ilkelerini sıralayan İncirli, Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan karar alınamayacağı bir çerçeveyi savunduklarını belirtti.
Toros da Türkiye’nin garantörlüğünün tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin garantör olmayacağı, Türkiye’nin güvenlik sağlamayacağı bir Kıbrıs’ı ne dün ne bugün ne de yarın kabul ederiz” değerlendirmesinde bulundu.
“Rum liderliğinin tek yanlı savunma anlaşmaları, Ada’nın tümünü hedef haline getirdi”
Toplantıda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin savunma alanındaki adımları, SAFE mekanizması ve Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik de gündeme geldi. İncirli, Kıbrıslı Türklerin hiçbir söz hakkı olmadan yapılan savunma anlaşmalarının Ada’nın tümünü hedef haline getirdiğini belirterek bu yaklaşımın Ada’yı riske attığını söyledi.
Schengen süreci ve Yeşil Hat geçişlerine ilişkin soruları da yanıtlayan İncirli, geçiş noktalarının artırılması ve geçiş koşullarının iyileştirilmesinden yana olduklarını, Schengen üyeliği halinde sınırın daha katı hale gelip gelmeyeceği konusunda endişe duyduklarını ifade etti. “Kıbrıslı Türkler olarak daha görünür olmak istiyoruz” diyen İncirli, uluslararası ziyaretlerde Kıbrıslı Türklerin yok sayılmasına tepki gösterdi.
Buluşma, gündeme ilişkin değerlendirmelerin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




