<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrıs net haber</title>
    <link>https://www.kibrisnethaber.com</link>
    <description>İşimiz haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kibrisnethaber.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 03:30:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma: 'Telafi uykusu' erken ölüm riskini azaltabilir]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kısa uyunan bir gecenin ardından alınan ekstra uykunun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri azaltabileceğini açıkladı. Araştırmada, ‘telafi uykusu’ alan kişilerin erken ölüm riskinin daha düşük olduğu görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tsinghua Üniversitesi</strong> bünyesinde çalışan uyku araştırmacısı <strong>Şiaoyu Li</strong> ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, <strong>85 binden fazla kişinin</strong> uyku verileri incelendi. Bulgular, kısa süreli <strong>uyku kaybı</strong> sonrası daha uzun uyuyan kişilerin, sonraki yıllarda <strong>ölüm riskinin</strong> düzenli uyku alanlara <strong>yakın seviyede</strong> kaldığını ortaya koydu. Araştırma, bilim dergisi <strong>Nature Communications</strong>’ta yayımlandı.</p>

<h2 id="1105894590-1">Kısa uyku sonrası ekstra uyku dikkat çekti</h2>

<p>Araştırmacılar, toplamda <strong>574 binden fazla geceye</strong> ait uyku verisini analiz etti. Katılımcıların önemli bölümünün bazı geceler normalden daha az uyuduğu görüldü. Ancak bu kişilerin yaklaşık yarısı, ertesi gece <strong>ortalama 1 saat daha fazla </strong>uyuyarak bir tür ‘<i>telafi uykusu</i>’ aldı.</p>

<p>Bilim insanları, kısa uyku sonrası hiç ekstra uyumayan kişilerin, takip edilen 8 yıllık süreçte <strong>ölüm riskinin yaklaşık yüzde 15 daha yüksek</strong> olduğunu belirtti. Buna karşılık <strong>ekstra uyku</strong> alan kişilerde riskin belirgin şekilde düştüğü görüldü.</p>

<h2 id="1105894590-2">Araştırmacılar temkinli konuştu</h2>

<p>Ottawa Üniversitesi’nde uyku uzmanı olarak görev yapan <strong>Jean-Philippe Chaput</strong>, bulguların dikkat çekici olduğunu ancak bunun sürekli az uyumanın <strong>güvenli olduğu anlamına</strong> gelmediğini söyledi. <strong>Chaput</strong>, <i>"Bu çalışma, telafi uykusunun kısa süreli uyku kaybını kısmen dengeleyebileceği fikrini destekliyor"</i> dedi.</p>

<p>Uzmanlar, araştırmanın gözlemsel olduğunu ve doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmadığını vurguladı. Araştırmaya göre özellikle doğal olarak kısa uyuyan kişilerde <strong>uyku eksikliğinin</strong> etkileri daha belirgin ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1105894590-3">Modern yaşam etkisi öne çıktı</h2>

<p>Araştırmacılar, <strong>telafi uykusunun</strong> çoğunlukla hafta sonu yerine hafta içinde gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p>Washington Üniversitesi’nde uyku araştırmaları üzerine çalışan <strong>Nathaniel Watson</strong>, insanların kaybettikleri uykuyu mümkün olan en kısa sürede geri almaya çalıştığını söyledi. <strong>Watson</strong>, <i>"Bu durum modern yaşamı daha iyi yansıtıyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilim insanları gelecekte, <strong>telafi uykusunun</strong> kalp hastalıkları, diyabet ve nörolojik sorunlar üzerindeki etkilerini daha detaylı incelemeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/yeni-arastirma-telafi-uykusu-erken-olum-riskini-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/1055005423-864-486-1920x0-80-66b1f84cee6a97bf93943f33edce4e2ejpg.webp" type="image/jpeg" length="39504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit Park Hotel’e TatilBudur’dan “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü”]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC’nin seçkin konaklama merkezlerinden Merit Park Hotel Casino & Spa, misafir memnuniyetine verdiği önem ve yüksek hizmet kalitesiyle önemli bir başarıya daha imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>TatilBudur tarafından gerçekleştirilen Misafir Memnuniyeti Ölçüm Anketi sonuçlarına göre Merit Park Hotel, 2025 sezonunda “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü”ne layık görüldü.</p>

<p>Misafir memnuniyet puanı 9 ve üzeri, tesis tavsiye oranı ise yüzde 90’ın üzerinde olan otellerin değerlendirildiği prestijli organizasyonda, Merit Park Hotel’in ödül alan 31 tesis arasında yer alması dikkat çekti. Türkiye ve Kıbrıs’tan binlerce tesisin değerlendirildiği süreçte elde edilen bu başarı, otelin misafir deneyimine verdiği önemin güçlü bir göstergesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ultra Her Şey Dahil konsepti, yenilenen yaşam alanları, kaliteli hizmet anlayışı ve profesyonel ekibiyle misafirlerine ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunan Merit Park Hotel, sektördeki güçlü konumunu bir kez daha pekiştirdi.</p>

