Dr. Jacqueline Kitulu, tüm dünyada sağlık işgücünün neredeyse yüzde 75’ini kadınların oluşturduğunu ancak, yöneticilik pozisyonlarının sadece yüzde 25’inde kadınların bulunduğuna dikkat çekerek, kadınların yönetim seviyesinde yer almasına katkı koymanın hedefleri arasında yer aldığını kaydetti.

Yapay zekanın, bir hastanın hikayesini tam olarak anlayamadığını ve asla da anlayamayacağını vurgulayan Kitulu, hastanın durumu ile ilgili çoğu zaman doğru sonuç çıkarsa da yapay zekanın, hastayla yüz yüze iletişim kurarak empati yapamayacağını belirtti.

Dünya Tabipler Birliği Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu “Dünya Tabipler Birliği’ne (WMA) Giriş ve Tabip Birliklerinin Küresel Sağlıktaki Rolü” konulu konferans vermek üzere, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin davetiyle KKTC’ye geldi.

Kenya Tabipler Birliği’nin ilk kadın başkanı ve Dünya Tabipler Birliği’nin ilk Kenyalı Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu, konferans öncesinde Türk Ajans Kıbrıs’ın (TAK) sorularını yanıtlayarak, liderlik tarzını şekillendiren tecrübeleri, modern sağlık hizmetlerindeki güncel sorun ve konular hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Bozkurt: Mağusa'yı hep birlikte marka haline getireceğiz
Bozkurt: Mağusa'yı hep birlikte marka haline getireceğiz
İçeriği Görüntüle

Başkan olarak ilk hedefinin, bölgelerarası iş birliğini sağlayarak bilgi alışverişiyle, sağlık hizmetlerini, etiği ve tıp eğitimini en yüksek standartlara ulaştırmak olduğunu belirten Dr. Kitulu, oğullarının burada üniversite öğrencisi olması sebebiyle daha önce KKTC’yi ziyaret ettiğini, konferans davetini kabul etmesinde bunun da etkili olduğunu söyledi.

-“Tabip birlikleri tıptaki standartların koruyucusudur”

Kitulu, tabip birliklerinin tıptaki standartların koruyucusu olduğunu ve bu sebeple, doktor eğitim süreçleri, meslek uygulamaları, altyapı ve tedavi süreçleriyle ilgili yasa yapım aşamalarında anahtar konumunda olduklarını söyledi.

“Aslında tüm bunlar sonuçta doktorlarla değil, hastayla ve en iyi koşullarda sağlık hizmeti verilmesiyle ilgili” diyen Kitulu, çok iyi eğitim almış doktorların sistem sebebiyle hizmet veremeyecek durumda olduğunda veya işsiz kaldığında, genel olarak hastaların ve sağlık hizmetlerinin bu durumdan kötü etkilendiğini belirtti.

-“Kamu sektörünü iyileştirmeye çalışan her yerde bulunmaya hayatımı adadım”

Tıp eğitiminin ardından zorunlu stajını Kenya’daki en büyük yatak kapasitesine sahip, kamu hastanesi olan Kenya Ulusal Hastanesi’nde yapmanın liderlik tarzını şekillendiren mesleki tecrübelerinin başlangıcı olduğunu anlatan Kitulu, böylelikle devlet hastanelerinde yaşanan sorunları ilk elden gördüğünü söyledi. Kitulu, mesleğini tam anlamıyla yapabilmek adına, kamu sağlık sisteminde çalışmayacağına karar vererek, özel sektörde hizmet vermeye başladığını kaydetti.

“Zor bir sistemin içerisinde bulunmanın beni katılaştırdığını hissediyordum.” diyen Kitulu, özel sektörü tercih ettiği zaman yaşadığı suçluluk duygusundan dolayı kamu sağlık sistemindeki durumu iyileştirmek amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşlara katıldığını söyledi.

Kitulu, Kenya Sağlık Hizmetleri Federasyonu ile aile hekimlerine destek veren derneğin kuruluşunda rol aldığını, Kenya Kadın Hekimler Derneği’nde başkanlık yaptığını, Kenya Tabipler Birliği’nin ilk kadın başkanı olduğunu ardından da Dünya Tabipler Birliği başkanlığına seçildiğini anlattı.

Tüm bu görevleri, bir doktor olarak sistemi iyileştirme hedefiyle yaptığını ancak, kişisel olarak başarıya ulaşamayacağı için birliklere katıldığını anlatan Kitulu, “Kamu sektörünü bıraktığım için, kamu sektörünü iyileştirmeye çalışan her yerde bulunmaya hayatımı adadım.” dedi.

Kenya’da olduğunda hala hasta bakmaya devam ettiğini anlatan Kitulu, mesleğine devam etmenin, değişmesi gereken şeylerle bağını sağlam tuttuğunu ve kendisini ayakları yere basan biri yaptığını belirtti.

-“Kadınların liderliğinde daha iyi sağlık hizmeti verilebilir”

Dr. Jacqueline Kitulu tüm dünyada sağlık işgücünün neredeyse yüzde 75’ini kadınların oluşturduğunu ancak yöneticilik pozisyonlarının sadece yüzde 25’inde kadınların bulunduğuna işaret ederek, kadınların yöneticilik pozisyonlarında daha çok yer alabilmesi için birçok ülke ve ulusal tabipler birliğinin bu durumdan haberdar olması ve bu duruma odaklanması gerektiğini ifade etti.

