<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrıs net haber</title>
    <link>https://www.kibrisnethaber.com</link>
    <description>İşimiz haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kibrisnethaber.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 01:58:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/kaybolan-kedi-10-yil-sonra-evine-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/kaybolan-kedi-10-yil-sonra-evine-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[On yıl önce kaybolan 13 yaşındaki kedi Charlie evine geri döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahipleri Lucy ve Hannah Robertson, 2016 yılında henüz üç yaşındayken kaybolan Charlie'nin ardından büyük üzüntü yaşamıştı. Sokakta gezmeyi seven bir kedi olan Charlie, yeni bir bölgeye taşındıktan kısa bir süre sonra 2016 yılının nisan ayında kayıplara karışmıştı.</p>

<p>Aile aylarca arama yapmasına rağmen herhangi bir iz bulamamıştı.</p>

<p>Ancak geçtiğimiz ay Lucy'nin 30. yaş gününde veterinerden gelen bir telefonla beklenen gelişme yaşandı.</p>

<p><strong>GİTTİĞİ MAHALLEDEKİ ÇALILIKLARDA BULUNDU</strong></p>

<p>Hannah, 10 yıl önce Caerphilly bölgesindeki Abercarn'a taşındıklarını ve hırçın bir yapısı olan Charlie'nin üç gün içinde kaybolduğunu belirtti.</p>

<p>O dönemde birkaç ihbar aldıklarını ancak kediye ulaşamadıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>29 Temmuz'da Abercarn'daki bir veteriner kliniği, mikroçipte kayıtlı numaradan Hannah'ya ulaşarak Charlie'nin bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Bölgede yaşayan bir sakinin, çalılıklarda yaşayan kediyi haftalarca besledikten sonra kliniğe götürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Veteriner hekim de kedinin 10 yıldır kayıp olduğunu öğrenince şaşkınlık yaşadı. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen Charlie'nin kürkünün bakımlı olduğu ve bakımsız görünmediği kaydedildi.</p>

<p>Sahipleri, Charlie'nin kendilerini hemen tanıdığını ve evdeki diğer evcil hayvanlara alışma sürecinin devam ettiğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/kaybolan-kedi-10-yil-sonra-evine-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/08/kedi-sevket-aa-1499476.jpg" type="image/jpeg" length="66861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuyan kutup ayısını uyandırdı: Sis düdüğü çalan kişiye para cezası]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/uyuyan-kutup-ayisini-uyandirdi-sis-dudugu-calan-kisiye-para-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/uyuyan-kutup-ayisini-uyandirdi-sis-dudugu-calan-kisiye-para-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveç'in Svalbard Takımadaları'nda bir kişi, karada uyuyan kutup ayısını geminin sis düdüğünü çalarak uyandırdığı gerekçesiyle 50 bin Norveç kronu (yaklaşık 250 bin lira) para cezasına çarptırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Norveç</strong>'in Kuzey Kutbu'nda yer alan <strong>Svalbard Takımadaları</strong>'nda bir kişi, gemide bulunan sis düdüğünü kullanarak uyuyan bir kutup ayısını rahatsız ettiği gerekçesiyle para cezası aldı.</p>

<p>Svalbard Valiliğinden yapılan açıklamaya göre olay, ağustos ayının başında takımadaların kuzeyindeki bir fiyortta meydana geldi. Bir geminin yolcuları karada uyuyan bir kutup ayısı gördü.</p>

<p>Gemide bulunan bir kişi, denizcilikte genellikle uyarı amacıyla kullanılan yüksek ve düşük frekanslı ses çıkaran <strong>sis düdüğünü</strong> çaldı. Ses nedeniyle uyanan kutup ayısı başka bir bölgeye hareket etti.</p>

<p>Svalbard Valisi Lars Fause, olayın kasıtlı olarak gerçekleştirildiğinin değerlendirilmesinin ardından kişiye <strong>50 bin Norveç kronu (yaklaşık 250 bin lira)</strong> para cezası verildiğini açıkladı. Kişinin cezayı ödemeyi kabul ettiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1108028632-2">Kutup ayılarını rahatsız etmek yasak</h2>

<p>Svalbard'daki<strong> çevre koruma yasaları</strong>, kutup ayılarının gereksiz şekilde rahatsız edilmesini, cezbedilmesini veya takip edilmesini yasaklıyor. Kutup ayıları ayrıca 1973'ten bu yana uluslararası hukuk kapsamında koruma altında bulunuyor.</p>

<p>Kurallar uyarınca temmuz ile şubat ayları arasında bir kutup ayısına <strong>300 metreden</strong>, mart ile haziran ayları arasında ise <strong>500 metreden</strong> daha fazla yaklaşılması gerekiyor. Svalbard'da kutup ayılarının avlanması da koruma statüsü nedeniyle yasak.</p>

<h2 id="1108028632-3">'Uyandırılması hayatta kalmalarını etkileyebilir'</h2>

<p>Uzmanlar, özellikle yaz aylarında deniz buzlarının azalması nedeniyle kutup ayılarının yiyecek bulmakta zorlandığını belirtti.</p>

<p>Bu dönemde iyi durumda olan kutup ayılarının <strong>enerji harcamamak i</strong>çin uzun süre hareketsiz kalabildiği, rahatsız edilmelerinin ise gereksiz enerji harcamalarına yol açabileceğini aktaran uzmanlar, bunun <strong>hamile </strong>veya <strong>yavrularını emziren dişi</strong> kutup ayılarının hayatta kalması ve üreme başarısı açısından daha önemli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Svalbard ve Barents Denizi bölgesinde yaklaşık <strong>3 bin kutup ayısının</strong> yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların yaklaşık 300'ünün yıl boyunca Svalbard'da kaldığı belirtiliyor.</p>

<p>Svalbard'da hayvanları rahatsız ettikleri gerekçesiyle daha önce de para cezaları uygulandı. 2024'te bir turist,<strong> mors balığına </strong>yaklaşmaya çalıştığı için <strong>12 bin 500 Norveç kronu </strong>para cezasına çarptırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/uyuyan-kutup-ayisini-uyandirdi-sis-dudugu-calan-kisiye-para-cezasi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/08/1044274851-161-3069-1887-1920x0-80-69601f1cf2d66ff4d7270bf1e1531656jpg.webp" type="image/jpeg" length="20013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şempanzeler kavgadan kaçınmak ve gerilimi azaltmak için kucaklaşıyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/sempanzeler-kavgadan-kacinmak-ve-gerilimi-azaltmak-icin-kucaklasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/sempanzeler-kavgadan-kacinmak-ve-gerilimi-azaltmak-icin-kucaklasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, şempanze ve bonoboların yemek öncesinde birbirlerine sarılma, öpme ve okşama gibi fiziksel temaslarla "paylaşım" stresini azalttığını ve grup içindeki olası çatışmaları önlediğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'deki Durham Üniversitesi araştırmacılarının öncülüğünde yürütülen araştırma, şempanze ve bonoboların fiziksel teması yalnızca sosyal bağ kurmak için değil, grup içindeki gerilimi azaltmak amacıyla da kullandığını ortaya koydu.</p>

<p><i>Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences</i> dergisinde yayımlanan çalışmada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Zambiya'daki koruma alanlarında yaşayan beş farklı şempanze ve bonobo grubu incelendi.</p>

<p>Araştırma kapsamında primatlara belirli aralıklarla <strong>fıstık verilerek beslenme düzeni oluşturuldu</strong> ve <strong>yemek öncesindeki beş dakikalık etkileşimler </strong>gözlemlendi.</p>