<p>Merit Park Hotel yetkilileri, elde edilen başarının ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu belirterek, misafir memnuniyetini her zaman en üst seviyede tutma hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>KKTC turizmine sunduğu katkılarla öne çıkan Merit Park Hotel, uluslararası standartlardaki hizmet anlayışıyla bölge turizminin gelişimine değer katmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotele-tatilbudurdan-parlayan-yildiz-memnuniyet-basari-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/mer-5.jpg" type="image/jpeg" length="74387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Macron çiftindeki ‘tokat’ krizinde yeni iddia: ‘İranlı oyuncuya mesaj attı']]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransız gazeteci Florian Tardif’in yeni kitabına göre, Brigitte Macron’un geçen yıl Emmanuel Macron’a uçakta tokat attığı iddiasının arkasında İranlı oyuncu Golshifteh Farahani ile yapılan mesajlaşmalar bulunuyor. Elysee Sarayı ve Macron cephesi ise iddiaları reddediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı<a href="https://anlatilaninotesi.com.tr/person_Emmanuel_Macron/" rel="nofollow" target="_blank"> <strong>Emmanuel Macron</strong></a> ile eşi Brigitte Macron arasında geçen ve geçen yıl dünya basınında geniş yankı uyandıran ‘tokat’ tartışması yeniden gündeme geldi. Fransız medyasına göre olayın arkasında<strong> İranlı oyuncu Golshifteh Farahani </strong>ile yapılan mesajlaşmalar bulunuyor.</p>

<p><em>BFMTV, Voix, Madame Figaro ve 20 Minutes</em> gibi Fransız medya kuruluşlarının aktardığına göre, Paris Match’in siyaset yorumcularından gazeteci Florian Tardif yeni yayımlanan "A (Almost) Perfect Couple" <strong>(Neredeyse Mükemmel Bir Çift)</strong> adlı kitabında dikkat çekici iddialarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık bir yıl önce Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye iniş yapan uçakta çekilen görüntülerde, Brigitte Macron’un eşi Emmanuel Macron’a tokat attığı iddiası sosyal medyada ve dünya basınında geniş tartışma yaratmıştı. Elysee Sarayı ise o dönemde görüntülerin<strong> "eşler arasında şakalaşma" </strong>olduğunu açıklamıştı.</p>

<h2 id="1105711813-1">'Basit bir şaka değildi'</h2>

<p>Ancak gazeteci Tardif, olayın basit bir şaka olmadığını öne sürdü. Kitaba göre Macron, bir süredir <strong>Paris’te yaşayan İranlı oyuncu Golshifteh Farahani </strong>ile mesajlaşıyordu. İddiaya göre Brigitte Macron bu yazışmaları fark etti ve çift arasında gerginlik yaşandı.</p>

<h2 id="1105711813-2">'Sizi çok güzel buluyorum'</h2>

<p>Tardif, <strong>Macron ile oyuncu arasında "platonik" bir ilişki bulunduğunu </strong>savunurken, mesajların zaman zaman samimi bir tona ulaştığını ileri sürdü. Kitapta yer alan iddiaya göre Macron’un oyuncuya gönderdiği mesajlardan birinde,<strong> "Sizi çok güzel buluyorum"</strong> ifadesi yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/macron-ciftindeki-tokat-krizinde-yeni-iddia-iranli-oyuncuya-mesaj-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/05/1105712041-1600-900-1920x0-80-fd86e7030dd494f844eacd9625c80990jpg.webp" type="image/jpeg" length="66207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları cevabını buldu: Kızıl saçın ortaya çıkmasının bir nedeni var]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 16 bin antik insan kalıntısını analiz eden bilim insanları, kızıl saç ve açık tenin, D vitamini üretimi açısından avantaj sağladığı için doğal seleksiyonla tercih edildiğini ortaya koydu. Amaç, güneşin az olduğu bölgelerde insanı daha dayanıklı ve sağlıklı yapmak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geniş kapsamlı genetik araştırma, Avrupa’da<strong> kızıl saç geninin,</strong> 10 binden fazla yıldır aktif olarak ortaya çıktığını zamanla daha yaygın hale geldiğini ortaya koydu. Sebep ise insanları daha sağlıklı ve dayanıklı hale getirmek.</p>

<p>Bilim insanları, yaklaşık <strong>16 bin antik insan kalıntısından ve 6 binden fazla yaşayan bireyden elde edilen DNA verilerini</strong> inceleyerek doğal seleksiyonla (seçilim) ilgili güçlü kanıtlar elde etti.</p>

<p>Çalışmada, doğal seçilim tarafından tercih edilmiş görünen 479 genetik varyant tespit edildi. <strong>Kızıl saç ve açık tenle ilişkili genlerin yanı sıra, çölyak hastalığına yatkınlık ve diyabet, kellik ile romatoid artrit riskini azaltan bazı genlerin </strong>de zamanla daha yaygın hale geldiği belirlendi.</p>

