banner2
banner34

LAÜ İlk ve Acil Yardım Bölümü Akademisyeni Aslay, Denizanası sokmalarında ilk yardım konusuna değindi

LAÜ İlk ve Acil Yardım Bölümü Akademisyeni Aslay, Denizanası sokmalarında ilk yardım konusuna değindi
banner45

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Semra Aslay, Denizanası sokmalarında uygulanacak ilk yardım
ile ilgili bilgiler paylaştı.
“Deniz anası ya da diğer adıyla Jelly fish yaz mevsimiyle beraber KKTC’de yeniden gündeme
gelmeye başladı” diyen Aslay, sözlerine şöyle devam etti; Görüntü itibariyle oldukça naif ve zararsız
görünseler de bu canlılar özellikle okyanuslarda devasa boyutlara ulaşabilir. Yassılaşmış ve yüzmeye
uyum sağlamış canlılar olarakta bilinirler. Deniz anaları, zooplankton denilen küçük deniz canlıları ile
beslenirler. Türkiye’de en sık ay denizanası görülür ve zehirsizdir. Çoğunlukla 2 yıla kadar yaşarlar.
KKTC’de ise her ne kadar aralıklı olarak basında yer alsa da tam olarak bilinen bir deniz anası türü
yoktur.
“Deniz anası ile temas halinde dokungaçları üzerinde bulunan mikroskobik dikenli iğneleri deriye
batar ve zehrini zerk eder. Dokungaçları ile zehir etki ettiğinden deniz anasının ölmüş olması
zehirlenmeye engel değildir. Kesinlikle temas edilmemelidir” şeklinde bilgiler aktaran Aslay, temas
ettiği yerde kaşıntı ve kızarıklık sık görülen bir bulgu olsa bile, şişlik, ciddi allerjik reaksiyonlar ve
hatta nadiren de olsa şok bile gelişebildiğini ifade etti. Gelişebilecek şikayetlerin denizanasının
cinsine, soktuğu yere veya kazazedenin bağışıklık sistemine göre de değişmekte olduğunu söyleyen
Aslay, çocuklardaki deniz anası sokmalarında durumun daha ciddi olabileceğini dile getirdi.
Sokulan yeri deniz suyu veya tatlı su ile yıkamak, alkol sürmek, sokulan bölgeyi kazımak veya
havlu ile sarmak, yoğurt sürmek kesinlikle faydalı olmayan ve önerilmeyen yöntemlerdir
“Irukandji sendromu daha çok okyanuslarda yaşayan Irukandji cinsi deniz analarının yol açtığı bir

banner37
klinik durumdur. Bu tür, zehirlerini temas yoluyla değil direkt fırlatarak etki ettirirler. Bu yüzden de
yukarıdaki şikayetlere ek olarak zehirlenen kişide kardiyak şikayetlerde ortaya çıkabilir” diyen Aslay
denizanası sokmasında ilk yardım olarak neler yapılabileceğini ise şöyle aktardı; Deniz anası
sokmalarında, cımbız yardımıyla iğneler çıkarılabilir. Ancak birden fazla iğne olacağı
unutulmamalıdır. Sokulan bölge en az yarım saat sıcak su ile yıkanmalıdır. Sokulan yeri deniz suyu
veya tatlı su ile yıkamak, alkol sürmek, sokulan bölgeyi kazımak veya havlu ile sarmak, yoğurt
sürmek kesinlikle faydalı olmayan ve önerilmeyen yöntemlerdir. Ağır reaksiyonlar gelişmesi veya
ilkyardım uygulama da yetersiz olunma ihtimaline karşı mutlaka 112 aranmalıdır.
Aslay sözlerinin devamında şunlara değindi: Medussapp isminde deniz analarının bulunduğu yerleri
gösteren siteler de bulunmaktadır. Aynı anda binlerce deniz anası görülebileceğinden bu canlıyı
tekmiş gibi algılamamak ve ortamdan olabildiğince uzaklaşmak gereklidir. Acı, şişlik, kaşıntı ve
yanma en sık görülen kliniktir ve ne kadar süreceği her vaka için farklıdır.
İklim değişikliği, deniz suyu sıcaklığının artması, fosfor ve azot gibi besleyici elementlerin denizde
artmasına ve denizanalarının beslenme sorunlarının ortadan kalkmasına neden olmuştur. Doğal
olarakta sayıları beklentilerin üzerine çıkmıştır. Akıntıya kapılarak bir anda binlercesi sahilde

görülebilir. Hangi tür olduğu anında bilinemediğinden ve sayı fazlalığından dolayı deniz anası
görüldüğünde dokunmamak ve ortamdan uzaklaşmak en iyi yöntemdir.
Aslay son olarak, “KKTC halen temiz sahilleri yüzünden aralıklı olarak deniz anası haberleri ile
gündeme gelse de tam olarak bir türün kalıcı olarak görüldüğü ülkelerden değildir. Yine de denize
girerken dikkatli olunmalı, güvenlik önlemlerinin alındığı sahillerde denize girilmeli ve denizin
sadece ülkeye değil gezegene ait olduğu bilinciyle sahiller ve denizler temiz tutulmalıdır” diyrek
sözlerini tamamladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1