<p>Araştırmada, beslenme öncesinde birbirleriyle<strong> daha fazla fiziksel temas kuran bireylerin, yemek sırasında daha az çatışma yaşadığı ve yiyeceği daha barışçıl şekilde paylaşabildiği </strong>belirlendi.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı psikolog Jake Brooker, özellikle gıda rekabeti gibi durumların grup içinde gerilim oluşturduğunu belirterek, yemek öncesindeki temasların bu stresi azaltmada önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Araştırma ayrıca şempanzelerin, bonobolara göre daha fazla bireyle fiziksel temas kurduğunu ortaya koydu. Şempanzelerin birbirlerinin <strong>ağzına parmak koyma veya hafifçe ısırma gibi yüksek güven gerektiren davranışları daha sık sergilediği </strong>gözlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bonobolarda dişiler arasındaki sosyal bağlar öne çıkarken, şempanzelerde fiziksel temasın daha çok erkek bireyler arasında yoğunlaştığı tespit edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, her iki türün de benzer yöntemlerle grup içindeki çatışmaları azaltmasının, ortak atalarının da benzer sosyal davranışlar sergilemiş olabileceğine işaret ettiğini değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/sempanzeler-kavgadan-kacinmak-ve-gerilimi-azaltmak-icin-kucaklasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/07/1103676364-172-3031-1877-1920x0-80-d3145a7411a25b4cb5c1c19847b597a4jpg-1.webp" type="image/jpeg" length="22351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsan ömrünün üst sınırı: Yeni araştırma en fazla kaç yıl yaşayabileceğimizi açıkladı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/insan-omrunun-ust-siniri-yeni-arastirma-en-fazla-kac-yil-yasayabilecegimizi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/insan-omrunun-ust-siniri-yeni-arastirma-en-fazla-kac-yil-yasayabilecegimizi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus araştırmacıların geliştirdiği matematiksel modele göre, yaşlanmayı tamamen durduracak bir tedavi bulunsa bile insanlar sonsuza kadar yaşayamayabilir. Çalışma, DNA'da zamanla biriken mutasyonların insan ömrünü yaklaşık 150 ila 190 yıl ile sınırlayabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan ömrünün teorik üst sınırı, yeni bir bilimsel araştırmayla yeniden gündeme geldi. Rusya'daki <strong>Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (Skoltech)</strong> araştırmacıları tarafından geliştirilen matematiksel modele göre, yaşlanmaya neden olan tüm biyolojik süreçler ortadan kaldırılsa bile insanların sonsuza kadar yaşaması mümkün görünmüyor.</p>

<p><strong><i>npj Aging</i></strong> dergisinde yayımlanan çalışmaya göre bunun temel nedeni, yaşam boyunca hücrelerde kaçınılmaz olarak biriken <strong>somatik DNA mutasyonları</strong>.</p>

<h2 id="1107485769-1">İnsan ömrü 150-190 yıl arasında sınırlandırılabilir</h2>

<p>Araştırmacılar, yaşlanmaya bağlı tüm hastalıkların tamamen önlendiği <strong>varsayımsal bir senaryo </strong>oluşturdu.</p>

<p>Bu modele göre, <strong>kanser, kalp hastalıkları ve demans </strong>gibi yaşa bağlı hastalıklar ortadan kalksa bile DNA'da rastgele oluşan mutasyonlar zamanla birikmeye devam ediyor. Bu birikim, hücrelerin işlevini bozarak insan yaşamına doğal bir sınır getiriyor.</p>

<p>Simülasyonlar, insanların <strong>yaklaşık 146 ila 194 yıl</strong> arasında yaşayabileceğini, <strong>ancak hiçbir koşulda ölümsüzlüğün mümkün olmayacağını gösterdi.</strong></p>

<h2 id="1107485769-2">Beyin ve kalp hücrelerin rolü</h2>

<p>Çalışmada, tüm hücrelerin aynı hızda yaşlanmadığı da ortaya kondu.<strong> Deri ve karaciğer</strong> gibi dokular sürekli yeni hücre üretebildiği için mutasyonların etkisini uzun süre telafi edebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık beyin ve kalpte bulunan, kendini yenileme kapasitesi çok düşük olan hücreler yaşam boyunca mutasyon biriktirmeye devam ediyor. Araştırmacılar, <strong>insan ömrünü sınırlayan temel etkenlerden birinin bu uzun ömürlü hücreler olduğunu </strong>belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1107485769-3">Araştırmacılar: Bu bir tahmin değil</h2>

<p>Çalışmanın başyazarı hesaplamalı biyolog Dmirtiy Kryukov, elde edilen sonucun gelecekte insanların mutlaka bu kadar yaşayacağı anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Araştırmacılar, geliştirilen <strong>modelin yaşlanmayı tek bir mekanizmayla açıklamadığını</strong>, aksine DNA mutasyonlarının yaşlanmadaki payını ölçmeye yönelik yeni bir yöntem sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Çalışmaya göre günümüzde insanların ortalama yaşam süresinin bu teorik sınırın oldukça altında olması, yaşlanmada DNA mutasyonlarının yanı sıra başka biyolojik süreçlerin de önemli rol oynadığını gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/insan-omrunun-ust-siniri-yeni-arastirma-en-fazla-kac-yil-yasayabilecegimizi-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/07/1072228512-865-486-1920x0-80-2a5f6133a3ec29d2566a0d1e698b32fajpg.webp" type="image/jpeg" length="48929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit Crystal Cove Otel renovasyonun ardından yeniden hizmete açılıyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-crystal-cove-otel-renovasyonun-ardindan-yeniden-hizmete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-crystal-cove-otel-renovasyonun-ardindan-yeniden-hizmete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs’ın en köklü ve en prestijli otellerinden Merit Crystal Cove, kapsamlı renovasyon sürecinin ardından yenilenen yüzüyle misafirlerini ağırlamak için gün sayıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern mimari anlayışla yeniden tasarlanan Merit Crystal Cove Otel, estetik yaşam alanları ve yeni konseptiyle lüksün zirvesinde ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Merit Crystal Cove’un her köşesi yenilendi.</strong></p>

<p>Dokuz aylık yenileme süreci kapsamında Merit Crystal Cove'un odaları, lobi alanı, açık büfe ana restoranı, a la carte restoranları, spa ve sağlık merkezi, açık yüzme havuzu ile barları baştan sona yeniden tasarlandı. Akdeniz'in doğal dokusundan ilham alınan tasarım anlayışıyla şekillendirilen yaşam alanlarında, modern çizgiler ve işlevsel detaylar ön plana çıkarıldı.</p>

<p></p>

<p>Otelin standart ve süit odaları günümüz misafir beklentilerine uygun olarak yenilenirken, konfor, fonksiyonellik ve estetik bir araya getirildi. Yenilenen odalar, sıcak ve huzurlu bir atmosfer sunacak şekilde modern bir anlayışla düzenlendi.</p>

<p>Yeme içme alanlarında da önemli yeniliklere imza atan Merit Crystal Cove, misafirlerine farklı gastronomi deneyimleri sunmaya hazırlanıyor. Çok daha geniş ve ferah bir ortama kavuşan ana restoran; yenilikçi büfe konsepti, şık ve konforlu kapalı ve açık oturma alanlarıyla, dünya mutfağından seçkin lezzetleri günün tüm öğünlerinde misafirleriyle buluşturacak. Adını Rüzgâr Tanrısı Zephyros'tan alan Zephyros Balık Restoranı, yenilenen atmosferinde deniz ürünlerini Akdeniz manzarası eşliğinde sunacak. Ottoman Kebab House ise yeniden tasarlanan sıcak ve şık mekânında Türk ve Osmanlı mutfağının seçkin lezzetlerini misafirleriyle buluşturacak.</p>

<p>Kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından Temmuz ayında yeniden hizmete açılacak olan Merit Crystal Cove Otel, yenilenen mimarisi, modern yaşam alanları ve beş yıldızlı hizmet anlayışıyla Kuzey Kıbrıs turizmine değer katmaya ve misafirlerine konfor ve lüksün iç içe geçtiği yüksek standartlarda bir konaklama deneyimi sunmaya devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-crystal-cove-otel-renovasyonun-ardindan-yeniden-hizmete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/07/mer-9.jpg" type="image/jpeg" length="67107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte yarı yolda bırakmayan en sadık 4 burç!]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/iste-yari-yolda-birakmayan-en-sadik-4-burc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/iste-yari-yolda-birakmayan-en-sadik-4-burc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astroloji dünyasında bazı burçlar flörtöz tavırlarıyla bilinirken, bazıları ise sadakatleri ile tanınır. Onlar için bir ilişki kurmak öylesine gelip geçici bir bağ oluşturmaktan çok daha fazlasıdır. Birine güvenmek ve o güvenin karşılığını almak onlar için her şeyden önemlidir. Peki, sadakatleri ile öne çıkan burçlar hangileri?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
İşte sevgisiyle dağları deviren, zor günde elinizi bırakmayan ve sadakati bir yaşam biçimi haline getiren o burçlar...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BOĞA </strong><br />
Listenin başında tabii ki toprak grubunun sabiti boğalar yer alıyor. Boğa burçları için güven, nefes almak kadar temel bir ihtiyaçtır. Değişimden pek hoşlanmazlar, bu yüzden birini sevdiklerinde ve hayatlarına aldıklarında, o kişiyi dünyalarının merkezi yaparlar.</p>

