banner2

VYK'dan Osam'a ciddi suçlamalar

DAÜ kurulduğu günden günümüze kadar göstermiş olduğu gelişmelerle ülkemizin gurur kaynağı olmuştur. DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) olarak böylesi güzide bir kurumun en üst karar organı olarak görev yapmaktan büyük bir onur duymaktayız. Üniversite’nin demokratik ve huzurlu bir ortam içerisinde gelişmesine ve tüm platformlarda daha başarılı bir noktaya gelmesi adına atılacak her türlü adıma destek olmaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz.

VYK'dan Osam'a ciddi suçlamalar

Sizlerin de bildiği gibi, VYK olarak 7 aydır görev yapmaktayız. Bu süreç içerisinde birçok konuda, doğrudan veya dolaylı olarak bilgimize gelen konularda, olabildiğince şeffaf, adaletli ve kurumumuzu korumaya yönelik adımlar atmaya gayret gösterdik ve gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğiz.

Gerçekleştirilen bir basın toplantısı ile istifa ettiğini duyuran Sn. Necdet Osam, toplantı sırasında birtakım yanlış bilgiler vermiş, olaylara siyasi bir boyut katmış ve gerçeği saptırarak kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır. Eski rektör Sn. Necdet Osam’ın Üniversite Rektörlüğü’nden istifa ederken dahi üniversiteye zarar vermekten kaçınmaz bir tutum sergilemesini üzülerek izlediğimizi belirtmek isteriz. VYK olarak, taşımakta olduğumuz sorumluluğun bilinci ile üniversitede son dönemde tespit ettiğimiz sorunları ve yaşanmakta olan gelişmeleri şeffaf bir şekilde sizlere aktarmanın ihtiyaç hâsıl olduğu kanaatine vardık. Bu sebeple aşağıda ana başlıklar halinde yer alan bilgileri sizlerle paylaşma gereğini hissettik.

·         Öğrenci Sayısındaki Düşüş ve Üniversitenin Ekonomik Durumu

Üniversitemizin son yıllarda özellikle öğrenci akışı bağlamında çok ciddi bir sıkıntı içerisinde olduğu görülmektedir. Özellikle, 2014-2015 öğretim yılında 20000’e yaklaşan öğrenci sayısının, içerisinde bulunduğumuz dönem itibarı ile 14400’e gerilemiştir. Ayrıca ne yazık ki, üniversitemiz 2019 - 2020 öğretim yılında kayıt yapan yeni öğrenci sıralamasında KKTC üniversiteleri arasında 3. sıraya ve toplam öğrenci sayısında da KKTC üniversiteleri arasında 4. sıraya gerilemiştir. Geçmiş yıllarda yüksek sayıda öğrenci aldığımız birçok ülke ile üniversitemiz arasında öğrenci alımını sekteye uğratan sorunlar yaşanmaya başlanması da bir diğer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üniversitenin öğrenci sayısı bağlamında birkaç yıldır kaybettiği ivmenin yanı sıra mali disiplinden de uzaklaşmaya başladığı görülmektedir. Sürdürülebilir bir mali yapı tüm kurumların olmazsa olmazıdır. Geçtiğimiz mali yıl itibarı ile maalesef mali anlamda üniversite, sürdürülebilir veya denk bütçe kavramı dışına çıkmıştır. Geçtiğimiz öğretim yılında hedeflenen öğrenci gelirlerine ulaşamayan üniversitenin gelir artırıcı önlemler alamadığı gibi tasarruf da yapamadığı, 2019 mali yılını yaklaşık 52 Milyon bütçe açığı ve yaklaşık 60 Milyon TL zarar ile kapattığı görülmektedir. Yaşanan bu olumsuz mali gidişe bir de rektörlüğün herhangi bir kriter gözetmeksizin vermiş olduğu yüksek sayıdaki burs da eklenince üniversite mali açıdan ciddi bir darboğaza yaklaşmıştır. Bu bağlamda içerisinde bulunduğumuz mali yılda çok daha hassas davranılması gerektiği çok açıktır. Üniversitenin gelir ve giderlerinin denk olmayacağı bir dönemin önünün açılması kısa sürede çok büyük ekonomik krizlerin yaşanmasına sebebiyet verecektir. Rektörlük tarafından hazırlanan 2020 Mali Yılı Taslak Bütçesi VYK tarafından uygun bulunmamıştır. Söz konusu taslak bütçenin yeniden hazırlanarak 27.01.2020 tarihine kadar VYK onayına gönderilmesi konusunda Rektörlüğe ek süre verilmiştir. VYK üniversite bütçesinin dış borçlanmaya sebebiyet verecek yapıdan uzaklaşması, “denk bütçe” olarak bütçenin yeniden planlanması, gelir ve giderler kalemlerinde gerçekçi rakamlara yer verilmesi gerektiği görüşündedir. Maalesef Rektörlük, VYK kararında vurgulandığı şekilde yeniden bütçe çalışması yapmamış ve yeni bir öneri hazırlayıp tarafımıza göndermemiştir. Benzer şekilde Üniversite Yönetim Kurulu’nda da yeni bir çalışma yapılmamıştır. VYK’nın yeni taslak bütçe gönderilmesi yönündeki talebine karşılık, rektörlük kabul edilmemiş olan bütçe taslağına ilişkin görüşlerini yazmayı tercih etmiştir. Maalesef Rektörlük VYK’ya gönderdiği metinde gelir gider dengesinin bozulduğunu kabul ederek yeni bir yenilenme yapamayacağını belirtmiştir. Ekim 2014’den beridir görev yapmakta olan bir yönetimin, özellikle 2014 yılından sonra öğrenci gelirlerinin oldukça yüksek düzeyde seyrettiği bir süreçte sürdürülebilir mali yapılandırmayı oluşturamadığı ve olası zor günleri düşünerek gerekli tedbirleri alamadığı anlaşılmaktadır.

