banner2
banner34

Sıcak üretimi de vurdu

banner35

Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithat Kargı, aşırı sıcak hava nedeniyle kuyuların kuruduğunu ve tuzlanmanın arttığını ifade etti.

Sıcak üretimi de vurdu

Ülkeyi kasıp kavuran sıcak hava tarım sektörünü de olumsuz etkiledi. Aşırı sıcak nedeniyle su kuyuları kurudu tarım durma noktasına geldi

Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithat Kargı, Tarımda  amaçlı kullanılan kuyulardaki suların kuruduğunun ve tuzlanmanın arttığına dikkat çekerek “Aşırı derecede tuzlanma  baş gösterdi. Bütün seralar şu anda kapandı. Ağustos-Eylül’e kadar kapalı kalacak” dedi.

Türkiye’den gelen suyun tarıma kanalize edilmesi noktasında ise ciddi çalışma yapılması gerektiği üzerinde  duran Kargı, “Bu su verilse bir dert verilmese başka bir dert. Bir politika belirlenmesi gerekmektedir. Bir proje geliştirildikten sonra verilmesi gerekmektedir. Bu su üretim kalitesini yüzde yüz artıracak. Bununla birlikte üretim de artacak, ancak bu sefer de bir başka sorun ortaya çıkacak o da pazar sorunu” dedi.

Ülkeyi kasıp kavuran sıcak hava tarım sektörünü de olumsuz etkiledi. Aşırı sıcak nedeniyle su kuyuları kurudu tarım durma noktasına geldi.

Tarım durdu

Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithat Kargı KKTC tarımının durma noktasına geldiğini dile getirerek, sıcak hava nedeniyle kuyuların kuruduğunu ve tuzlanmanın arttığını ifade etti.

“Su henüz verilmedi”

Türkiye’den borularla gelen suyun tarım için dağıtımının yapılmadığını anımsatan  Kargı, “ Suyun Güzelyurt’a verileceği söylendi ancak ondan sonra tarım alanında sulama için herhangi bir hat çekilmedi ” dedi.

“Aşırı derecede tuzlanma var”

Kargı, Tarımda  amaçlı kullanılan kuyulardaki suların kuruduğunun ve tuzlanmanın arttığını söyledi. Kargı, “Aşırı derecede tuzlanma  baş gösterdi. Bütün seralar şu anda kapandı. Ağustos-Eylül’e kadar kapalı kalacak. Eylül gibi hava şartlarının da yardımı ile yavaş yavaş ürün yetiştirme yeniden gerçekleştirilecek” ifadelerini kullandı.

“Bu su üretim kalitesini yüzde yüz artıracak”

Türkiye’den gelen suyun tarım amaçlı verilmesi konusunun devlet yetkilileri tarafından etraflıca düşünülerek belirlenmesi gerektiğinin de altını çizen Kargı, “Bu su verilse bir dert verilmese başka bir dert. Bir politika belirlenmesi gerekmektedir. Bir proje geliştirildikten sonra verilmesi gerekmektedir. Bu su üretim kalitesini yüzde yüz artıracak. Bununla birlikte üretim de artacak, ancak bir başka sorun ortaya çıkacak, Pazar sorunu” dedi.

Devletin çiftçiye dış Pazar yolunu açması çağrısı

Kaliteli suyla yapılacak üretimin ürünlere de yansıyacağını üretimi artıracağı gibi iç piyasada da fazlalığa neden olarak elde kalma riskini taşıyacağı uyarısında bulunan Kargı, devletin çiftçiye dış Pazar yolunu açması gerektiğini savundu. Üreticinin de yeniden ayağa kalkması için dış Pazarın önemli bir etken olacağını söyleyen Kargı, kaliteli su ile birlikte artan üretim kapasitesinin dış pazarda değerlendirilmesi ile birlikte KKTC çiftçisinin de güçlenmesinin ve ayağa kalkmasının sağlanacağına dikkat çekti.

“Politika oluşturulmazsa kaliteli su dezavantaja dönüşür”

Suyun verilmesinin hem avantajları hem de dezavantajları olacağı görüşünü de dile getiren Kargı, “Bugün bir dönüm ekiliyorsa suyun gelmesi ile birlikte 5 dönüm eken olacak. Domatesi 8 ton çıkaracağı yerde 15 ton çıkaracak. Bu çok olumlu bir gelişme gibi görünse de aslında KKTC tarımı için belli bir politika olmadığı için zarara neden olacak” ifadelerini kullandı.

“Üretim artırılarak, Pazar yolu açılmalı”

Üretimin artması ile kazancının sağlanabilmesi için tüketimin de doğru orantılı artması gerektiğini vurgulayan Kargı, KKTC tüketiminin sabit olması nedeniyle artan üretimin fazlalık oluşturacağı ve ürünlerin çürüyeceği gerçeğinin de unutulmaması gerektiğini kaydetti. Kargı, “Üretimin artması ile birlikte, tüketim de artarsa tonaj ve sürümden kazanmak mümkün olur. Şu anda eğer domates 2,5 TL ile piyasada yer alıyorsa ve bunun altına düşerse üretici zarara girer. 50 ton girmesi gereken bir piyasaya 150 ton girerse nasıl çıkılacak bu işin içinden. Yaptığımız hiçbir hesaplama üreticiye bir çıkar yol sağlamıyor. Biz de ne yapacağımızı şaşırdık artık. Tarım konusunda ciddi bir devlet politikası şart. KKTC çiftçisine Pazar yaratılması noktasında gerekli anlaşmaların yapılması kaçınılmaz üreticinin kurtuluşu açısından” dedi.

Eylül’e kadar ithal yoluyla piyasa rahatlatılacak

Eylül’e kadar kuyuların kuruması ve aşırı kuraklık nedeniyle KKTC’de üretimin büyük bölümünün durduğuna dikkat çeken Kargı, bu süre zarfında ise piyasaya ithalat yolu ile takviye yapılacağını ifade etti. Kargı, “Meyvelerin hepsi ithal yolla ülkeye girmektedir. Sebze ihtiyacı ise şu anda Tepebaşı ve Yeşilırmak’tan karşılanmaktadır. Sebze noktasında sıkıntımız yok, iç piyasaya yetecek kadar sebze üretimi mevcut” şeklinde konuştu.

“KKTC’de gelişmiş meyve bahçeleri yok”

 

KKTC’de gelişmiş meyve bahçeleri olmadığına da dikkat çeken Kargı, “Bizde gelişmiş meyve bahçeleri zaten yok. Bu nedenle meyvelerin büyük çoğunluğu yurt dışından ithal ediliyor. KKTC’nin meyve konusunda en büyük zenginliği narenciyedir” dedi.

Yeni Bakış

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2017, 10:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1