banner2

Çoklu tarife gelişmiş ülkelerde kullanılan faydalı bir uygulama

DAÜ Enerji Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Uğur Atikol Kıb-Tek’in uygulamaya koyduğu 3 zamanlı kontrol sizde tarifesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Çoklu tarife gelişmiş ülkelerde kullanılan faydalı bir uygulama

Kıbrıs Met Haber Özel Haberi

Prof. Dr. Uğur Atikol gelişmiş ülkelerin arzı artırarak maliyetleri artırmak yerine talebi azaltmak için teşvikler uyguladığını söyledi. Kıb-Tek’in başlattığı üçlü tarifenin yoğun saatlerin rahatlatılması için iyi bir başlangıç olduğunu ama bunun talep yönetimi ile desteklenmesi gerektiğini söyledi. Atikol ayrıca üretimin petrole, petrolün ise dolara endeksli olduğunu belirterek son zamanlarda hem petrol fiyatlarının hem de doların değer kazandığını belirtti. Petrol ve döviz fiyatları göz önüne alındığında TL bazında fiyatların artmasının beklenebileceğini de belirten Atikol, 3 zamanlı tarifenin doğru kullanılması durumunda vatandaşların tasarruf sağlamalarının mümkün olduğunu belirtti.

İşte, DAÜ Enerji Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Uğur Atikol’un açıklamaları:

 

Kıb-Tek’in uygulamaya koyduğu 3 zamanlı kontrol sizde tarifesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

3 zamanlı veya çoklu tarife dünyanın bir cok  yerinde uygulanmakta ama burada zam ile birlikte sunulması kafaların karışmasına neden oldu.Öncelikle zam konusunda yorum yapmam doğru olmaz çünkü elimde elektriğin malietleri ile ilgili veriler mevcut değildir. Bu zam olmalıydı veya olmamalıydı diyemiyorum.Bir yandan da Türk Lirası’nın dövize karşı yaşadığı büyük kayıplardan dolayı genel olarak ekonominin her alanında zamlara kendimizi hazırlıklı tutmalıyız.

Bizde genelde insanlar herhangi bir konuda bilgi sahibi olmadan rahatlıkla fikir beyan edebiliyor. Ben onlardan olmak istemiyorum. İnsanlarımız çok alıştı bilgi veya veri olamadan konuşmaya.

Tabi Kurum üretim maliyetinin altında satarak zarar edersehizmetlerinde büyük aksamalar olur. Size başka bir örnek vereyim.Geçenlerde seyrüsefer yenilemeye gittim bir baktım 3.590 TLödemem gerekirmiş. Sorduğumda zam geldiğini söylediler.Karşılığında bozulan yolları tamir etseler veya başka yollar yapsalar içim yanmayacak. Esas bunun hesabını sormak lazım. Çünkü, yollarımız mahvoldu, arabalarımızla çukurlara düşerek lastiklerini parçalıyoruz.Verdiğimiz paralar nereye gidiyor diye sormak gerekmiyor mu? Elektrikte ise durum farklıdır. Verilen hizmete karşı bir ödeme yapıyoruz.

 

Çok zamanlı tarifeyi destekliyorum

3 zamanlı tarifeye gelecek olursak, halkın zamlar karşısındaki duyarlılığını dikkate alarak zammı ve 3 lü tarifeye geçişi ayrı ayrı zamanlarda yapmak gerekirdi. Böylelikle iki konu birbirine karışmaz ve 3’lü tarifeye de gölge düşmezdi. Bu tarz çoklu zaman tarifelerini destekliyorum; güzel bir uygulama. Talebin çok olduğu durumlarda fiyatların yüksek olması normaldir. Biz de eğer becerebilirsek elektriği talebin az olduğu saatlerde kullanarak daha ucuz elektrik kullanmış olacağız. Bu tarz uygulamada vatandaşlarımız elektriği doğru kullanarak tasarruf yapabilir.Bana uymaz diyen aboneler tabi ki çıkabilir; illada bu çok zamanlı tarifede kalacaklar diye bir zorlama yoktur. Ama dediğim gibi hem çok zamanlı tarife hem zam ayni anda uygulandığı içinbazı vatandaşların aklı bulandı ve aslında beğenecekleri bir uygulamaya tepki koydular.