Durum böyle iken eski rektörümüz basın toplantısında üniversitenin kasasında 210 milyon 798 bin 776 TL nakit parası olduğunu belirtmiştir. Kayıt dönemi sonunda kasada böyle bir gelir girdisi olması da son derece doğaldır. 810 Milyon TL’lik bütçesi olan bir kurumun bu dönemde (kayıt dönemi sonu) elde ettiği nakit akışının gelir gider dengesi içerisinde yeterliği düşünülmelidir. VYK olarak yılın sonunda borçlanmaya gidecek bir bütçe planlamasına onay vermemizin uygun olmayacağı gibi, üniversitenin mali açıdan sıkıntılı günlere girmesini de hiçbir şekilde istemeyeceğimizi belirtmek isteriz. Bütçenin reddedilmesinden sonra bir önceki mali yılda onaylanmış olan bütçenin 1/12’lik dilimlerle kullanılması ile rektörlüğün bu doğrultudaki taleplerine destek olunmaya devam edildiği gibi, yeni bütçe oluşuncaya kadar da rektörlüğün daha kapsamlı talepleri değerlendirilmiş ve karşılanmıştır.

·         Gerçekleştirilen 40. Yıl Konseri ve Sonrasında Yaşanan Gelişmeler

13 Eylül 2019 tarihinde üniversitemizin 40. Kuruluş Yılı münasebeti ile bir organizasyon (konser) düzenlenmiştir. Söz konusu konserin giderleri öğrenci hizmet fonundan karşılanmıştır. VYK, üniversitemiz öğrencilerinin üniversitede olmadığı bir tarihte yapılması planlanan konserin tarihine karşı çıkmıştır. Öğrencilerimizden gerek tarih gerekse kendilerine hiç bilgi dahi verilmeden bir organizasyon yapılmış olması sebebiyle çok ciddi boyutta şikâyetler aldık. Ancak rektörlük bu konuda ısrarcı bir tavır sergilemiş ve etkinlik gerçekleştirilmiştir. Konser son derece güzel bir etkinlik olmakla birlikte öğrencilerimizin katılamaması bizleri üzmüştür. Gönlümüzden geçen öğrencilerimizin yoğun katılımıyla böylesi güzel bir etkinliğin gerçekleştirilmesiydi. Ayrıca konser sonrasında Rektör’ün düzenlemiş olduğu bir basın toplantısında istersem Tarkan’ı getiririm gibi açıklamaları, üniversitenin harcama yapma yöntemlerinin gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.  Bu tür konularda öğrencilerle iş birliği içerisinde, devlet vakıf üniversitesi olmanın verdiği ağırlık ve harcama yapılacak konularda gerekli hassasiyet gösterilerek hareket edilmesi gerektiği görüşündeyiz. Kurumumuzun yanlış yere harcanacak bir kuruşu bile olmamalıdır.   