<p>Araştırmacılar, “<strong>Kızıl saç 4 bin yıl önce avantajlı olabilir ya da daha önemli bir özelliğe bağlı olarak yayılmış olabilir”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Önceki çalışmalar, <strong>kızıl saçlı ve açık tenli kişilerin D vitaminini daha verimli üretebildiğini</strong>, bunun da özellikle güneş ışığının az olduğu kuzey bölgelerde hayatta kalma avantajı sağlamış olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Daha önce, yetişkinlikte <strong>süt sindirme yeteneği gibi yalnızca yaklaşık 21 genetik özelliğin</strong> doğal seçilimle yaygınlaştığı biliniyordu.</p>

<p>Ancak yeni çalışma, çok sayıda antik DNA örneği ve gelişmiş analiz yöntemleri sayesinde, <strong>Batı Avrasya’da yüzlerce genin zaman içinde yayılıp azaldığını </strong>ve özellikle avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçişle birlikte bu sürecin hızlandığını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmanın baş yazarı Ali Akbari, “<em>Bu yeni teknikler ve geniş antik genom verisi sayesinde doğal seçilimin biyolojimizi nasıl şekillendirdiğini artık gerçek zamanlı izleyebiliyoruz</em>” dedi.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bazı genlerin avantajı çok açık; kızıl saç ve açık tenle ilişkili genler, “<em>düşük güneş ışığı alan bölgelerde, beslenmeyle yeterince alınamayan D vitamininin daha fazla üretilmesini sağlamış olabilir</em>.”</p>

<h3 id="1105089312-1">Bazı hastalık genleri çoğalıyor, bazıları spesifik dönemlerde ortaya çıkıyor</h3>

<p>Buna karşılık bazı genetik eğilimler daha zor açıklanıyor. <strong>Çölyak hastalığı riskini artıran bir mutasyonun yaklaşık 4 bin yıl önce ortaya çıktığı </strong>ve zamanla yaygınlaştığı belirlendi. Bu gen varyantına sahip kişilerin, hastalık riskine rağmen <strong>hayatta kalma ve genlerini aktarma</strong> olasılığının daha yüksek olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Benzer şekilde, <strong>verem riskini artıran TYK2</strong> adlı bağışıklık geni de 9 bin ile 3 bin yıl önce arasında yaygınlaşmış, ardından tekrar azalmaya başlamış. Bu tür genlerin, belirli dönemlerde yaygın olan <strong>patojenlere karşı koruma sağlamış</strong> olabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1105089312-2">Tasarruf eden gen</h2>

<p>Araştırma ayrıca, <strong>yüksek vücut yağı oranını teşvik eden gen kombinasyonlarının zamanla azaldığını</strong> ortaya koydu. Bu durum, kıtlık dönemlerinde avantaj sağlayan <strong>“tasarruflu gen”</strong> hipoteziyle açıklanıyor. Tarımla birlikte gıdaya erişimin düzenli hale gelmesi, bu tür genleri <strong>dezavantajlı hale getirmiş</strong> olabilir.</p>

<p>Bulgular Nature dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/bilim-insanlari-cevabini-buldu-kizil-sacin-ortaya-cikmasinin-bir-nedeni-var</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/04/1105089376-1313-739-1920x0-80-58631a10179405fbb764bb38d68631e9png-1.webp" type="image/jpeg" length="42558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeniden Yeşil Kıbrıs: 14 bin 300 fidan toprakla buluştu]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde Yeniden Yeşil Kıbrıs projesi kapsamında ağaçlandırma ve fidan dikimi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde; Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Orman Dairesi ve belediyelerin iş birliğiyle ülke genelinde geniş çaplı bir ağaçlandırma seferberliği gerçekleştirildi. Telsim ve Kuzey Kıbrıs Turkcell’İn iletişim desteği verdiği “Yeniden Yeşil Kıbrıs Projesi” kapsamında 18 belediyenin desteğiyle 27 farklı dikim alanına eşzamanlı 14 bin 300 adet fidan dikimi yapıldı.</p>

<p>Fidan dikimine yetkililer, öğrenciler yurttaşlar ile kurum ve kuruluşlardan katılımcılar katıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Aydemet Eşevler Sokak’taki fidan dikimi etkinliğinde basına yaptığı açıklamada projenin yalnızca çevresel değil, toplumsal bir mesaj da taşıdığını belirtti. “Bir araya geldiğimizde başaramayacağımız hiçbir şey yok” diyen Cumhurbaşkanı Erhürman, farklı kurumların ve toplum kesimlerinin ortak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’In eşi Nilden Bektaş da yaptığı konuşmada, yaklaşık üç aylık hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen etkinlikte 14 bin 300 fidanın toprakla buluşturulacağına işaret ederek, projeye 18 belediyenin destek verdiğini ve toplamda 27 farklı dikim alanının belirlendiğini söyledi.</p>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, dikilen fidanların bakımının yapılabileceği ve sulanabilir alanların özellikle seçildiğini vurguladı.</p>

<p>Çalışmanın bir başlangıç olduğunu belirten Nilden Bektaş Erhürman, “Amacımız yeniden yeşil bir Kıbrıs yaratmak. Bu sadece bir slogan değil, gerçek bir hedef” dedi.</p>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, fidanların israf edilmemesi adına planlı hareket edildiğini ve “gerekirse az ama yaşatılacak fidan” anlayışıyla ilerlediklerini ifade etti.</p>