<p>Bir boğa burcu insanının sadakati sadece romantik değil, son derece pratiktir. Yanınızda olduğunu her an hissettirir ve sizi güvenli alanlarına dahil ederler. Konforlu yaşama ve ev mahremiyetine önem veren bu burcun insanları bir kez sizi o evin içinde hayal ettiklerinde ömürlük bir bağ kurmuşlar demektir.</p>

<p><strong>YENGEÇ </strong><br />
Yengeç burçları için "yuva" kavramı son derece kutsaldır. Birini ailesi gibi gördüğü an, onun için yapamayacağı şey yoktur. Duygusal derinliği o kadar fazladır ki ihanet fikri onun ruhuna aykırıdır.</p>

<p>Eğer bir yengeç size kalbinin anahtarını verdiyse, bilin ki fırtınalı havalarda sığınacağınız en güvenli liman odur. Ayrılık gelse bile ömürlük bir sevgiyle sizi hatırlayacaklarına dair hiç şüpheniz olmasın. Onlar yokluğunuza bile sadık kalacaklardır.</p>

<p><strong>AKREP </strong><br />
Akrep burçları hakkında çok şey söylenir ama sadakatleri genellikle gölgede kalır. Bir akrebim güvenini kazanmak zordur ancak o duvarları bir kez yıktığınızda, size ömür boyu sürecek bir bağlılık sunar.</p>

<p>Akrep, sevdiği kişi için ateşe yürümekten çekinmez. Onun sadakati tutkuyla beslenir, bu yüzden "ölüm bizi ayırana dek" sözünün karşılığıdır. Koşullar ne olursa olsun sevdiklerine ve sevgilerine sadık kalırlar. 10 yıl sonra da çıkıp gelseniz size olan sevgilerine ait kaldıklarını görebilirsiniz.</p>

<p><strong>OĞLAK </strong><br />
Oğlaklar için bir ilişki, uzun vadeli bir yatırımdır. Emek verdikleri, zaman harcadıkları ve birlikte bir gelecek inşa ettikleri kişiye sırt dönmek onlar için mantıksızdır.</p>

<p>Disiplinli ve dürüst yapıları sayesinde, bir söz verdiklerinde o sözü tutmak için ellerinden geleni yaparlar. Sadakat, bir oğlak için duygusal bir durum olmaktan da öte bir karakter meselesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/iste-yari-yolda-birakmayan-en-sadik-4-burc</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/07/burclar.jpg" type="image/jpeg" length="49169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar doğayı ve bilimi yerinde öğrendi]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/cocuklar-dogayi-ve-bilimi-yerinde-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/cocuklar-dogayi-ve-bilimi-yerinde-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Multitalent Education Center’dan çevre ve biyoloji odaklı eğitim gezisi Multitalent Education Center tarafından düzenlenen eğitim gezisinde, 6-11 yaş grubu öğrenciler çevre bilinci, ekolojik denge ve biyoloji alanlarında uygulamalı eğitim alma fırsatı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Multitalent Education Center’dan çevre ve biyoloji odaklı eğitim gezisi Multitalent Education Center tarafından düzenlenen eğitim gezisinde, 6-11 yaş grubu öğrenciler çevre bilinci, ekolojik denge ve biyoloji alanlarında uygulamalı eğitim alma fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çocuklar çevre bilinci ve ekolojik denge konularında bilgilendirildi</strong></h3>

<p>,24 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen gezi, Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı rehberliğinde ve Eğitim ve Araştırma Sorumlusu Sedef Kutlu’nun destekleriyle hayata geçirildi. Program kapsamında öğrenciler ilk olarak Gönyeli-Alayköy Yeşilada Parkı’nda, Biyologlar Derneği çatısı altında çevrenin önemi, çevre bilinci ve ekolojik denge konularında bilgilendirildi.<br />
Eğitimin ardından öğrenciler, Mustafa Kofalı Mandırası’nı ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Programın devamında ise Mustafa Kofalı’nın evinde misafir edilen çocuklar, mikroskop aracılığıyla doku ve hücre analizleri gerçekleştirerek biyoloji alanındaki bilgilerini uygulamalı çalışmalarla pekiştirdi.</p>

<h3><strong>"Doğa, çevre ve bilim"</strong></h3>

<p>Multitalent Education Center kurucuları Ali Üncü ve Mertel Aler ile kurucu öğretmenler Vedia Khan ve Ayşegül Özdemir’in refakatinde gerçekleştirilen gezi, öğrenciler açısından hem eğitici hem de keyifli bir deneyim olarak değerlendirildi. Doğa, çevre ve bilim ekseninde gerçekleştirilen etkinlik, çocukların araştırma, gözlem yapma ve bilimsel düşünme becerilerinin gelişmesine önemli katkılar sağladı.</p>

<h3><strong>"Eğitim Böyle Bi'şey"</strong></h3>

<p>Multitalent Education Center yetkilileri, organizasyonun başarılı bir şekilde gerçekleşmesine katkı sağlayan Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı’ya ve Eğitim ve Araştırma Sorumlusu Sedef Kutlu’ya teşekkür etti. Yetkililer ayrıca, genelde Kıbrıs’a, özelde ise Gönyeli ve çevresine böylesine değerli bir yaşam, eğitim ve çevre bilinci alanı kazandırılmasına öncülük eden Gönyeli-Alayköy Belediyesi adına Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Amcaoğlu’na da teşekkürlerini iletti. Multitalent Education Center yetkilileri, çocukların bilim, çevre ve doğayla iç içe öğrenmelerine olanak sağlayan benzer eğitim faaliyetlerini gelecekte de "Eğitim Böyle Bi'şey" sloganlarıyla sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan T.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KIBRIS, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/cocuklar-dogayi-ve-bilimi-yerinde-ogrendi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/06/multitalent-education-center.jpg" type="image/jpeg" length="94822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne Adayı Kaplumbağa Meritta ile Yeniden Mavi Sularda]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/anne-adayi-kaplumbaga-meritta-ile-yeniden-mavi-sularda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/anne-adayi-kaplumbaga-meritta-ile-yeniden-mavi-sularda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, boğulma nedeni ile tedavi altına alınan ve çok sayıda yumurta taşıdığı belirlenen Ece Seçkin isimli anne adayı deniz kaplumbağasını tedavi ederek doğal yaşam alanına kavuşturdu. Örnek teşkil eden bu vakanın yeniden denize dönmesi sayesinde gelecekte yüzlerce yavrunun mavi sularla buluşma ihtimali korunmuş oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Deniz ekosisteminin korunması ve devamlılığının sağlanması adına yaptığı çalışmalarla farkındalık yaratan Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, geçtiğimiz hafta sonu Merit Royal ve Merit Crystal Cove Otellerinin ortak kumsalında gerçekleştirdiği salım etkinliğiyle, tedavisi tamamlanan üç deniz kaplumbağasını daha yuvasına geri gönderdi.</p>