“Kadınların liderliğinde daha iyi sağlık hizmeti verilebilir” diyen Kitulu, kadınların yönetim seviyesinde yer almasına katkı koymanın hedefleri arasında yer aldığını söyledi. Kitulu, kadın ve erkek bakış açısının farklı olduğuna dikkat çekerek, iyi sonuçların iş birliği yapıldığı zaman ortaya çıktığını vurguladı.

Kadınların, iş birliğine daha açık ve duygusal zekalarının daha yüksek olduğunu gözlemlediğini belirten Kitulu, sağlık hizmetinde karşılaşılan sorunların çözümü için iş birliği gerektiği görüşünü yineledi.

-“Sosyal medya çok güçlü bir araç”

Modern sağlık hizmetlerindeki güncel sorun ve konular hakkında da konuşan Kitulu, Dünya Tabipler Birliği’nin, özellikle çatışma alanlarında tıbbi tarafsızlığın korunması için yayımladığı politika beyanlarının, hükümet ve yönetimlere, sağlık kuruluşları ile sağlık çalışanlarının hedef alınmaması için yaptığı çağrılar olduğunu belirtti.

Kitulu, hastane saldırılarının kabul edilemez ve uluslararası insan haklarına aykırı olduğunu kaydetti.

Kitulu, bir sağlık çalışanı olarak önceliklerinin ırk, cinsiyet ve ideoloji ayrımı yapmadan kim olduğuna bakmaksızın tedavi sağlamak olduğunu vurguladı.

Sosyal medyanın doğru kullanıldığı zaman çok büyük kitlelere ulaşabilmesi açısından avantajlı olduğunu belirten Kitulu, sağlık çalışanlarının sosyal medyada yanlış bilgi yayılmasının engellenmesi aşamasında rol oynayabileceğini söyledi.

İspanya Tabipler Birliği’nin, tıbbi bilgilerin sadece sağlık personeli tarafından, kayıt numaralarıyla birlikte yayım yapılarak, yanlış bilginin önüne geçilmesi ve güvenilir bilgi yayılması çağrı yaptığını anlatan Kitulu, “Sosyal medya çok güçlü bir araç, doğru şekilde yönetildiği zaman çok iyi bilgiler paylaşılabilir.” dedi.

-“Yapay zeka, bir hastanın hikayesini tam olarak anlayamaz, asla da anlayamayacak”

Sağlık ve yapay zeka konusuna da değinen Kitulu, Dünya Tabipler Birliği’nin yapay zeka yerine “Artırılmış Zeka (İnsan Odaklı Yapay Zeka)” terimini kabul eden bir karar aldığına dikkat çekti. Artırılmış zekanın doktorun yerini almak yerine doktorun iyi iş yapabilme kapasitesini arttırması gerektiğini belirten Kitulu, arttırılmış zekanın veri toplama, veriyi düzenleme ve radyoloji alanı gibi sürekli tekrar gerektiren bölümlerde çok işe yaradığını vurguladı.

“Yapay zeka bir hastanın hikayesini tam olarak anlayamaz, asla da anlayamayacak.” vurgusu yapan Kitulu, hastanın bilgileri ve durumu girildiğinde yapay zekanın çoğu zaman doğru sonuç çıkaracağını ancak o hastayla yüz yüze iletişim kurarak empati yapamayacağını belirtti.

Kitulu, yapay zekanın tıpta tekrar gerektiren sürekli işleri yapabilecekse de bir hasta ile iletişim kurmanın, insani olan unsurlarının yerine asla geçemeyeceğini ifade etti.

Bir hastanın kendi kendine teşhis koymak için yapay zekaya başvurmasını öğrenme fırsatı ve merak olarak nitelendiren Kitulu, kendi hastalarını, yapay zekadan aldıkları sonuçları öğrendikten sonra daha iyi bilgi alabilecekleri ve doktor gereken aşamada uyarı veren internet sitelerine yönlendirdiğini anlattı.

-“Sağlık sektörünün karşılaştığı en büyük sorunlardan biri işgücü eksikliği”

Sağlık sektörünün karşılaştığı sorunları da aktaran Kitulu, iklim değişikliği, antimikrobiyal bağışıklık, yapay zeka ve salgın hastalıkların yanında en büyük sorunlardan birinin işgücü eksikliği olduğunu vurgulayarak, yeterli sayıda eğitimli kişi olsa da ülkelerin yönetim şekli ve sistemlerinden dolayı personel eksikliği yaşanabildiğini anlattı.

Kenya’dan örnek veren Kitulu, 55 milyon nüfusu bulunan ülkede sadece 18 bin doktor olduğunu ve bu eksikliğe rağmen mezun olan tıp öğrencilerinin iş bulamadığını ya da başka ülkelere göç ettiğini söyledi.

İşgücü eksikliğinin birçok yansıması ve sonucu olabileceğine dikkat çeken Kitulu, sağlıklı kuşaklara ihtiyacı olan gelişen ülkelerin, işgücü eksikliğinden özellikle etkilendiğini ve hükümetlerin bu konuda önlem alması gerektiğini vurguladı.

Kitulu sözlerini, “Her farklı tabipler birliği ziyaretimde, birçok ortak noktamız olduğunu gözlemliyorum.” diyerek, boyutları farklı olsa da her yerde aynı sorunların yaşandığını, benzerliklerin farklılıklardan daha fazla olduğunu söyledi. Kitulu, iş birliğinin önemini yineledi.

Muhabir: Pelin Yükselay