<p>Projede okulların aktif rol almasının önemine de dikkat çeken Nilden Bektaş Erhürman, çocuklarda çevre bilincinin erken yaşta gelişmesinin geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nilden Bektaş Erhürman, dikilen tüm fidanların bakımının düzenli olarak yapılacağını ve projenin ilerleyen dönemlerde genişletilerek devam edeceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/yeniden-yesil-kibris-14-bin-300-fidan-toprakla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/04/yesil.jpg" type="image/jpeg" length="11748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japon uzmanlar maymun Punch'ın yalnızlığını anlattı: Gidecek başka bir yeri yok]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Japonya'da bir hayvanat bahçesinde çekilen videolarla küresel ilgi odağı haline gelen yavru maymun Punch'ın annesi tarafından kabul edilmemesinin ardında, hayvanat bahçesi koşullarının ve iklim değişikliği etkilerinin bulunduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kar maymunu olarak da bilinen <strong>Japon makak maymunu (Macaca fuscata) Punch</strong>, 26 Temmuz 2025'te İçikawa Hayvanat Bahçesi'nde doğumunun ardından annesi tarafından terk edildiğinde, hayvanat bahçesi yetkilileri "yapay bakım" yöntemine geçti. Bakıcılar, yavrunun tutunabileceği bir "vekil anne" olarak kendisine <strong>pelüş bir orangutan oyuncak</strong> verdi.</p>

<p><strong>Eski Kyoto Üniversitesi Primat Araştırma Enstitüsü Müdürü ve eski Uluslararası Primatoloji Derneği Başkanı Tetsuro Matsuzawa</strong>, hayvanat bahçesinde benzer durumların daha önce de yaşandığını söyledi.</p>

<h2 id="1104549821-1">'Punch'ın gidecek başka bir yeri yok'</h2>

<p>Doğumda terk edildikten sonra Punch'ın Ocak 2026'dan itibaren önce kafesin dışından, ardından kafes tellerinin arasından ve son olarak doğrudan sürüye tanıtıldığını hatırlatan Matsuzawa, "<em>Punch'ın gidecek başka bir yeri yok, doğaya salınamaz ve Japon makakları için kullanılabilecek bir barınak bulunmuyor</em>." dedi.</p>

<p>Doğal ortamdaki Japon makaklarında ve şempanzelerde annelerin yavrularını terk etmesi gibi bir durumun neredeyse hiç görülmediğine, hayvanat bahçelerinde ise belirli sıklıklarla bu tür olayların yaşandığına dikkati çeken Matsuzawa, özellikle ilk kez anne olan bireylerde bu durumun görülme olasılığının daha fazla olduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="1104549821-2">'3 faktör birbirini tetikledi'</h2>

<p>Punch'ın terk edilmesinin ardında birbirini tetikleyen üç faktör bulunduğuna işaret eden Matsuzawa, bu faktörleri <strong>annelik tecrübesizliği, hayvanat bahçesi ortamının yetersizliği ve iklim değişikliğinin</strong> tetiklediği aşırı yaz sıcaklıkları olarak sıraladı.</p>

<p>Matsuzawa, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Japon makakları ormanlarda yaşar, yerde ve ağaçlarda özgürce hareket eder. Bitki örtüsü, toprak, gölge veya yapısal çeşitlilikten yoksun beton bir barınak, özellikle günümüzün giderek artan aşırı yaz sıcaklıklarında, doğal ihtiyaçlarla temelden uyumsuzdur.</p>

<p>İçikawa sürüsünde gözlemlenen alopesi (saçkıran), yaban ortamlarındaki popülasyonlarda nadiren görülen kronik stres seviyelerine işaret etmektedir.</p>

<p>2009'dan 2026'ya kadar hayvanat bahçesinde hiçbir yapısal değişiklik olmadı. Kapalı alan ortamının yetersizliği, en özverili bakıcıların bile telafi edemeyeceği bir şeydir.</p>

<p>"Punch'ın doğduğu 26 Temmuz 2025 tarihinde İçikawa'da hava önce bulutlu, ardından yağışlıydı. En yüksek 33,4 ve en düşük 27,8 derece sıcaklıkla son derece nemli ve sıcak bir gün yaşandı.</p>

<p>Tüm Kanto (Tokyo-İçikawa) bölgesi çok güçlü bir Pasifik yüksek basınç sisteminin etkisi altındaydı ve sıcak hava dalgaları etkisini sürdürüyordu.</p>

<p>Serin orman ortamlarına adapte olmuş bu tür için, hayvanat bahçesinin ısıyı yansıtan beton zemini o gün son derece sıcaktı."</p>