Kuzey Kıbrıs vatandaşlarımız Kıb-Tek’in uygulamaya koyduğu 3 zamanlı kontrol sizde tarifesine zemin olarak hazır mıydık?

Vatandaşların, fiyatlara tepki olarak elektrik kullanım zamanlarını değiştirmelerine demand response, yani talep tepkisi denir. Yani Kıb-Tek ilk kez talep tepki yönetimini yapmaya çalışıyor. Bir çok cihazda zamanlayıcı mevcuttur. Klima, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın gibi. Fakat su ısıtıcısı ki 3000 watt elektrik çeker, tüketici tarafından manuel olarak açılıp kapatılır. Tabi insanımız hangi cihazları ne zaman kullanacağını her zaman bilemeyebilir. Kıb Tek bunu bir adım ileriye götürüp demand-side management dediğimiz talep tarafı yönetimini uygulamaya koyması gerekir. Talep tarafı yönetiminde teşvikler verilmek sureti ile tüketici ne yapacağı konusunda yönlendirilir. Bu durumdan gerek kurum gerekse tüketiciler karlı çıkarlar. Örneğin, timer yani prgramlama saati kullanarak su ısıtıcılarının ucuz tarifenin olduğu saatler çalıştırılması sağlanabilir. Böyle bir programa katılmak isteyen abonelere program saati KIB-TEK tarafından para almadan monte edilebilir. Bunun maliyeti çok kısa süreler için çalıştırılmak üzere alınacak santrallerden çok daha ucuzdur.

Tabi vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi dağıtılan broşürlerle yapılmaya çalışılmış ama yeterli değildir.Mesela yine su ısıtıcısından örnek vereceğim; 3000 W harcayan bir su ısıtıcısı ile 9 W harcayan bir LED lambayı kıyaslamamak gerekir. Yani, yoğun saatlerde bu lambaları kullanabilririz. Hatta televizyonu da açabiliriz ama su ısıtıcısını çalıştırmamak gerekir. Su sıcaklığını iyi izole edilmiş bir depoda uzun süre saklayabilir. Gece saat 10:00 ile 12:00 arası ısıtılan su sabahleyin de sıcaklığını muhafaza edebilir.

3 zamanlı kontrol sizde tarifesi kurumu mu yoksa tüketiciyi mi göz önüne alınarak uygulamaya sokuldu?

Bu uygulama hem tüketiciyi hem de kurumu göz önüne alarak yapılmış bir uygulamadır.  Şöyleki pik saatlerinde tüketicinin ihtiyacını karşılayabilmek için kurum ekstra 2 adet jeneratör çalıştırsa, yaklaşık 20 milyon Euro harcaması gerekir. Bu maksimum pik saatler yılın bir kaç haftası, gün içinde 4-5 saat süren bir olaydır. Bu kadar az çalıştırılan santraller hiç ekonmik değildirler. Bunu da neticede tüketiciler öder. Eğer pik saatlerindetalep azaltılır ve bu kısa süreli çalıştırılan santralleri almazsak elektrik de daha ucuz olabilir. Bu da tüketiciler için kötü birşey olmasa gerek.

Vatandaşlarımızın 3 zamanlı kontrol sizde tarifesine verdiği tepkiler birçoğu kısıtlanıyoruz ne zaman ne yapacağımıza da kurum karar vermeye başladı denmekte bu tepkinin önüne nasıl geçilebilirdi?

Daha önce dediğim gibi kimse 3’lü tarifede kalmak zorunda değildir. Kalmak isteyenler de bakacak; yoğunluğun az olduğu saatlerde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, su ısıtıcısı veya klimayı kullanabiliyorsa elektrik giderlerini azaltmaya çalışacak. Elektrik cihazlarının kullandığı enerji konusunda vatandaşların uzmanlığı olmadığı için Talep Tarafı Yönetimiile yönlendirme yapmak şarttır. Talep tarafı yönetimi için çeşitli programlar geliştirilebilir. Bu programlardan tüketiciye hangisi uygun ise o programa katılabilir ve böylece gerek tüketici gerekse kurum kazançlı çıkar.