<p></p>

<p>Mahmut Karabetça tarafından bulunan <strong>Yıldız </strong>isimli yeşil deniz kaplumbağası, Şalvar Kaptan tarafından bulunan <strong>Eva</strong> isimli yeşil deniz kaplumbağası ve <strong>Ece Seçkin</strong> isimli Caretta Caretta türü deniz kaplumbağası boğulma nedeni ile Merkez’e getirilerek tedavi altına alınmıştı. Ultrason incelemelerinde Ece Seçkin isimli deniz kaplumbağasının üreme döneminde olduğu ve gelişimini sürdüren çok sayıda yumurta taşıdığı belirlendi. Başarıyla tamamlanan rehabilitasyon sürecinin ardından üç deniz kaplumbağası da sağlıklarına kavuşturularak doğal yaşam alanlarına uğurlandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Silem Sargın Kara: “</strong><strong>Tedavi edilen bu bireyin yeniden denize dönebilmesi; yalnızca bir canlının kurtarılması değil, taşıdığı yumurtalar sayesinde gelecekte yüzlerce yavrunun denizle buluşma ihtimalinin korunması anlamına geliyor.</strong><strong>” </strong></p>

<p></p>

<p>Ece Seçkin isimli kaplumbağanın bir anne adayı olduğunu belirterek tedavi sürecini anlatan Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi Müdürü, Biyolog Silem Sargın Kara, “Bu vaka bizim için yalnızca bir deniz kaplumbağasının tedavi edilmesi anlamına gelmiyor. Ece Seçkin’in Merkez’e ulaşmasıyla birlikte, yalnızca kendisi değil, taşıdığı yumurtalar nedeniyle gelecek nesiller de bizim sorumluluğumuz altındaydı. Tarafımızca hazırlanan özel takip programı kapsamında hem akciğer enfeksiyonunun tedavisi hem de yumurtaların gelişimi eş zamanlı olarak yakından izlendi. Tedavi süreci boyunca düzenli sağlık kontrolleri, ultrason muayeneleri ve davranış gözlemleri gerçekleştirildi” dedi.</p>

<p>Deniz kaplumbağalarının, yaklaşık 20-30 yılda üreme olgunluğuna ulaşabildiğini ve yaşamları boyunca sınırlı sayıda başarılı üreme fırsatı yakalayabildiğini belirten Sargın Kara, üreme dönemindeki her yetişkin dişi bireyin, popülasyonun devamlılığı açısından son derece kritik bir değere sahip olduğunu kaydetti. Bu vakanın önemli bir örnek teşkil ettiğinin de altını çizen Sargın Kara: “Zamanında yapılan müdahale ve rehabilitasyon çalışmaları türün geleceğini doğrudan etkileyebiliyor. Tedavi edilen bu bireyin yeniden denize dönebilmesi; yalnızca bir canlının kurtarılması değil, taşıdığı yumurtalar sayesinde gelecekte yüzlerce yavrunun denizle buluşma ihtimalinin korunması anlamına geliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/anne-adayi-kaplumbaga-meritta-ile-yeniden-mavi-sularda</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/06/mer-7.jpg" type="image/jpeg" length="77899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Telaffazu en zor soru' sosyal medyada gündem oldu: 47 harften oluşuyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/telaffazu-en-zor-soru-sosyal-medyada-gundem-oldu-47-harften-olusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/telaffazu-en-zor-soru-sosyal-medyada-gundem-oldu-47-harften-olusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kim Milyoner Olmak İster Yarışması'nda 47 harften oluşan bir gölün hangi ülkede olduğunun sorulması sosyal medyada gündem oldu. Birçok kişi, sorunun 'yarışma tarihinin en zor sorusu' olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kim Milyoner Olmak İster Yarışması</strong>'na katılan ünlü oyuncu <strong>Mustafa Ferit Aktuğ</strong>'a sorulan "<strong>Chargoggagoggmanchauggaugagoggchaubunagungamaug Gölü nerededir?"</strong> sorusu sosyal medyada gündem oldu. <strong>47 harf</strong>ten oluşan gölün ismini telaffuz etmekte programın sunucusu Oktay Kaynarca bile zorlanırken Aktuğ doğru cevap vermeyi başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1106684374-1">Yarışma tarihinin teleffuzu en zor soru oldu</h2>

<p>Oktay Kaynarca'nın sunuculuğunu yaptığı yarışma programına ünlü oyuncu Mustafa Ferit Altuğ katıldı. 9'uncu soruya kadar ilerleyen Altuğ'a sorulan ve 200 bin TL değerindeki soru ise şaşırttı.</p>

<p>Altuğ'a 47 harften oluşan ve yarışma tarihinin en zor teleffuz edilen sorularından biri olan "<strong>Chargoggagoggmanchauggaugagoggchaubunagungamaug Gölü nerededir?"</strong> sorusu yöneltildi. Şıklarda ise ABD, Kenya, Moğalistan ve Finlandiya seçenekleri yer aldı. Uzun süre düşünen ve çift cevap hakkını kullanan Altuğ, ABD diyerek doğru yanıtı verdi.</p>

<h2 id="1106684374-2">Atasözü sorusunda elendi</h2>

<p>11. soruya kadar yükselen Aktuğ, 500 bin TL değerindeki atasözü sorusunda ise yarışmaya veda etti. Aktuğ,"<strong>İki kardeş savaşmış" şeklindeki başlayan atasözünün devamı nasıldır?” </strong>sorusuna "Düşmanları ağlamış" cevabını verdi. Ancak doğru cevap "Ebleh buna inanmış" çıktı. Yarışmacı toplamda <strong>50 bin TL kazandı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/telaffazu-en-zor-soru-sosyal-medyada-gundem-oldu-47-harften-olusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/06/1106684221-1920-1080-1920x0-80-32df97a05c51e9a9600e2c43c3d33c59jpg.webp" type="image/jpeg" length="33124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedilerle iletişimin sırrı çözüldü: Bilim insanlarından ‘göz kırpma’ önerisi]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-iletisimin-sirri-cozuldu-bilim-insanlarindan-goz-kirpma-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-iletisimin-sirri-cozuldu-bilim-insanlarindan-goz-kirpma-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kedilerle daha güçlü bir bağ kurmanın sanılandan çok daha kolay olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre yavaşça göz kırpmak ve gözleri hafif kısmak, kedilerin insanlara yaklaşma ve etkileşime girme olasılığını artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerin mesafeli ve bağımsız hayvanlar olduğu düşünülse de bilim insanları, insanlarla iletişim kurdukları özel bir yöntemi doğruladı.</p>

<h2 id="1106659198-1">Kedilerle iletişim kurmanın basit yolu bulundu</h2>

<p>2020 yılında yayımlanan ve yeniden gündeme gelen araştırmaya göre, kedilerle bağ kurmanın en etkili yollarından biri onlara<strong> "kedi gülümsemesi" </strong>olarak bilinen <strong>yavaş göz kırpma hareketiyle </strong>karşılık vermek.</p>

<p><strong>İngiltere</strong>'deki Sussex Üniversitesi'nden psikolog Karen McComb ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, kedilerin insanların bu hareketine olumlu yanıt verdiğini ortaya koydu. Araştırmada, gözleri hafifçe kısarak yavaşça kırpmanın kediler tarafından dostça bir davranış olarak algılandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1106659198-2">Kediler de karşılık veriyor</h2>

<p>Araştırmanın ilk aşamasında 14 farklı evde yaşayan 21 kedi incelendi. Sahiplerinden, kediler rahat bir konumdayken yaklaşık bir metre uzaklıkta oturarak onlara yavaşça göz kırpmaları istendi. Kayıt altına alınan sonuçlar, kedilerin sahipleri kendilerine göz kırptığında aynı hareketi daha sık tekrarladığını gösterdi.</p>

<p>İkinci deneyde ise kedilerle daha önce hiç karşılaşmamış araştırmacılar yer aldı. Bu kez araştırmacılar kedilere yavaş göz kırptı ve ardından ellerini uzattı. Sonuçlar, kedilerin hem göz kırpma hareketine karşılık verdiğini hem de insanlara yaklaşma eğiliminin arttığını ortaya koydu.</p>

<h2 id="1106659198-3">'Kedilerle bir sohbet başlatabilirsiniz'</h2>

<p>Araştırmanın başyazarı McComb, bu davranışın evde veya sokakta karşılaşılan kedilerle kolayca uygulanabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>Kedilere rahat bir şekilde gülümser gibi gözlerinizi hafifçe kısın ve ardından birkaç saniye boyunca yavaşça gözlerinizi kapatın. Çoğu zaman aynı şekilde karşılık verdiklerini göreceksiniz. Böylece adeta bir sohbet başlatabilirsiniz.</p>

