Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO), mevcut maaş sisteminin gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini belirterek, hayat pahalılığı oranının maaşlara mevcut sistemle yansıtılmasının toplumdaki gelir uçurumunu daha da büyüteceği uyarısında bulundu.
KTEZO tarafından yapılan yazılı açıklamada, KKTC'deki maaş sisteminin "aza az, çoğa çok" anlayışı üzerine kurulu olduğu belirtilerek, bu yapının yalnızca ülke kaynaklarını tüketmediği, aynı zamanda sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının yanı sıra toplumsal adaleti de zedelediği ifade edildi.
Açıklamada, mevcut sistemin özellikle asgari ücretli, dar gelirli ve yoksul kesimler için yaşamı daha da zorlaştırdığı belirtilerek, birçok kişinin başkalarının daha fazla gelir elde edebilmesi için daha fazla emek harcamak zorunda bırakıldığı kaydedildi.
HAYAT PAHALILIĞI ARTIŞINDAKİ GELİR FARKINA DİKKAT ÇEKİLDİ
KTEZO, açıklanan hayat pahalılığı oranının mevcut maaş sistemine göre uygulanması halinde, asgari ücretlinin yaklaşık 8 bin TL artış alırken, üst gelir grubundakilerin 60 ila 70 bin TL arasında artış elde edeceğine dikkat çekti.
Bu durumun gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da artıracağı belirtilen açıklamada, asıl katma değeri üreten kesimlerin daha fazla zorluk yaşarken, yüksek gelir grubunun bundan daha fazla yararlanacağı ifade edildi.
"GELİR UÇURUMU DAHA DA BÜYÜYECEK"
Açıklamada, toplumdaki gelir makasının giderek açıldığına işaret edilerek, mevcut uygulamanın devam etmesi halinde alt ve üst gelir grupları arasındaki farkın daha da büyüyeceği belirtildi.
Maaş ve ücret artışlarında uygulanan yöntemin sorunları çözmediği ifade edilen açıklamada, katma değer üretimi, toplanan vergiler, kişi başına gelir ve ülkenin toplam ihtiyaçları dikkate alınmadan sürdürülen ekonomik anlayışın yeni sorunlar ürettiği kaydedildi.
"MEVCUT SİSTEM DEĞİŞMEDEN SOSYAL ADALET SAĞLANAMAZ"
KTEZO, üreten kesimlerin ödediği vergiler ve harçların toplumun ihtiyaçları yerine belirli kesimlerin yararına kullanıldığını belirterek, bunun eğitim, sağlık ve temel kamu hizmetlerinde yaşanan sorunları derinleştirdiğini ifade etti.
Açıklamada, mevcut maaş sisteminin değiştirilmeden ne sağlık ve eğitim alanındaki sorunların çözülebileceği, ne temel ihtiyaçların ucuzlatılabileceği, ne sosyal adaletin sağlanabileceği ne de toplumun alım gücünün artırılabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.