<h2 id="1104549821-3">'Koşullar iyileştirilmeli'</h2>

<p>Tecrübesiz bir annenin böyle bir ortamda kafa karışıklığı ve çaresizlik yaşamasının şaşırtıcı olmayacağını belirten Matsuzawa, hayvanat bahçesi koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Matsuzawa </strong>"<em>Hayvanat bahçelerine üç boyutlu tırmanma yapıları, toprak gibi doğal zeminler, akan su, yeterli gölge ve doğal bir örtü oluşturmak için ağaç dikilmesi gerekir. Gerçek bitki örtüsü aracılığıyla doğal gölge yaratmak, hem ısıl konfor hem de psikolojik sağlık için önemlidir. Sadece İçikawa'da değil, potansiyel olarak diğer hayvanat bahçelerindeki ortamı da iyileştirmeyi umuyorsak, insanların katkıda bulunması ve anlamlı bir değişim yaratmaya yardımcı olması için en doğru zaman bu olabilir." </em>diye konuştu.</p>

<h2 id="1104549821-4">Değişen iklimin Japonya'daki tutsak makaklar üzerindeki etkisi</h2>

<p>Kyoto Üniversitesi Ekolojik Araştırmalar Merkezi'nde görevli Profesör Goro Hanya, Punch'ın ait olduğu türün<strong> kışın, yaz aylarına kıyasla yüzde 5 ila 8 daha fazla enerji</strong> harcadığını söyledi.</p>

<p>Sıcaklığın, denklemin yeterince incelenmemiş bir yönü olmaya devam ettiğini kaydeden Hanya, konuya ilişkin yaptıkları bir araştırma hakkında şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"Hayvanat bahçelerinde tutulan makaklar için termonötral bölge (minimal fizyolojik çabayla maksimum verimin alınabileceği bölge) 10 ile 30 derece arasında bulunuyor. Punch'ın doğduğu gün ise İçikawa'da sıcaklık 33,4 derece olarak kaydedilmişti. Ayrıca psikolojik stres enerji harcamasını bağımsız olarak artırıyor. Punch'ın sürüsünün karşı karşıya kaldığı termal ve psikolojik baskılar ayrı yüklerden ziyade, birbirini katlayan unsurlar olabilir."</p>

<p>Davranışsal termoregülasyon üzerine yaptığı çalışmalara atıfta bulunan Hanya, basit bir kapalı alan ortamında bile bir dereceye kadar davranışsal termoregülasyonun mümkün olduğundan bahsetti.</p>

<p>Hanya, sözlerini "<em>Yaban hayatındaki makakları gözlemlediğimizde, sıcaklığın onların hareketliliğini etkileyen önemli bir faktör olduğu açıkça görülüyor</em>." diyerek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/japon-uzmanlar-maymun-punchin-yalnizligini-anlatti-gidecek-baska-bir-yeri-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/1103676364-172-3031-1877-1920x0-80-d3145a7411a25b4cb5c1c19847b597a4jpg.webp" type="image/jpeg" length="95955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gizemli hastalık, insanlı Ay görevleri öncesi endişe yarattı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yaşadığı ani sağlık sorunu nedeniyle konuşamayan NASA astronotu Michael Fincke, uzun süreli Ay görevleri öncesinde astronot sağlığının en büyük bilinmezlerden biri olduğunu gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA’nın deneyimli astronotu <strong>Michael Fincke</strong>, Ocak 2026’da Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yaşadığı ani bir sağlık problemi nedeniyle konuşamaz hale geldi ve bu, ajansın <strong>ISS’den ilk kez tıbbi tahliye gerçekleştirmesine</strong> yol açtı. Fincke’ye göre, olay kalp krizi şüphesi taşımamasına rağmen nedeni hala bilinmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ISS’deki<strong> Crew-11 ekibinin</strong> pilotu olan Fincke, Japonya Uzay Araştırma Ajansı’ndan Kimiya Yui, NASA astronotu Zena Cardman ve Roscosmos kozmonotu Oleg Platonov ile birlikte görev yapıyordu. Olay, Fincke’nin uzay yürüyüşüne hazırlık sonrası akşam yemeği sırasında gerçekleşti ve yaklaşık <strong>20 dakika sürdü</strong>. Ekip arkadaşları hızlıca Dünya’daki uçuş cerrahlarına haber verdi.</p>

<h2 id="1104576752-1">İnsanlı Ay görevi yakında gerçekleşecek</h2>

<p>NASA, Fincke ve ekibini ISS’den hızlıca Dünya’ya geri getirmeyi başardı, ancak bu durumun <strong>daha uzun Ay görevlerinde sorun </strong>yaratma olasılığı uzmanları endişelendirdi.</p>

<p><strong>Artemis II</strong> kapsamında dört astronotun Ay etrafında<strong> 10 günlük bir yolculuk</strong> yapması planlanıyor; NASA’nın hedefi uzun vadeli Ay üssü ve insanlı Ay görevleri. Uzmanlara göre bu tür tıbbi belirsizlikler, astronotların güvenliğini sağlamak için kritik bir zorluk oluşturuyor.</p>