<h2 id="1106659198-4">Kediler düşünüldüğünden daha sosyal olabilir</h2>

<p>Uzmanlara göre son yıllarda yapılan araştırmalar, kedilerin insanlarla ilişkilerinin sanılandan daha güçlü olduğunu gösteriyor. Çalışmalar, kedilerin isimlerini tanıyabildiğini, sahiplerinin ruh halindeki değişimleri fark edebildiğini ve kendilerine olumlu yaklaşan insanlara daha sıcak davrandığını ortaya koydu.</p>

<p>Bilim insanlarına göre yavaş göz kırpma davranışının nedeni tam olarak bilinmese de, bunun tehdit içermeyen niyetlerin bir göstergesi olabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar ayrıca bu bilginin veteriner klinikleri ve hayvan barınakları gibi stresli ortamlarda kedilerin refahını artırmak için kullanılabileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-iletisimin-sirri-cozuldu-bilim-insanlarindan-goz-kirpma-onerisi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/06/1098445229-160-3072-1888-1920x0-80-f99a89a38e85472d6e43ae4b97b23559jpg-1.webp" type="image/jpeg" length="72158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedilerle ilgili yeni araştırma: Erkeklere daha fazla miyavlıyorlar]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-ilgili-yeni-arastirma-erkeklere-daha-fazla-miyavliyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-ilgili-yeni-arastirma-erkeklere-daha-fazla-miyavliyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yürütülen bir araştırma, kedilerin erkeklere kadınlara kıyasla daha sık miyavladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu durumun insanlarla kediler arasındaki iletişim biçimine dair yeni ipuçları sunabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırma, kedilerin insanlarla kurduğu iletişimi daha iyi anlamak amacıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmayı yürüten araştırmacı <strong>Kaan Kerman</strong>, insanların köpeklerini genellikle daha iyi anladığını, buna karşın kedilerin davranışlarının çoğu zaman gizemini koruduğunu belirterek bu soruya yanıt aradı.</p>

<p>Araştırma kapsamında <strong>31 kişi</strong>, ev ortamında kedileriyle olan etkileşimlerini vücut kamerasıyla kaydetti. Toplanan görüntülerde kedilerin sahiplerini karşılama davranışları incelendi.</p>

<h3 id="1106638049-1">Erkeklere daha fazla miyavladılar</h3>

<p>Araştırma sonuçlarına göre kediler, erkek aile üyelerine kadınlara kıyasla daha sık miyavladı.</p>

<p>İncelemelerde erkekler için 100 saniyelik karşılaşmalarda ortalama <strong>4.3 miyavlama</strong>, kadınlar için ise ortalama <strong>1.8 miyavlama</strong> tespit edildi.</p>

<p>Elde edilen veriler, kedilerin erkeklerle iletişim kurarken daha fazla sesli tepki verdiğini ortaya koydu.</p>

<h3 id="1106638049-2">Bunun nedeni ne olabilir?</h3>

<p>Araştırma, kedilerin erkekleri <strong>daha az anlayışlı</strong> gördüğünü ya da <strong>daha fazla yönlendirmeye </strong>ihtiyaç duyduğunu doğrudan göstermiyor.</p>

<p>Ancak araştırmacılara göre kadınlar ve erkekler evcil hayvanlarıyla farklı şekillerde etkileşim kurabiliyor ve kediler de bu farklılıklara farklı tepkiler verebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca kedilerin kendi aralarında çoğunlukla beden diliyle iletişim kurduğunu, miyavlamanın ise büyük ölçüde <strong>insanlarla iletişim kurmak</strong> için kullanılan bir davranış olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde, kedilerin erkeklere daha sık miyavlamasının nedenlerinden birinin erkeklerin sesli iletişime <strong>daha fazla ihtiyaç duyduğunu </strong>düşünmeleri olabileceği öne sürüldü. Ancak bu yorumun araştırmanın doğrudan bir sonucu olmadığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/kedilerle-ilgili-yeni-arastirma-erkeklere-daha-fazla-miyavliyorlar</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/06/1103551522-98-837-569-1920x0-80-ffa2f5727b35408bf4a77a86a2488c74jpg.webp" type="image/jpeg" length="17094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’yı rekor sıcaklar vurdu: ‘1000 yıldı bir görülecek bir olay’, Fransa’da 7 ölü]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/avrupayi-rekor-sicaklar-vurdu-1000-yildi-bir-gorulecek-bir-olay-fransada-7-olu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/avrupayi-rekor-sicaklar-vurdu-1000-yildi-bir-gorulecek-bir-olay-fransada-7-olu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa ve İngiltere mayıs ayı için ulusal sıcaklık rekorları kırarken, Avrupa'da erken yaz sıcak dalgası rekor üstüne rekor kırıyor. İspanya'da haftanın sonunda bazı bölgelerde sıcaklıkların 40 dereceye ulaşması bekleniyor. Sıcaklıkların şimdiden 37.1 dereceyi bulduğu Fransa’da aşırı sıcaklar 7 can aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İngiltere</strong> Meteoroloji Dairesi (Met Office), Londra Kew Gardens'ta ölçülen <strong>34.8 santigrat derece</strong> ile mayıs ayı için tüm zamanların rekorunun kırıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Fransız</strong> meteoroloji servisi Meteo France ise pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, özellikle batı Fransa'da 352 istasyonda mayıs ayı rekoru kırıldığını duyurdu. En yüksek sıcaklık güneybatıdaki Landes bölgesine bağlı Hossegor yakınlarında <strong>37.1 santigrat derece </strong>olarak ölçüldü.</p>

<p>İklim bilimci Christophe Cassou, Paris merkezli Le Monde gazetesine yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>Bu, 1979-2025 iklim verilerine göre yılın bu döneminde bin yılda bir görülebilecek kadar nadir bir olay. Endüstri öncesi dönemde ise neredeyse imkansızdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, Fransa, İspanya ve İngiltere'de yeni rekorların beklediğini, sıcaklıkların mevsim normallerinin <strong>12-13 derece üzerine çıktığını </strong>belirtiyor. Meteo France olayı “erken, olağanüstü ve uzun süreli” bir sıcak dalgası olarak tanımladı. Dalganın birkaç gün daha devam etmesi öngörülüyor.</p>

<h2 id="1106034387-1">Sıcak dalgası Fransa'da 7 can aldı</h2>

<p>Fransız hükümeti salı günü, batı Avrupa'yı etkileyen sıcak dalgasıyla bağlantılı olarak 7 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Yerel basına göre ölümlerden 5'i boğulma kaynaklı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/avrupayi-rekor-sicaklar-vurdu-1000-yildi-bir-gorulecek-bir-olay-fransada-7-olu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/1106033743-161-3070-1888-1920x0-80-5c0f0f050073a8129ce6cb28b20b0c2ejpg.webp" type="image/jpeg" length="61248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutulmaya yüz tutmuş oyunlar İskele’de hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/unutulmaya-yuz-tutmus-oyunlar-iskelede-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/unutulmaya-yuz-tutmus-oyunlar-iskelede-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkede unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunları yeniden hayat buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>İskele Belediyesi tarafından İskele Belediyesi Kültür Evi önünde düzenlenen etkinlikte bölge okullarında eğitim gören çocuklar bir araya geldi.</p>

<p>İskele Belediyesinden verilen bilgiye göre, renkli görüntülere sahne olan etkinlikte çocuklar geleneksel oyunlarla eğlenirken, geçmişten günümüze taşınan kültürel değerler yeniden yaşatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik boyunca çocuklar hem arkadaşlık bağlarını güçlendirdi hem de açık havada keyifli vakit geçirme fırsatı buldu.</p>