·         Rektör Yardımcısına soruşturma açılması

Sn. Osam istifa açıklamasında kasıtlı bir şekilde rektör yardımcısının senatoya girişinin engellenmesi için soruşturma açıldığını ve görevden el çektirildiğini söylemiştir. Senato, VYK’nın doğrudan etkileyebileceği bir grup olmadığı gibi, senato içerisindeki süreçlere karışmak gibi bir düşüncemiz hiçbir zaman olmamıştır. Söz konusu rektör yardımcısı daha önce VYK başkanına karşı terbiye sınırlarını zorlayan tavırlar sergilemiş olmasına rağmen VYK olayı ileri seviyeye taşımamıştır. Ancak rektör yardımcısına soruşturma açılması ile sonuçlanan olay kişisel davranış ile ilgili bir durum değildir. VYK’ya, önceden VYK onayı alınmadan üniversitemiz ile bir üniversite arasında imzalanmış olan biri iş birliği, diğeri mali protokol olmak üzere 2 protokol ulaşmıştır. Mali protokol imza tarihinden yaklaşık 6 aylık bir süre sonra VYK’ya imza edilmemiş gibi sunulmuş ve onay alınmıştır. Ancak bu protokollerden işbirliği protokolünün VYK onayı alınmadan, mali protokolün de VYK onayından 6 ay önce imzalanmış olduğu tespit edilmiştir. Mali protokol ile ilgili olarak yapılan önerge sahibi durumundaki rektör yardımcısı ile ilgili olarak, VYK rektörden söz konusu soruşturmanın açılmasını ve bu süre zarfında herhangi bir harcama yapılıp yapılmadığını araştırmasını istemiştir. Bu konuda VYK’nın değerlendirme süreci devam etmektedir. Ancak VYK olarak herhangi hukuk veya etik dışı yapılacak bir sürece ya da işleme izin vermemiz mümkün değildir.         

·         YÖDAK ile ilgili yaşanan gelişmeler

Hatırlanacağı üzere, İran Tıbbi Bilimler Üniversitesi ile DAÜ arasında açılması planlanan ortak Diş Hekimliği ve Tıp programları sebebiyle YÖDAK tarafından bir soruşturma süreci geçirilmiş ve bu konu tüm KKTC kamuoyunda çok ciddi seviyede ilgi görmüştür. YÖDAK Üniversitenin, KKTC Yükseköğretim Yasası’na aykırı harekette bulunmuş olduğunu tespit etmiştir. DAÜ KKTC’nin sıradan bir yükseköğretim kurumu değildir. DAÜ ülke yükseköğretiminin seviyesini gösteren, yapmış olduğu hareketlerle diğer kurumlara örnek olan ve ülke yükseköğretim seviyesini tayin eden bir üniversitedir. Kurulduğu günden günümüze ülkenin göz bebeği olan kurumumuzun, hukuk dışı uygulamalar veya tavırlar ile adından söz ettirir hale gelmesi bizleri yaralamıştır. VYK olarak KKTC Yükseköğretim Yasası’nda belirtilen süreçleri tamamlanmadan açılacak her türlü programın hukuk dışı bir hareket olduğu düşüncesindeyiz. Maalesef söz konusu programlarda halen sorunların devam etmesi ve Rektörlük tarafından bir çözüm bulunamaması ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak karşımızda durmaktadır. Gelinen noktada söz konusu programlara kayıt yapmış öğrencilerin tarafımıza ulaştırmış olduğu şikâyet ve dava dilekçeleri bulunmaktadır. Bu konudaki Rektörlüğün sürdürmüş olduğu olumsuz tavırlar üniversitenin itibarını etkilemiş ve öğrenci kaybının yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Ayrıca ilgili programlara kayıt yapmış öğrencilerden almış olduğumuz şikâyetler önümüzdeki dönemde de üniversitenin karşılaşacağı bir diğer mali sorunu bizlere işaret etmektedir.  Rektörlüğün yaşanan süreç sonrasında o dönemde yine bir basın toplantısı yaptığı bilinmektedir. O basın toplantısında da özellikle yasa ile kurulmuş olan YÖDAK hakkında kullanmış olduğu ifadeler kabul edilebilir değildir. YÖDAK’ın ülkemiz Yükseköğretim alanı için son derece önemli bir konumu vardır ve ülkenin en önemli yükseköğretim kurumu olan üniversitemizin YÖDAK ile olan ilişkilerinin her zaman uyum içinde olması gerekmektedir.     