<p>NASA, olay sonrasında Crew-11’in görev süresini kısaltarak ertesi gün yapılacak uzay yürüyüşünü iptal etti. Fincke şu anda sağlıklı ve planlanan Artemis II görevinde yer almıyor, ancak yaşanan gizemli sağlık olayı, ajansın Ay ve derin uzay görevleri için tıbbi hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/gizemli-hastalik-insanli-ay-gorevleri-oncesi-endise-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/1103818041-1024-577-1920x0-80-d15f17e4620ac43217040d764a632755jpg.webp" type="image/jpeg" length="27644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde kaybolan tokalar kedinin midesinde bulundu: 26 parça ameliyatla alındı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/evde-kaybolan-tokalar-kedinin-midesinde-bulundu-26-parca-ameliyatla-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/evde-kaybolan-tokalar-kedinin-midesinde-bulundu-26-parca-ameliyatla-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de 6 yaşındaki bir kedinin bağırsak tıkanıklığının nedeni ameliyatta ortaya çıktı. Veterinerler, kedinin midesinden 26 saç tokası çıkardı. Hayati risk atlatan kedi tedavi sonrası iyileşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de 6 yaşındaki bir kedinin bağırsak tıkanıklığının nedeni ameliyatta ortaya çıktı. Veterinerler, kedinin midesinden 26 saç tokası çıkardı. Hayati risk atlatan kedi tedavi sonrası iyileşiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin Florida eyaletinde 6 yaşındaki bir kedinin yaşadığı <strong>bağırsak tıkanıklığının nedeni ameliyat sırasında ortaya çıktı</strong>. Veterinerler, kedinin midesinden <strong>tam 26 adet saç tokası</strong> çıkardı.</p>

<p>HALO No-Kill Rescue Shelter tarafından yapılan açıklamaya göre, 'Midnite' adlı kedi, <strong>tıkanıklık nedeniyle ötenazi için teslim edilmek üzereyken</strong> kurtarıldı. Barınak yetkilileri kediyi sahiplenerek ameliyata aldı.</p>

<p>Operasyon sonrası tıkanıklığın nedeninin <strong>yutulan saç tokaları olduğu</strong> belirlendi. Veterinerler, bu durumun evcil hayvanlar için ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekerek, <strong>saç tokası, lastik, ip gibi küçük eşyaların hayati tehlike yaratabileceği</strong> uyarısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada, Midnite’ın ameliyat sonrası <strong>iyileşme sürecine girdiği ve iştahının geri döndüğü</strong> belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/evde-kaybolan-tokalar-kedinin-midesinde-bulundu-26-parca-ameliyatla-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/1104365965-3211-1807-1920x0-80-a8743ef4b565bdee4e0a84708fed11afpng.webp" type="image/jpeg" length="14818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir Gecesi bugün idrak edilecek]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olarak bildirilen Kadir Gecesi, bugün dualarla karşılanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuran-ı Kerim bu gecede indirilmeye başlandı… Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelendi… İslam alemi bugün Kadir Gecesi’ni idrak edecek.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi’nin, ramazanın 27. gecesine denk geldiği aktarılıyor.</p>

<p>Kadir Gecesi, İslam’da, “Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece” olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’de “tek gece” olarak adı geçen Kadir Gecesi, şöyle anlatılıyor:</p>

<p>“Şüphesiz, biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi nedir bilir misin nedir? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, Rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadir Gecesi, ülke genelindeki camilerde ibadet ve duayla idrak edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Pelin Yükselay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/kadir-gecesi-bugun-idrak-edilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/kandil-kuran-dua-aa-2182445-1024x576-3.jpg" type="image/jpeg" length="90400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lösemili çocuklar yararına anlamlı etkinlik]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/losemili-cocuklar-yararina-anlamli-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/losemili-cocuklar-yararina-anlamli-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merit Sosyal İşler Koordinatörlüğü ve Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği iş birliğinde, Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı yararına Çay Partisi düzenlendi. Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen ve yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlik kapsamında 550 bin TL bağış toplanarak, Kemal Saraçoğlu Vakfı’na takdim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merit Sosyal İşler Koordinatörlüğü ve Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı yararına Çay Partisi düzenlendi. “Kadınlar Günü’nde bir çocuğa umut ol” sloganı ile Merit Royal Diamond Otel’de gerçekleştirilen anlamlı etkinlikte, her kesimden duyarlı ve yardım sever kadınlar bir araya geldi. KKTC Cumhurbaşkanı’nın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Milletvekilleri, çeşitli kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile yardım sever kadınların katıldığı organizasyon, keyifli ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış konuşmaları ve teşekkür plaketlerinin takdiminin ardından etkinliğe katılan konuklar, Demet Gencelli’nin şarkıları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlik dolayısıyla yapılan bağışlardan elde edilen 550 bin TL gelirin tamamı, Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği Yönetim Kurulu ve Merit Sosyal İşler Koordinatörlüğü tarafından Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı’na takdim edildi.</p>

<p><strong>Nilden Bektaş Erhürman: “Kadınlar olarak eşit ve adil bir düzende yaşamayı, kadın haklarının her yerde görünmesini, tabuların yıkılmasını istiyoruz” </strong></p>