<p>Etkinlik sonunda, etkinliğe katkı koyanlara İskele Belediyesi Kültür &amp; Sanat ve Dış İlişkiler Danışmanı Özlem Kadirağa tarafından teşekkür plaketi taktim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/unutulmaya-yuz-tutmus-oyunlar-iskelede-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/isk2.jpg" type="image/jpeg" length="37943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma: 'Telafi uykusu' erken ölüm riskini azaltabilir]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kısa uyunan bir gecenin ardından alınan ekstra uykunun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri azaltabileceğini açıkladı. Araştırmada, ‘telafi uykusu’ alan kişilerin erken ölüm riskinin daha düşük olduğu görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tsinghua Üniversitesi</strong> bünyesinde çalışan uyku araştırmacısı <strong>Şiaoyu Li</strong> ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, <strong>85 binden fazla kişinin</strong> uyku verileri incelendi. Bulgular, kısa süreli <strong>uyku kaybı</strong> sonrası daha uzun uyuyan kişilerin, sonraki yıllarda <strong>ölüm riskinin</strong> düzenli uyku alanlara <strong>yakın seviyede</strong> kaldığını ortaya koydu. Araştırma, bilim dergisi <strong>Nature Communications</strong>’ta yayımlandı.</p>

<h2 id="1105894590-1">Kısa uyku sonrası ekstra uyku dikkat çekti</h2>

<p>Araştırmacılar, toplamda <strong>574 binden fazla geceye</strong> ait uyku verisini analiz etti. Katılımcıların önemli bölümünün bazı geceler normalden daha az uyuduğu görüldü. Ancak bu kişilerin yaklaşık yarısı, ertesi gece <strong>ortalama 1 saat daha fazla </strong>uyuyarak bir tür ‘<i>telafi uykusu</i>’ aldı.</p>

<p>Bilim insanları, kısa uyku sonrası hiç ekstra uyumayan kişilerin, takip edilen 8 yıllık süreçte <strong>ölüm riskinin yaklaşık yüzde 15 daha yüksek</strong> olduğunu belirtti. Buna karşılık <strong>ekstra uyku</strong> alan kişilerde riskin belirgin şekilde düştüğü görüldü.</p>

<h2 id="1105894590-2">Araştırmacılar temkinli konuştu</h2>

<p>Ottawa Üniversitesi’nde uyku uzmanı olarak görev yapan <strong>Jean-Philippe Chaput</strong>, bulguların dikkat çekici olduğunu ancak bunun sürekli az uyumanın <strong>güvenli olduğu anlamına</strong> gelmediğini söyledi. <strong>Chaput</strong>, <i>"Bu çalışma, telafi uykusunun kısa süreli uyku kaybını kısmen dengeleyebileceği fikrini destekliyor"</i> dedi.</p>

<p>Uzmanlar, araştırmanın gözlemsel olduğunu ve doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmadığını vurguladı. Araştırmaya göre özellikle doğal olarak kısa uyuyan kişilerde <strong>uyku eksikliğinin</strong> etkileri daha belirgin ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1105894590-3">Modern yaşam etkisi öne çıktı</h2>

<p>Araştırmacılar, <strong>telafi uykusunun</strong> çoğunlukla hafta sonu yerine hafta içinde gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p>Washington Üniversitesi’nde uyku araştırmaları üzerine çalışan <strong>Nathaniel Watson</strong>, insanların kaybettikleri uykuyu mümkün olan en kısa sürede geri almaya çalıştığını söyledi. <strong>Watson</strong>, <i>"Bu durum modern yaşamı daha iyi yansıtıyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilim insanları gelecekte, <strong>telafi uykusunun</strong> kalp hastalıkları, diyabet ve nörolojik sorunlar üzerindeki etkilerini daha detaylı incelemeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/1055005423-864-486-1920x0-80-66b1f84cee6a97bf93943f33edce4e2ejpg.webp" type="image/jpeg" length="28039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit Park Hotel’e TatilBudur’dan “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü”]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC’nin seçkin konaklama merkezlerinden Merit Park Hotel Casino & Spa, misafir memnuniyetine verdiği önem ve yüksek hizmet kalitesiyle önemli bir başarıya daha imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>TatilBudur tarafından gerçekleştirilen Misafir Memnuniyeti Ölçüm Anketi sonuçlarına göre Merit Park Hotel, 2025 sezonunda “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü”ne layık görüldü.</p>

<p>Misafir memnuniyet puanı 9 ve üzeri, tesis tavsiye oranı ise yüzde 90’ın üzerinde olan otellerin değerlendirildiği prestijli organizasyonda, Merit Park Hotel’in ödül alan 31 tesis arasında yer alması dikkat çekti. Türkiye ve Kıbrıs’tan binlerce tesisin değerlendirildiği süreçte elde edilen bu başarı, otelin misafir deneyimine verdiği önemin güçlü bir göstergesi oldu.</p>

<p>Ultra Her Şey Dahil konsepti, yenilenen yaşam alanları, kaliteli hizmet anlayışı ve profesyonel ekibiyle misafirlerine ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunan Merit Park Hotel, sektördeki güçlü konumunu bir kez daha pekiştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merit Park Hotel yetkilileri, elde edilen başarının ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu belirterek, misafir memnuniyetini her zaman en üst seviyede tutma hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>KKTC turizmine sunduğu katkılarla öne çıkan Merit Park Hotel, uluslararası standartlardaki hizmet anlayışıyla bölge turizminin gelişimine değer katmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/mer-5.jpg" type="image/jpeg" length="27322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Macron çiftindeki ‘tokat’ krizinde yeni iddia: ‘İranlı oyuncuya mesaj attı']]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransız gazeteci Florian Tardif’in yeni kitabına göre, Brigitte Macron’un geçen yıl Emmanuel Macron’a uçakta tokat attığı iddiasının arkasında İranlı oyuncu Golshifteh Farahani ile yapılan mesajlaşmalar bulunuyor. Elysee Sarayı ve Macron cephesi ise iddiaları reddediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı<a href="https://anlatilaninotesi.com.tr/person_Emmanuel_Macron/" rel="nofollow" target="_blank"> <strong>Emmanuel Macron</strong></a> ile eşi Brigitte Macron arasında geçen ve geçen yıl dünya basınında geniş yankı uyandıran ‘tokat’ tartışması yeniden gündeme geldi. Fransız medyasına göre olayın arkasında<strong> İranlı oyuncu Golshifteh Farahani </strong>ile yapılan mesajlaşmalar bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>BFMTV, Voix, Madame Figaro ve 20 Minutes</em> gibi Fransız medya kuruluşlarının aktardığına göre, Paris Match’in siyaset yorumcularından gazeteci Florian Tardif yeni yayımlanan "A (Almost) Perfect Couple" <strong>(Neredeyse Mükemmel Bir Çift)</strong> adlı kitabında dikkat çekici iddialarda bulundu.</p>

<p>Yaklaşık bir yıl önce Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye iniş yapan uçakta çekilen görüntülerde, Brigitte Macron’un eşi Emmanuel Macron’a tokat attığı iddiası sosyal medyada ve dünya basınında geniş tartışma yaratmıştı. Elysee Sarayı ise o dönemde görüntülerin<strong> "eşler arasında şakalaşma" </strong>olduğunu açıklamıştı.</p>

<h2 id="1105711813-1">'Basit bir şaka değildi'</h2>

<p>Ancak gazeteci Tardif, olayın basit bir şaka olmadığını öne sürdü. Kitaba göre Macron, bir süredir <strong>Paris’te yaşayan İranlı oyuncu Golshifteh Farahani </strong>ile mesajlaşıyordu. İddiaya göre Brigitte Macron bu yazışmaları fark etti ve çift arasında gerginlik yaşandı.</p>

<h2 id="1105711813-2">'Sizi çok güzel buluyorum'</h2>

<p>Tardif, <strong>Macron ile oyuncu arasında "platonik" bir ilişki bulunduğunu </strong>savunurken, mesajların zaman zaman samimi bir tona ulaştığını ileri sürdü. Kitapta yer alan iddiaya göre Macron’un oyuncuya gönderdiği mesajlardan birinde,<strong> "Sizi çok güzel buluyorum"</strong> ifadesi yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/1105712041-1600-900-1920x0-80-fd86e7030dd494f844eacd9625c80990jpg.webp" type="image/jpeg" length="25713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları cevabını buldu: Kızıl saçın ortaya çıkmasının bir nedeni var]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 16 bin antik insan kalıntısını analiz eden bilim insanları, kızıl saç ve açık tenin, D vitamini üretimi açısından avantaj sağladığı için doğal seleksiyonla tercih edildiğini ortaya koydu. Amaç, güneşin az olduğu bölgelerde insanı daha dayanıklı ve sağlıklı yapmak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geniş kapsamlı genetik araştırma, Avrupa’da<strong> kızıl saç geninin,</strong> 10 binden fazla yıldır aktif olarak ortaya çıktığını zamanla daha yaygın hale geldiğini ortaya koydu. Sebep ise insanları daha sağlıklı ve dayanıklı hale getirmek.</p>