·         Yurt Dışı Ziyaretler

Sn. Osam basın toplantısında kendisinin Yurt dışına çıkısının VYK tarafından engellendiği iddiasında bulunmaktadır. VYK olarak yurt dışına çıkış konusunda kendisine izin verilmeyen konu Sn. Osam’ın daha önce bahsedilen YÖDAK konusundaki ortak programlar (İran'daki diş ve tıp programları) ile ilgili olarak İran’a gidip işbirliği yapma talebidir. Bu talep karşısında gerek YÖDAK gerekse Millî Eğitim Bakanlığından gelen yazılar neticesinde böyle bir ziyaretin yapılması çok doğru bulunmamıştır. Hukuk dışı süreçleri desteklemeyeceğimizi daha önce de belirtmiştik. YÖDAK nezdinde mevcut programlarla ilgili sorunlar çözülmeden, benzer konuların yaratılmasına izin verilmesinin doğru olmayacağı düşünülmüştür. Ayrıca söz konusu ziyaret öğrenci kayıtları sonrası planlanmış bir ziyaretti. Yani toplantıda bahsettiği gibi öğrenci akışını etkileyecek bir durum mevzubahis de değildi. Geri kalan yurt dışı taleplerinde ekonomik tedbirler göz önünde bulundurularak birden fazla kişinin gitmesi mecburiyetinin olmadığı durumlarda yurt dışı ziyaretlerine mümkün oldukça tek kişi gidilmesi yönünde bir karar alınmıştır. Ancak birden fazla kişinin de ziyarette bulunmasının önüne engel konulmamıştır. Birden fazla kişinin yurt dışına çıkış yapması gerektiğinde de VYK’ya önerge ile açıklanması istenmiştir. VYK’ya yapılacak olan etkinlik ve ziyaretlerle ilgili bilgi verilmesinin doğal bir süreç olduğunu düşünmekteyiz.

·         Münhal, Müdür Münhali ve Okulun Personel Yapısı

Sn. Osam basın toplantısında istihdam yapmadığı için gözden çıkarıldığını ve VYK’nın müdür münhallerini durdurduğunu ifade etmektedir. Öncelikle VYK olarak Rektörlükten hiçbir zaman bir istihdam talebimiz olmamıştır. Ek olarak üniversitede ihtiyaç analizi yapılmadan herhangi bir istihdam, ya da terfi yapılmaması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu konu rektörün yönetsel sendika ile imzalanmış olan Toplu İş Sözleşmesinde (TİS)  vermiş olduğu bir taahhüttür. Göreve geldiğimiz günden günümüze kadar akademik personel haricinde sadece 6 satın alma memuru, 1 makine mühendisi ve bir de makinist istihdamı yapılmıştır. Bu istihdamlar da münhal ile gerçekleştirilmiştir. Söz konusu istihdamın alınan elemanların seçilmesi sürecine en küçük bir müdahalemiz olmamıştır. Rektörlükten de en küçük bir talebimiz olmamıştır. Ayrıca ihtiyaç analizi yapılmadan istihdam yapılmayacağı konusuna sadık kalınması için rektörlüğün hukuk dışı girişimlerinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Bundan sonraki süreçte de üniversiteye ihtiyaç dışı herhangi bir personel alımını desteklemeyeceğimizi de bilgilerinize getirmek isteriz.

