Özdenefe, dün yaşanan kadın cinayetinde Saliha Özkol’un hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Özkol’un ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca yasa yapmak ve hakları tanımakla sınırlı olmadığını belirten Özdenefe, asıl sorumluluğun bu hakların ve koruma mekanizmalarının kadınların yaşamında gerçek ve etkili bir güvenceye dönüşmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
“Şiddeti önleyen ve kadını koruyan bir sistem işlemeli”
Risk biliniyor, şikâyet bulunuyor veya koruma talep ediliyorsa yalnızca soruşturma ve cezalandırmaya odaklanan değil, şiddeti önleyen ve kadını koruyan bir sistemin işlemesi gerektiğini kaydeden Özdenefe, risklerin zamanında değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Özdenefe; koruma kararlarının etkin uygulanması, polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları, yerel yönetimler ve yargı arasında koordinasyon sağlanması ve ihtiyaç duyan kadınların hukuki, sosyal ve psikolojik desteğe zamanında ulaşabilmesi gerektiğini belirtti.
Hükümetin de bu sistemin etkin işlemesini sağlayacak kurumsal yapıları hayata geçirmesi, gerekli kaynakları sağlaması ve kurumlar arasındaki koordinasyonu güvence altına alması gerektiğini ifade etti.
Kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin en ağır biçimi olduğunu belirten Özdenefe, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetin yanı sıra tehdit, baskı ve kontrolün tüm biçimleriyle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
“Kadınları koruyan bütünlüklü sistem kesintisiz işlemeli”
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yaşam hakkı, eşitlik ve hukuk devletinin doğrudan meselesi olduğunu vurgulayan Özdenefe, merkezi ve yerel düzeydeki tüm kurumların anayasal ve yasal görevleri doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Yasama, yürütme, polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları, yerel yönetimler ve yargının görevlerinin farklı olduğuna işaret eden Özdenefe, esas olanın her kurumun kendi sorumluluk alanında etkin çalışması ve kadınları koruyan bütünlüklü sistemin kesintisiz işlemesi olduğunu belirtti.
Özdenefe, kadınlardan kendilerini korumalarını bekleyen değil, tüm kurumlarıyla şiddeti önleyen, risk altındaki kadınları koruyan ve gerekli mekanizmaları zamanında harekete geçiren bir devlet yapısının oluşturulmasının herkesin görevi olduğunu ifade etti.