<p>Etkinlikte konuşma yapan KKTC Cumhurbaşkanı’nın eşi Nilden Bektaş Erhürman, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yapılan etkinliğin çok anlamlı olduğunu vurguladı. Organizasyondan elde edilecek gelirin çok önemli bir yerde kullanılacağını aktaran Nilden Bektaş Erhürman, etkinlikte bulunmanın çok kıymetli olduğunu dile getirdi. 8 Mart’ın öneminden de bahseden Nilden Bektaş Erhürman, “Kadınlar olarak eşit ve adil bir düzende yaşamayı, kadın haklarının her yerde görünmesini, tabuların yıkılmasını istiyoruz. Tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarım” dedi.</p>

<p><strong>Sıla Usar İncirli: “Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği’ne ve sosyal sorumluluk projelerinde öncü olan Merit Otellerine teşekkür ederim”</strong></p>

<p>Kıbrıs Türk kadının bu etkinlikle; şefkatli, birbirine düşkün, görgülü, nazik ve toplumsal dayanışmaya önem verdiğini ortaya koyduğunu belirten CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Kanser hastalığıyla karşılaşmadan, hastalıkla karşılaşanların yaşadığı zorluklara duyarlı olabilme, onların yanında olabilme erdemini ve büyüklüğünü gösterebilmek çok değerlidir. Bu anlamda Mare Monte Derneği’ne ve sosyal sorumluluk projelerinde öncü olan Merit Otellerine teşekkür ederim” dedi.</p>

<p><strong>Fazilet Özdenefe: “Daha adil, eşit ve merhametli bir ülke ve dünya için bugün ortaya konan emeğin önünde saygıyla eğiliyorum”</strong></p>

<p>Dünya Kadınlar Günü’nün toplumun vicdanının sesini unutmaması için anlamlı bir gün olduğuna dikkat çeken KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, “Kadınlar her yerdedir ve dünyanın yükü kadının sırtındadır. Daha adil, eşit ve merhametli bir ülke ve dünya için bugün ortaya konan emeğin önünde saygıyla eğiliyorum. Kadınlar gününüz kutlu olsun” dedi.</p>

<p><strong>Mine Gürses: “Bu anlamlı organizasyona destek veren tüm kadınların; bir çocuğun tedavisinde, bir annenin duasında yeri olacaktır”</strong></p>

<p>“Sevgiler paylaştıkça büyür, acılar paylaştıkça küçülür” mottosundan hareketle çalışmalarını yürüttüklerini belirten Merit Sosyal İşler Koordinatörü Mine Gürses, “Özellikle ilkokul çağındaki çocuklarımız, özel eğitime muhtaç çocuklarımız ve yaşlılarımız bizim için oldukça önemlidir. Bu güzide topluluğu ağırlamaktan ve böylesine değerli bir organizasyonda yer almış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu, karşılık beklemeden yapılan bir hizmetin örneğidir. Bu anlamlı organizasyona destek veren tüm kadınların; bir çocuğun tedavisinde, bir annenin duasında yeri olacaktır” dedi.</p>

<p><strong>Zekiye Davman: “Yaptığımız her bir yardım bir çocuğun yüzünde tebessüme dönüşecektir”</strong></p>

<p>Hem 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hem de lösemi ve kanser ile mücadele eden çocuklar için bu anlamlı etkinlikte buluştuklarını belirten Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği Başkanı Zekiye Davman, “Kadın; hayat, umut ve iyiliktir. Bugün burada iyiliği çoğaltmak için bir aradayız. Burada yaptığımız her bir yardım bir çocuğun yüzünde tebessüme dönüşecektir” dedi.</p>

<p><strong>Nevhiz Özer: “Kadınlar gününde verilen en güzel hediye bir çocuğa umut olmaktır”</strong></p>

<p>Kadınların sadece hayatı değil umutları da büyüten bir güce sahip olduğunu belirten Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Nevhiz Özer, “Bugün burada bir çocuğun hayatına umut olmak için bir araya geldik. Bir çocuğun tedavisine destek olunduğunda aslında sadece bir çocuğa değil bir aileye, bir geleceğe ve bir hayata dokunmuş oluyoruz. Bu anlamlı etkinliği mümkün kılan Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği’ne, Merit Sosyal İşler Koordinatörlüğü’ne ve emeğiyle katkı koyan tüm gönüllü kadınlara yürekten teşekkür ederiz. Kadınlar gününde verilen en güzel hediye bir çocuğa umut olmaktır” dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/losemili-cocuklar-yararina-anlamli-etkinlik</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/mer-3.jpg" type="image/jpeg" length="79127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit Park Hotel, Özel Günleri Unutulmaz Anılara Dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotel-ozel-gunleri-unutulmaz-anilara-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotel-ozel-gunleri-unutulmaz-anilara-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p>Turizm sektöründe yüksek hizmet standartlarıyla dikkat çeken <strong>Merit Park Hotel</strong>, konaklama deneyiminin yanı sıra özel gün organizasyonlarındaki profesyonel yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Düğünlerden nişan törenlerine, mezuniyet kutlamalarından özel davetlere kadar pek çok etkinliğe ev sahipliği yapan otel, misafirlerine unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor.</p>