Sn. Osam toplantıda 25 Ekim 2019 tarihinde kendisinin görevden alınması yönünde bir toplantının yapıldığını iddia etmektedir. Söz konusu VYK toplantısı, üniversitenin durumu incelemek ve ihtiyaç analizi yapılmadan herhangi bir hizmet alımı veya döner sermaye istihdamının yapılmasını engellemek üzere yapılmıştır. Toplantı tarihinden bir gün önce Rektörlük yerel gazetelere ilan vermek suretiyle istihdam yapma girişiminde bulunmuştur. Söz konusu girişimden gazete ilanı sonrasında VYK’nın haberi olmuştur. VYK’ya hiçbir şekilde bir bilgi verilmeden yapılan bu hareketin VYK tarafından sorgulanması gayet doğaldır. VYK üniversite ile ilgili mali boyutu olan bir konuyu gazeteden öğrenmemelidir.          

·         DAÜSEN ile imzalanan Toplu İş Sözleşmesi

Rektörlük geçmiş yıllarda Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜSEN) ile birkaç kez Toplu İş Sözleşmesinin görüşmeleri için bir araya gelmiş ancak hiçbirinde süreci tamamlayamamıştır. VYK olarak iş barışının olmadığı yerde huzurun olmayacağı, huzurun olmadığı yerde de verimin/başarının olmayacağı düşüncesindeyiz. Bu nedenle de, sendika yetkilileri tarafından yapılan Toplu İş Görüşmelerine yeniden başlama talebini olumlu olarak karşıladık. Gerçekleştirilen tüm görüşme süreci boyunca Rektörlük VYK tarafından defalarca sürece dâhil edilmeye çalışılmış ve kendilerine sürekli olarak sürece katılmaları yönündeki görüşlerimiz/isteklerimiz iletilmiştir. Maalesef Rektörlük sürece katılmak yerine dışarıdan sürece tepki verme yolunu seçmiştir. Üniversite yönetiminin kendisinin de taraf olduğu bir görüşme sürecine katılıp, ortak akıl ile hareket edilmesine olanak sağlamak yerine, kendisini dışarıda bırakması üzülerek bize Rektörlük olarak nasıl bir yönetim zihniyetinde olunduğunu da göstermiştir.

 

Değerli DAÜ Çalışanları,

Görevde bulunduğumuz süre içerisinde üniversitenin son birkaç yılını, yönetimsel ve mali sorunlarını, yaşanan diğer sorunları detaylı bir şekilde inceleme şansı yakaladık. Bu süre içerisinde başta öğretim üyeleri olmak üzere birçok personelin de üniversitenin geleceği için kaygı duyduğunu gözlemledik. Üniversite kamuoyunda yönetimsel problemlere ilişkin birçok tespitin yapılmış olduğu kanaatindeyiz. Bu durum akademik ve yönetsel birçok grubun yayınlamış olduğu mesajlardan görebilmekteydi. Sonuçta da 32 senatörün imzası ile senato olağanüstü toplantıya çağrılmıştır. Süreç üniversitemiz yasalarına ve demokrasiye son derece uygun bir durum olarak değerlendirilmektedir. Sn. Osam’ın istifasına siyasi boyut kazandırmaya çalışması sadece kurumumuza zarar vermektedir. Biz VYK olarak bu süreç içerisinde polemiğe girmek istemediğimizi bir kez daha bilginize getirmek isteriz.

Maalesef üniversitemizin birçok konuda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu ve mali anlamda zor günlere doğru sürüklendiği görülmektedir. Tabii ki zamanında alınabilecek doğru tedbirlerle ileride çok daha acı tedbirlerin alınmasından kaçınılması mümkündür. Unutulmamalıdır ki olumsuz gidişten en fazla etkilenecek olan siz DAÜ çalışanlarısınız. Bugün, gerçek dışı bilgilerle üniversiteyi karalamanın değil, tek vücut olarak, sorumluluk alarak ve birlikte hareket ederek zor günlerin üstesinden gelme günüdür. Üniversitemize zarar verecek açıklamalar ve tartışmalara siyasi boyut kazandırmaya çalışmak sadece kurumumuza zarar verecektir. Dolayısı ile üniversitemizle ilgili tartışmalarda tüm tarafları sağduyulu davranmaya bir kez daha davet etmek isteriz. Rektör adayı belirleme sürecinin de demokratik ve şeffaf bir şekilde tamamlanacağına dair inancımızın tam olduğunu bir kez daha bilgilerinize getirirken üniversitemiz çalışanlarına yeni öğretim döneminde başarılar dileriz.  

Saygılarımla 

Dr. Erdal Özcenk

DAÜ VYK Başkanı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1