Erenköy Direnişi’nin 62’nci yıl dönümünde şehitler törenle anıldı
Erenköy Direnişi’nin 62’nci yıl dönümünde şehitler törenle anıldı
İçeriği Görüntüle

Aziz Gülbahar başkanlığındaki heyet, görüşmede Erhürman’ın Kıbrıs konusundaki görüş ve tutumunu da dinledi. Vakıf tarafından Cumhurbaşkanı Erhürman’a kapsamlı bir yazı da sunuldu.

Yazıda, Kıbrıs meselesinin günlük siyasetin değil, milli davanın konusu olduğu belirtilerek, farklı görüşler bulunsa da ortak paydanın Kıbrıs Türk halkının güvenliği, özgürlüğü, egemenliği ve geleceği olması gerektiği vurgulandı.

“Başarısız olmuş parametreler yeniden gündeme getiriliyor”

Milli Mücadele Vakfı, bugüne kadar sonuç vermeyen müzakere parametrelerinin farklı isimler altında yeniden gündeme getirilmesinin Kıbrıs sorununu çözmeyeceği görüşünü aktardı.

Adadaki gerçeklerin geçen yarım asır içerisinde köklü biçimde değiştiğine dikkat çekilen yazıda, Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi, iki ayrı devlet yapısı ve iki ayrı egemen yönetim bulunduğu savunuldu.

Vakıf, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin son yıllarda ortaya koyduğu “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü” temelindeki siyasetin doğru bir yaklaşım olduğu görüşünü de bildirdi.

KKTC’nin egemenliği için kırmızı çizgiler

Vakıf tarafından Erhürman’a sunulan yazıda, temel görüşler şöyle sıralandı:

  • KKTC’nin egemenliğinin hiçbir müzakerenin konusu yapılmaması,
  • Kıbrıs Türk halkının kendi devletinden vazgeçmesini ima edecek formüllere sıcak bakılmaması,
  • Geçici düzenlemelerin zaman içerisinde kapsamlı federasyon müzakerelerine dönüşmesine izin verilmemesi,
  • Güven artırıcı önlemlerin siyasi statü tartışmalarının yerine geçirilmemesi,
  • Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin tartışmaya açılmaması,
  • Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından korunması.

Vakıf, bundan sonraki temasların temel amacının ise iki taraf arasında iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, iş birliği alanlarının artırılması ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ilişki modeli oluşturulması gerektiğini belirtti.

Erhürman’a iki kritik soru

Milli Mücadele Vakfı, Cumhurbaşkanı Erhürman’a yürütülen süreçle ilgili iki önemli soru da yöneltti.

İlk olarak, Rum tarafının bugüne kadarki tutumu dikkate alınarak kapsamlı müzakere sürecine geçilebilmesi için Rum tarafına “ev ödevlerini tamamlaması” ve sonuç alıcı müzakerelere hazır olduğunu göstermesi amacıyla ne kadar süre tanınmasının öngörüldüğü soruldu. Vakıf, bu sürenin sonunda ilerleme sağlanamaması halinde nasıl bir yol haritası izleneceğinin de açıklanmasını istedi.

İkinci olarak ise Rum tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki yeni siyaseti reddetmeyi sürdürmesi halinde, KKTC’nin tanınmasına yönelik çağrıların Birleşmiş Milletler nezdinde daha güçlü biçimde gündeme taşınmasının gerekli görülüp görülmediği soruldu.

Vakıf ayrıca, Rum tarafının uzlaşmazlığının açık biçimde ortaya çıktığı bu aşamada, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumdan KKTC’nin tanınmasının talep edilmesinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.

“Güçlü KKTC halkın güvencesidir”

Milli Mücadele Vakfı, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin kendi devletini güçlendirmekten geçtiği görüşünü de Erhürman’a aktardı.

Güçlü kurumlara, güçlü ekonomiye, hukuk devletine, üretime ve uluslararası temaslarını artıran bir KKTC’nin Kıbrıs Türk halkının en büyük güvencelerinden biri olduğu ifade edildi.

Ziyarette ayrıca Cumhurbaşkanı Erhürman’ın göreve başlarken toplumun birlik ve beraberliğine yaptığı vurgunun önemli ve değerli bulunduğu belirtilirken, farklı görüşlerin doğal olduğu ancak milli konularda ortak hassasiyetlerin korunmasının yaşamsal önem taşıdığı kaydedildi.

Muhabir: Emrah Yedek