banner2

Rahvancıoğlu: Tüm sorunlara kalıcı bir çözüm üretmeliyiz, kaynak da servet vergisi

Rahvancıoğlu: Tüm sorunlara kalıcı bir çözüm üretmeliyiz, kaynak da servet vergisi
banner46

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kuzey Kıbrıs TV’de Her Açıdan programına katılarak Melis Günel’in sorularını yanıtladı. 

Programın başında genel bir ekonomi değerlendirmesi yapan Rahvancıoğlu, toplum sınıflardan oluşan bir yapıdır, bir ekonomik kriz yaşıyoruz ama burada kimin için ekonomik kriz sorusu çok önemlidir dedi. Emekçi için evet, ancak ultra zenginler için hayır, onlar bu süreçte kar sağlamaya devam ediyorlar diyen Rahvancıoğlu, sermaye odakları ve işbirlikçileri bizleri yönetmeye devam ettiği sürece bu durumun değişmeyeceğini, bunu tersine çevirmek istiyorsak, emekçilerin örgütlenmesi gerektiğini anlattı. 

Rahvancıoğlu asgari ücretin artması gerekir ancak bu kesin çözüm değildir, asgari ücretin artma tartışması ve biçiminin kendisi de miadını doldurmuştur açıklamasını yaptı.  Asgari ücretin belirlenmesi Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun keyfine kalması başlına başına bir garabettir diyen Rahvancıoğlu, bağımsızlık Yolu olarak asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesini savunuyoruz ifadelerini kullandı. 

Asgari Ücretin Artması Kalıcı Bir Çözüm Değil, Çözüm Giderlerin Azaltılması Üzerine Kurulmalıdır 

Asgari ücretin artmasının kalıcı bir çözüm olmadığını kaydeden Rahvancıoğlu, çözüm giderin azaltılması üzerine kurulmalıdır dedi. Rahvancıoğlu, “gıda, ulaşım, eğitim, sağlık ve barınmayı ucuzlatarak çözüm üretebiliriz, bu mümkün, halkın bu giderlerini azalttığınızda veya sıfırladığınızda gerçek bir sosyal devlet olarak enflasyonist olmayan yöntemlerle halka en az asgari ücreti arttırmak kadar gelir yaratmış olursunuz” açıklamasında bulundu. 

Devlet, Eğitime Ayırdığı Bütçenin Çok Büyük Bir Kısmını Özel Okullara Teşvik, Muafiyet ve Hibe Olarak Veriyor

Devletin eğitime ayırdığı bütçenin çok büyük bir kısmını özel okullara teşvik, muafiyet ve hibe olarak verdiğini hatırlatan Rahvancıoğlu, kamusal eğitimi güçlendirmek için hiçbir düzenleme yapılmadığını kaydetti. Rahvancıoğlu, “Bağımsızlık Yolu olarak velilere bir çağrı yaptık, bir toplantı gerçekleştirdik, veli haklarını savunmak ve kamusal eğitim talebini yükseltmek adına örgütlenmeye gidilmesi gerektiğine dair düşüncemiz var. Bu çerçevede mücadelemiz devam edecek” dedi. Öğretmen sendikalarından okullarda alınan ücretlerle ilgili bir açıklama gelmediğinin de vurgusunu yapan Rahvancıoğlu, eğer veliler örgütlenip de haklarını savunmazlarsa en solcu geçinen öğretmen sendikası bile bu konuyla ilgili konuşmayacak ifadelerini kullandı.

banner37
Tüm Sorunlara Kamucu Bir Çözüm Üretmeliyiz, Kaynak Da Servet Vergisi!

Eğitim gibi sağlık için de aynisini söylemek mümkün, özel hastanelere hasta sevki başlığı altında kamusal sağlık bütçesinden ödeme yapılıyor, sevklere ödenen paralarla devlet hastanesine defa defa cihaz alınabilirdi diyen Rahvancıoğlu bu örnekleri toplu taşıma, barınma, akaryakıt ve elektrik başlıkları altında da çoğaltabiliriz şeklinde konuştu. Rahvancıoğlu, tüm bu sorunlara kamusal, kamucu bir çözüm üretmeliyiz, kaynak da Servet Vergisini öneriyoruz açıklamasını yaptı. Yıllarca teşvikler, hibeler, muafiyetlerle büyütülmüş bir ultra zenginler sınıfı söz konusu diyen Rahvancıoğlu, bu sınıfın yatırıma dönmeyen servetlerinden bir kereye mahsus vergi alınmasından bahsediyoruz dedi. Rahvancıoğlu, “alınacak bu vergiyle, eğitim, sağlık, ulaşım ve barınma gibi halkın temel ihtiyaçları ile ilgili alanlara kamu eliyle yatırım yapılmasından bahsediyoruz” dedi. 

Rahvancıoğlu konuşmasının devamında, kamu, özel firma gibi kar odaklı çalışırsa bu yine faydamıza olmaz, bu sermaye mantığıdır. Kamunun, bizlerin vergi vererek yarattığı, bizlerin faydasına olan kolektif bir değer olduğunu kaydetti. 

Hükümet ve Ana Muhalefet, Ultra Zenginler İçin Muazzam İstikrar İçinde

Kamuoyunda hükümetlerin doğru yönetmeme veya yönetememe görüşünün hâkim olduğunu da vurgulayan Rahvancıoğlu, ultra zenginlerin çıkarlarına uyacak şekilde görevlerini yapmakta olduklarını kaydetti. Hükümetler, ana muhalefetiyle birlikte ultra zenginlerin üzerinde oturduğu koskoca serveti görmezden gelip, yoksulları birbirlerine kapıştırma siyaseti üzerinden hareket ettikleri sürece kendilerine verilen görevi yerine getiriyorlar, onların doğrusu bu açıklamasını yaptı. 

Kendi Doğrumuzu İktidar Yapmak İstiyorsak Emekçilerin Çıkarına Olan Bir Bakış Açısını Seçmeliyiz

Kendi doğrumuzu iktidar yapmak istiyorsak emekçilerin çıkarına olan bir bakış açısını seçmeliyiz diyen Rahvancıoğlu, hükümet edenlerle, ultra zenginlerle ayni gemide değiliz, ayni denizde bile değiliz dedi. 

Ancak yıllardır muazzam bir istikrar var, partilerin değişmesi sadece vitrindeki görüntünün değişmesidir şeklinde konuşan Rahvancıoğlu, hükümet edenler kim olduklarını, kime hizmet ettiklerini biliyorlar, bizler ise kendimizin kim olduğunu, işçi sınıfı olduğumuzu, çıkarımızın nerede olduğunu bilmiyoruz, aldatılıyoruz ifadelerine yer verdi.  Rahvancıoğlu “kimisi federasyon, barış sözleriyle, kimisi de iki devletlilik ve milliyetçilik nutuklarıyla bizi oyalıyor, bunlar nutuk, arabaya koyduğunuz benzine, evinize götürdüğünüz ekmeğe, çocuğunuzun geleceğine veya alacağınızı sağlık hizmetine bir faydası yok, bunlar boş laf, gerçek hayata dair bize ne vadediyorlar onu bilmek istiyoruz” açıklamasında bulundu.

YORUM EKLE
banner50
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1