<p>Bilim insanları, yaklaşık <strong>16 bin antik insan kalıntısından ve 6 binden fazla yaşayan bireyden elde edilen DNA verilerini</strong> inceleyerek doğal seleksiyonla (seçilim) ilgili güçlü kanıtlar elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, doğal seçilim tarafından tercih edilmiş görünen 479 genetik varyant tespit edildi. <strong>Kızıl saç ve açık tenle ilişkili genlerin yanı sıra, çölyak hastalığına yatkınlık ve diyabet, kellik ile romatoid artrit riskini azaltan bazı genlerin </strong>de zamanla daha yaygın hale geldiği belirlendi.</p>

<p>Araştırmacılar, “<strong>Kızıl saç 4 bin yıl önce avantajlı olabilir ya da daha önemli bir özelliğe bağlı olarak yayılmış olabilir”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Önceki çalışmalar, <strong>kızıl saçlı ve açık tenli kişilerin D vitaminini daha verimli üretebildiğini</strong>, bunun da özellikle güneş ışığının az olduğu kuzey bölgelerde hayatta kalma avantajı sağlamış olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Daha önce, yetişkinlikte <strong>süt sindirme yeteneği gibi yalnızca yaklaşık 21 genetik özelliğin</strong> doğal seçilimle yaygınlaştığı biliniyordu.</p>

<p>Ancak yeni çalışma, çok sayıda antik DNA örneği ve gelişmiş analiz yöntemleri sayesinde, <strong>Batı Avrasya’da yüzlerce genin zaman içinde yayılıp azaldığını </strong>ve özellikle avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçişle birlikte bu sürecin hızlandığını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmanın baş yazarı Ali Akbari, “<em>Bu yeni teknikler ve geniş antik genom verisi sayesinde doğal seçilimin biyolojimizi nasıl şekillendirdiğini artık gerçek zamanlı izleyebiliyoruz</em>” dedi.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bazı genlerin avantajı çok açık; kızıl saç ve açık tenle ilişkili genler, “<em>düşük güneş ışığı alan bölgelerde, beslenmeyle yeterince alınamayan D vitamininin daha fazla üretilmesini sağlamış olabilir</em>.”</p>

<h3 id="1105089312-1">Bazı hastalık genleri çoğalıyor, bazıları spesifik dönemlerde ortaya çıkıyor</h3>

<p>Buna karşılık bazı genetik eğilimler daha zor açıklanıyor. <strong>Çölyak hastalığı riskini artıran bir mutasyonun yaklaşık 4 bin yıl önce ortaya çıktığı </strong>ve zamanla yaygınlaştığı belirlendi. Bu gen varyantına sahip kişilerin, hastalık riskine rağmen <strong>hayatta kalma ve genlerini aktarma</strong> olasılığının daha yüksek olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Benzer şekilde, <strong>verem riskini artıran TYK2</strong> adlı bağışıklık geni de 9 bin ile 3 bin yıl önce arasında yaygınlaşmış, ardından tekrar azalmaya başlamış. Bu tür genlerin, belirli dönemlerde yaygın olan <strong>patojenlere karşı koruma sağlamış</strong> olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2 id="1105089312-2">Tasarruf eden gen</h2>

<p>Araştırma ayrıca, <strong>yüksek vücut yağı oranını teşvik eden gen kombinasyonlarının zamanla azaldığını</strong> ortaya koydu. Bu durum, kıtlık dönemlerinde avantaj sağlayan <strong>“tasarruflu gen”</strong> hipoteziyle açıklanıyor. Tarımla birlikte gıdaya erişimin düzenli hale gelmesi, bu tür genleri <strong>dezavantajlı hale getirmiş</strong> olabilir.</p>

<p>Bulgular Nature dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/04/1105089376-1313-739-1920x0-80-58631a10179405fbb764bb38d68631e9png-1.webp" type="image/jpeg" length="81577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeniden Yeşil Kıbrıs: 14 bin 300 fidan toprakla buluştu]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde Yeniden Yeşil Kıbrıs projesi kapsamında ağaçlandırma ve fidan dikimi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde; Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Orman Dairesi ve belediyelerin iş birliğiyle ülke genelinde geniş çaplı bir ağaçlandırma seferberliği gerçekleştirildi. Telsim ve Kuzey Kıbrıs Turkcell’İn iletişim desteği verdiği “Yeniden Yeşil Kıbrıs Projesi” kapsamında 18 belediyenin desteğiyle 27 farklı dikim alanına eşzamanlı 14 bin 300 adet fidan dikimi yapıldı.</p>

<p>Fidan dikimine yetkililer, öğrenciler yurttaşlar ile kurum ve kuruluşlardan katılımcılar katıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Aydemet Eşevler Sokak’taki fidan dikimi etkinliğinde basına yaptığı açıklamada projenin yalnızca çevresel değil, toplumsal bir mesaj da taşıdığını belirtti. “Bir araya geldiğimizde başaramayacağımız hiçbir şey yok” diyen Cumhurbaşkanı Erhürman, farklı kurumların ve toplum kesimlerinin ortak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’In eşi Nilden Bektaş da yaptığı konuşmada, yaklaşık üç aylık hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen etkinlikte 14 bin 300 fidanın toprakla buluşturulacağına işaret ederek, projeye 18 belediyenin destek verdiğini ve toplamda 27 farklı dikim alanının belirlendiğini söyledi.</p>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, dikilen fidanların bakımının yapılabileceği ve sulanabilir alanların özellikle seçildiğini vurguladı.</p>

<p>Çalışmanın bir başlangıç olduğunu belirten Nilden Bektaş Erhürman, “Amacımız yeniden yeşil bir Kıbrıs yaratmak. Bu sadece bir slogan değil, gerçek bir hedef” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, fidanların israf edilmemesi adına planlı hareket edildiğini ve “gerekirse az ama yaşatılacak fidan” anlayışıyla ilerlediklerini ifade etti.</p>

<p>Projede okulların aktif rol almasının önemine de dikkat çeken Nilden Bektaş Erhürman, çocuklarda çevre bilincinin erken yaşta gelişmesinin geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi.</p>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, dikilen tüm fidanların bakımının düzenli olarak yapılacağını ve projenin ilerleyen dönemlerde genişletilerek devam edeceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/04/yesil.jpg" type="image/jpeg" length="75554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japon uzmanlar maymun Punch'ın yalnızlığını anlattı: Gidecek başka bir yeri yok]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Japonya'da bir hayvanat bahçesinde çekilen videolarla küresel ilgi odağı haline gelen yavru maymun Punch'ın annesi tarafından kabul edilmemesinin ardında, hayvanat bahçesi koşullarının ve iklim değişikliği etkilerinin bulunduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kar maymunu olarak da bilinen <strong>Japon makak maymunu (Macaca fuscata) Punch</strong>, 26 Temmuz 2025'te İçikawa Hayvanat Bahçesi'nde doğumunun ardından annesi tarafından terk edildiğinde, hayvanat bahçesi yetkilileri "yapay bakım" yöntemine geçti. Bakıcılar, yavrunun tutunabileceği bir "vekil anne" olarak kendisine <strong>pelüş bir orangutan oyuncak</strong> verdi.</p>

<p><strong>Eski Kyoto Üniversitesi Primat Araştırma Enstitüsü Müdürü ve eski Uluslararası Primatoloji Derneği Başkanı Tetsuro Matsuzawa</strong>, hayvanat bahçesinde benzer durumların daha önce de yaşandığını söyledi.</p>

