Ancak Debreli’yi sadece hayvanseverliğiyle anlatmak yeterli değil. Birçok insan onu “Debdeb” lakabıyla, komandoluğuyla, 20 yılı aşkın süre maraton koşan ve hem ülkede hem Türkiye’de dereceler elde eden sporcu kimliğiyle ve adrenalin sporlarının başında gelen yamaç paraşütüyle tanıyor.

Uyuşturucu madde tasarrufundan 5 tutuklu
Uyuşturucu madde tasarrufundan 5 tutuklu
İçeriği Görüntüle

Üstelik yamaç paraşütüyle gökyüzüne süzülürken ona “Yoldaşım, arkadaşım” dediği kazı da eşlik ediyor. Yüzmek, sahilde yürümek, arabayla dolaşmak ve karpuz yemek bu ikilinin en keyif aldığı aktivitelerin başında geliyor.

Debreli, “Cimcime” adını verdiği ve “Cimcim” diye seslendiği bir yaşındaki kazıyla olan yüz güldüren ilişkisini Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlattı. İnönü’deki röportaja kendine has vaklamasıyla eşlik eden Cimcime için Debreli, “Ben konuşunca o da konuşsun ister” dedi.

-Çocukluktan gelen hayvan sevgisi

Hayvan sevgisinin çocukluğuna dayandığını ve bir dönem geçimlerini de hayvanlarla sağladıklarını belirten Debreli, geçmişini şu sözlerle anımsadı:

“Babamı erken yaşta kaybettikten sonra anneme hayvanlara bakması için yardım ettik. Koyun, tavuk, tavşan, kaz, ördek, güvercin, keçi, oğlak, inek, devekuşu, eşek, katır… Envai çeşit hayvanımız oldu. Onlarla iç içe büyüdük. Dolap kuyusunu da gördük, ovadan çalı toplayıp süpürge de yaptık, samanlıkta da uyuduk. Hayatın gerçekleri bu; zorluklarla bugünlere geldik. Mutluyuz, Allah’a şükürler olsun. Bence şanslı bir nesiliz; hem geçmişteki zorlukları hem de teknolojiyi gördük.”

İlkokul çağlarındayken anne güvercinin ölümü üzerine yuvadaki palazı alarak büyüttüğünü söyleyen Debreli, sekiz yılını o güvercinle geçirdiğini aktardı.

Hayat şartları nedeniyle hayvan sayılarını zamanla azalttıklarını belirten Debreli, ilk beyaz kazını, kutudaki üç yavru arasından gözündeki farklılığı hissederek seçtiğini anlattı.

-“Cebimde taşıdım, doktorum ve terapistim oldu”

Debreli, ilk kazı Cimcime ile geçirdiği 5 yılı ve aralarındaki özel bağı şöyle paylaştı:

“Çok küçüktü. Evde bırakmaya kıyamazdım, ağlar diye cebime koyup işe götürdüm. Bastığım yere basardı. Arabaya kimseyi yaklaştırmazdı. Zor bir dönemden geçiyordum; Cimcime bana yoldaş, doktor, terapist oldu. Birlikte hayvan da bekledik, dondurma da yedik, panayırda oyuncaklara da bindik. Uyuduk, uyandık, uçtuk. Çok güzel günler geçirdik.”

-Kayıp dostun yası ve yeni Cimcime

Geçirdiği bazı sağlık sorunları nedeniyle kazını ağılda bırakmak zorunda kaldığını, ancak hayvanın, tellerle çevrili alandan bir gece aniden kaybolduğunu söyleyen Debreli, yaşadığı pişmanlığı dile getirdi: “Keşke onu daha korunaklı bir yerde bırakabilseydim. Biri mi çaldı, ne oldu hâlâ bilmiyorum.”

Daha sonra üç kez daha kaz aldığını fakat aynı bağı kuramadığını ifade eden Debreli, internette bulduğu bir günlük civcivi sahiplenerek şansını yeniden denediğini ve ona da “Cimcime” adını verdiğini belirtti.

Debreli, “Her kaz evcil olmaz, dişiler erkeklere göre daha uysaldır. İyi iletişim kurmak için kazlarla bir dönem aynı evde veya odada yaşamak gerekir” diye de ekledi.

-Deniz sevgisi, akrobasi ve uyandırma servisi

20 yıl çalıştığı askerden ayrıldıktan sonra İncirli’de başladığı özel işte ve bahçe işlerinde de Cimcime’nin yanından ayrılmadığını belirten Debreli, günlük rutinlerini şöyle anlattı:

“Başka birinden komut almaz, kimseye yanaşmaz. ‘Cimcim’ diye çağırdığımda dışarıda nerede olursa olsun uçarak yanıma gelir. Yaz-kış deniz sevgimiz var; batar çıkar, kendine göre akrobasi yapar. Turistlerin ilgisini çeker ama insanların ona dokunmasından pek hoşlanmaz.”

Cimcime’nin adeta bir uyandırma servisi gibi çalıştığını belirten Tümer Debreli, “Gece telefona bakmamı istemez, ekranı gagalar. Sabah saat 06.00’da uyanmazsam üzerimde yürür, battaniyeyi çeker ve beni mutlaka uyandırır.” dedi.

-Gökyüzünde süzülen iki dost

Yaklaşık 5-6 yıl önce yamaç paraşütüne başlayan Debreli, kazıyla birlikte uçma deneyimini şu sözlerle anlattı:

“Onu küçüklükten itibaren uçurdum. Koynuma koyardım; tişörtten gagasını uzatıp dışarıyı izlerdi. Uçarken kurduğumuz bağ bambaşka. Beni eleştirenler de oldu ama bu hayvan kanatlıdır, doğasında uçmak var. Kediyle veya köpekle uçmadım. Eminim, havada bıraksam paraşütten hızlı uçar ve benim gideceğim yere gelir. Güvenliğini sağlayıp öyle uçuyorum.”

-Yurt dışı hayali

Debreli, geleceğe dair hayalini ise “Pasaport alıp çadırımla ve Cimcime ile yurt dışına gitmek isterim” sözleriyle paylaştı.

Muhabir: Ö. K.