Talep tarafı yönetimi, 1980 lerden beri ABD’de uygulanan daha sonra tüm gelişmiş ülkelere yayılan bir uygulamadır. Bu uygulamalar yoğun saatlerde elektrik kullanımını azaltmayı hedefler ve kurumun vereceğiteşvikler ile hayata geçirilir. Talep yönetiminde 6 strateji vardır; bunlardan bizim için en önemli olanlar: pik yük kaydıtması, pik yük kırpması ve stratejik tasarruf. Üçlü tarife pik yük kaydırmasını hayata geçirmek için iyi bir mekanizmadır, ama talep tarafı yönetimi değildir. Bilinçli vatandaşların kendi önlemlerini alabileceği bir mekanizmadır; daha önce de söylediğim gibi buna talep tepkisi denir.

3 zamanlı kontrol sizde tarifesinin saatleri biraz daha esnetilmelimi yoksa teşviklerle tüketiciyi yoğun olmayan saatlere mi kaydırılmalıdır?

Tarife zamanları, tamamen yoğun saatlerin yeni santral alımını geciktirmesi veya tamamen ortadan kaldırması üzerine kurgulanır. Tabii ki kullanıcıların da daha kolay kendilerini uyarlayacağı saatler olmasına özen gösterilmesi gerekir. Bu saatler zaman içerisinde doğru yerini bulacaktır diye düşünüyorum. Bazı durumlarda otomasyon gerekebilir. Yani bazı elektrikli cihazlar, uygun zamanlarda otomatik olarak çalışıp işlevini tamamlayabilir. Yine bunun için de kurumun talep tarafı yönetimi uygulaması daha akılcı olur.

Talep Tarafı Yönetimi için bir kaç örnek daha verebilir misiniz?

Talep tarafı yönetiminde, biliyorsunuz stratejilerden biri “stratejik tasarruf” dur. Bu strateji, enerji verimliliği yapmayı gerektirir. Mesela, bir çift cam pencere programı başlatıp, tüketiciye eski tek camlı pencereler yerine çift cam pencere takılması halinde teşvikler verilebilir. Ya da eski model klimasınının yerine yeni inverterli klima alması halinde teşvikler verilebilir. Bir başka stratejide, “pik yük kırpması”nda sıcak su için gazlı şofbenler bir program çerçevesinde özendirilebilir. Bu programları yapmadan önce ekonomik olurluluğuna da bakmak şarttır. Amerika Birleşik Devlet’lerinde yüzden fazla Talep Tarafı Yönetimi programı bugüne kadar uygulanmıştır.

Unutmayalım ki bunları yaparak santral almayı geciktiriyorsunuz. Santral çok pahalı olması ilede bitmiyor bakımı, onarımı, yakıtı, masraflar katlandıkça katlanıyor.Yakında filtrede isteyecekler;filtresantralin 1/3ü kadar bir fiyat dolayısı ilede kurum maliyetinin altında satmamak için tüm maliyeti fiyatlara yansıtmak zorundadır.

Dünyada örnekleri var mı nasıl bir uygulamaya tabi tutuluyor?

Dünyada birçok örneği mevcuttur.Bizde olduğu gibi 3’lü olanda var, 2 zamana ayrılmış olanda vardır.Örneğin, Rum tarafında 2’li tarife vardır. Saat 7:00 ile 23:00 arası standart tarife uygulanıyor, 23:00-7:00 arası ucuz tarife. Standart tarife 0.1605 Eur/kWh, ucuz tarife de 0.0933 Eur/kWh.

ABD’de enerjiyi kullanma zamanı tarifesi vardır ve bu tarz bir çok Avrupa ülkelerinde de mevcuttur ama net isimleri ve işleyişleri hakkında bilgim yok yanlış bilgide vermek istemem araştırılmalıdır.

Şu anda gelişmiş ülkeler “dinamik” değişken bir tarifeye geçmek için çaba sarfediyorlar. Yani borsada olduğu gibi elektrik fiyatının arz ve talebe göre an ve an otomatik değişmesinden bahsediyoruz. Böyle bir uygulamada otomasyonun önemi de artıyor tabii ki.

3 zamanlı kontrol sizde tarifesi ile ne hedeflenmektedir?

Benim kanaatime göre, çok zamanlı tarife ile pik saatlerde elektrik üretimini en aza indirerek daha az maliyetle tüketiciye yansıtmak olmalıdır.Dediğim gibi hem kurumun kârına hem de tüketicinin yani vatandaşlarımızın kârına olabilecek bir uygulamadır.

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2019, 04:49
banner9
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1