<h2 id="1104549821-1">'Punch'ın gidecek başka bir yeri yok'</h2>

<p>Doğumda terk edildikten sonra Punch'ın Ocak 2026'dan itibaren önce kafesin dışından, ardından kafes tellerinin arasından ve son olarak doğrudan sürüye tanıtıldığını hatırlatan Matsuzawa, "<em>Punch'ın gidecek başka bir yeri yok, doğaya salınamaz ve Japon makakları için kullanılabilecek bir barınak bulunmuyor</em>." dedi.</p>

<p>Doğal ortamdaki Japon makaklarında ve şempanzelerde annelerin yavrularını terk etmesi gibi bir durumun neredeyse hiç görülmediğine, hayvanat bahçelerinde ise belirli sıklıklarla bu tür olayların yaşandığına dikkati çeken Matsuzawa, özellikle ilk kez anne olan bireylerde bu durumun görülme olasılığının daha fazla olduğunu aktardı.</p>

<h2 id="1104549821-2">'3 faktör birbirini tetikledi'</h2>

<p>Punch'ın terk edilmesinin ardında birbirini tetikleyen üç faktör bulunduğuna işaret eden Matsuzawa, bu faktörleri <strong>annelik tecrübesizliği, hayvanat bahçesi ortamının yetersizliği ve iklim değişikliğinin</strong> tetiklediği aşırı yaz sıcaklıkları olarak sıraladı.</p>

<p>Matsuzawa, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Japon makakları ormanlarda yaşar, yerde ve ağaçlarda özgürce hareket eder. Bitki örtüsü, toprak, gölge veya yapısal çeşitlilikten yoksun beton bir barınak, özellikle günümüzün giderek artan aşırı yaz sıcaklıklarında, doğal ihtiyaçlarla temelden uyumsuzdur.</p>

<p>İçikawa sürüsünde gözlemlenen alopesi (saçkıran), yaban ortamlarındaki popülasyonlarda nadiren görülen kronik stres seviyelerine işaret etmektedir.</p>

<p>2009'dan 2026'ya kadar hayvanat bahçesinde hiçbir yapısal değişiklik olmadı. Kapalı alan ortamının yetersizliği, en özverili bakıcıların bile telafi edemeyeceği bir şeydir.</p>

<p>"Punch'ın doğduğu 26 Temmuz 2025 tarihinde İçikawa'da hava önce bulutlu, ardından yağışlıydı. En yüksek 33,4 ve en düşük 27,8 derece sıcaklıkla son derece nemli ve sıcak bir gün yaşandı.</p>

<p>Tüm Kanto (Tokyo-İçikawa) bölgesi çok güçlü bir Pasifik yüksek basınç sisteminin etkisi altındaydı ve sıcak hava dalgaları etkisini sürdürüyordu.</p>

<p>Serin orman ortamlarına adapte olmuş bu tür için, hayvanat bahçesinin ısıyı yansıtan beton zemini o gün son derece sıcaktı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1104549821-3">'Koşullar iyileştirilmeli'</h2>

<p>Tecrübesiz bir annenin böyle bir ortamda kafa karışıklığı ve çaresizlik yaşamasının şaşırtıcı olmayacağını belirten Matsuzawa, hayvanat bahçesi koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Matsuzawa </strong>"<em>Hayvanat bahçelerine üç boyutlu tırmanma yapıları, toprak gibi doğal zeminler, akan su, yeterli gölge ve doğal bir örtü oluşturmak için ağaç dikilmesi gerekir. Gerçek bitki örtüsü aracılığıyla doğal gölge yaratmak, hem ısıl konfor hem de psikolojik sağlık için önemlidir. Sadece İçikawa'da değil, potansiyel olarak diğer hayvanat bahçelerindeki ortamı da iyileştirmeyi umuyorsak, insanların katkıda bulunması ve anlamlı bir değişim yaratmaya yardımcı olması için en doğru zaman bu olabilir." </em>diye konuştu.</p>

<h2 id="1104549821-4">Değişen iklimin Japonya'daki tutsak makaklar üzerindeki etkisi</h2>

<p>Kyoto Üniversitesi Ekolojik Araştırmalar Merkezi'nde görevli Profesör Goro Hanya, Punch'ın ait olduğu türün<strong> kışın, yaz aylarına kıyasla yüzde 5 ila 8 daha fazla enerji</strong> harcadığını söyledi.</p>

<p>Sıcaklığın, denklemin yeterince incelenmemiş bir yönü olmaya devam ettiğini kaydeden Hanya, konuya ilişkin yaptıkları bir araştırma hakkında şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"Hayvanat bahçelerinde tutulan makaklar için termonötral bölge (minimal fizyolojik çabayla maksimum verimin alınabileceği bölge) 10 ile 30 derece arasında bulunuyor. Punch'ın doğduğu gün ise İçikawa'da sıcaklık 33,4 derece olarak kaydedilmişti. Ayrıca psikolojik stres enerji harcamasını bağımsız olarak artırıyor. Punch'ın sürüsünün karşı karşıya kaldığı termal ve psikolojik baskılar ayrı yüklerden ziyade, birbirini katlayan unsurlar olabilir."</p>

<p>Davranışsal termoregülasyon üzerine yaptığı çalışmalara atıfta bulunan Hanya, basit bir kapalı alan ortamında bile bir dereceye kadar davranışsal termoregülasyonun mümkün olduğundan bahsetti.</p>

<p>Hanya, sözlerini "<em>Yaban hayatındaki makakları gözlemlediğimizde, sıcaklığın onların hareketliliğini etkileyen önemli bir faktör olduğu açıkça görülüyor</em>." diyerek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/1103676364-172-3031-1877-1920x0-80-d3145a7411a25b4cb5c1c19847b597a4jpg.webp" type="image/jpeg" length="17701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gizemli hastalık, insanlı Ay görevleri öncesi endişe yarattı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yaşadığı ani sağlık sorunu nedeniyle konuşamayan NASA astronotu Michael Fincke, uzun süreli Ay görevleri öncesinde astronot sağlığının en büyük bilinmezlerden biri olduğunu gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA’nın deneyimli astronotu <strong>Michael Fincke</strong>, Ocak 2026’da Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yaşadığı ani bir sağlık problemi nedeniyle konuşamaz hale geldi ve bu, ajansın <strong>ISS’den ilk kez tıbbi tahliye gerçekleştirmesine</strong> yol açtı. Fincke’ye göre, olay kalp krizi şüphesi taşımamasına rağmen nedeni hala bilinmiyor.</p>

<p>ISS’deki<strong> Crew-11 ekibinin</strong> pilotu olan Fincke, Japonya Uzay Araştırma Ajansı’ndan Kimiya Yui, NASA astronotu Zena Cardman ve Roscosmos kozmonotu Oleg Platonov ile birlikte görev yapıyordu. Olay, Fincke’nin uzay yürüyüşüne hazırlık sonrası akşam yemeği sırasında gerçekleşti ve yaklaşık <strong>20 dakika sürdü</strong>. Ekip arkadaşları hızlıca Dünya’daki uçuş cerrahlarına haber verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1104576752-1">İnsanlı Ay görevi yakında gerçekleşecek</h2>

<p>NASA, Fincke ve ekibini ISS’den hızlıca Dünya’ya geri getirmeyi başardı, ancak bu durumun <strong>daha uzun Ay görevlerinde sorun </strong>yaratma olasılığı uzmanları endişelendirdi.</p>

<p><strong>Artemis II</strong> kapsamında dört astronotun Ay etrafında<strong> 10 günlük bir yolculuk</strong> yapması planlanıyor; NASA’nın hedefi uzun vadeli Ay üssü ve insanlı Ay görevleri. Uzmanlara göre bu tür tıbbi belirsizlikler, astronotların güvenliğini sağlamak için kritik bir zorluk oluşturuyor.</p>

<p>NASA, olay sonrasında Crew-11’in görev süresini kısaltarak ertesi gün yapılacak uzay yürüyüşünü iptal etti. Fincke şu anda sağlıklı ve planlanan Artemis II görevinde yer almıyor, ancak yaşanan gizemli sağlık olayı, ajansın Ay ve derin uzay görevleri için tıbbi hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/1103818041-1024-577-1920x0-80-d15f17e4620ac43217040d764a632755jpg.webp" type="image/jpeg" length="50723"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