<p>Otel, her daveti kendine özgü bir hikâye olarak ele alıyor ve etkinlikleri misafirlerin beklentileri doğrultusunda titizlikle planlayarak kişiye özel bir deneyime dönüştürüyor. Denize nazır açık alanları, çim alan düğünleri ve gün batımı organizasyonları için eşsiz bir atmosfer sunarken, yıl boyunca hizmet veren balo salonu ise düğün, nişan, mezuniyet ve özel kutlamalarda zarif ve konforlu bir ortam sağlıyor.</p>

<p>Profesyonel hizmet anlayışı ve özenle hazırlanan menü seçenekleri sayesinde her organizasyon seçkin bir davete dönüşüyor. Merit Park Hotel Halkla İlişkiler Müdürü <strong>Devrim Metin</strong>, özel günlerin önemine dikkat çekerek, “Bir davetin en değerli tarafı, geriye bıraktığı duygudur. Amacımız, misafirlerimizin hayatındaki en özel anları kusursuz bir organizasyonla taçlandırmak ve yıllar boyunca hatırlanacak anılara dönüştürmektir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Profesyonel yaklaşımı ve güçlü hizmet altyapısıyla <strong>Merit Park Hotel</strong>, özel günlerin sadece kutlandığı değil, aynı zamanda unutulmaz hatıralara dönüştüğü organizasyonlar için bölgenin öne çıkan adreslerinden biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-park-hotel-ozel-gunleri-unutulmaz-anilara-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/mer-2.jpg" type="image/jpeg" length="31531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaralı Deniz Kaplumbağası Meritta ile Hayata Tutundu]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/yarali-deniz-kaplumbagasi-meritta-ile-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/yarali-deniz-kaplumbagasi-meritta-ile-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaralı deniz kaplumbağalarını sağlığına kavuşturmanın yanı sıra deniz yaşamının sürdürülebilirliği için toplumsal farkındalığın oluşturulmasında büyük rol oynayan Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, bir deniz kaplumbağasına daha yaşam eli uzattı. Merit Royal Otel çalışanı Esin Erim’in ihbarı ile Lapta Sahil Yürüyüş Yolu bölgesinde plastik torbaya dolanmış ve sarp kayalıklara sıkışmış halde bulunan deniz kaplumbağası, yetkililerin özverili çalışması sayesinde hayata tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Erişilmesi oldukça zor olan bir noktada bulunan kaplumbağaya, Lapta-Alsancak-Karşıyaka (LAK) Balıkçılar Birliği Başkanı Ertunç Birinci ve çevrede bulunan vatandaşların da desteğiyle ulaşıldı. Öldüğü düşünülen kaplumbağanın ilk kontrollerinde minimal düzeyde hayatta olduğuna dair refleks alındı. Merkezdeki muayenesi sonrasında, özellikle ön iki yüzgeçte plastik torbaya dolanma nedeniyle travma kaynaklı yoğun kanamayla birlikte doku kayıpları oluştuğu tespit edildi.</p>

<p>Uzman ekiplerin müdahalesi olmadan hayatta kalma ihtimallerinin çok düşük olduğu bu gibi kritik vakalarda Merkeze desteğini esirgemeyen Vet Expert Veteriner Kliniği Hekimleri, Cerrahi ve Ortopedi Uzmanı Dr. Özkay Nasiboğlu ile İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Belgi Nasiboğlu tarafından operasyonu gerçekleştirilen deniz kaplumbağasının tedavisi ve operasyonel süreci devam etmektedir.</p>

<p><strong>Sargın Kara: “Doğal yaşamın korunmasına katkı sağlayan, çevre bilinciyle hareket eden ve sorumluluk üstlenen herkese teşekkür ederiz”</strong></p>

<p>Denizlerimize bırakılan çuval, ağ, misina ve benzeri plastik atıkların; kaplumbağalar gibi birçok deniz canlısının yaralanmasına, uzuv kaybı yaşamasına, kalıcı hasar görmesine hatta yaşamını yitirmesine neden olduğuna dikkat çeken Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi Müdürü, Biyolog Silem Sargın Kara, “Doğada uzun yıllar çözünmeden kalan bu atıklar, yalnızca tek bir canlıyı değil, tüm deniz ekosistemini tehdit etmekte ve kalıcı çevresel zararlara yol açmaktadır. Dünya genelinde bilinç ve duyarlılık arttıkça bu tarz sorunların üstesinden gelinebileceğine olan inancımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gösterilen duyarlılık sayesinde bir canlının hayata yeniden tutunma şansı elde ettiğini belirten Sargın Kara, “Aynı kurum çatısı altında görev yaptığımız çalışma arkadaşımız Esin Erim’in sergilediği hassasiyet bizler için gurur vericidir. Olay yerinde büyük özveriyle destek veren LAK Balıkçılar Birliği Başkanı Ertunç Birinci’ye ve duyarlı çevre sakinlerine, profesyonel destekleri için Vet Expert Veteriner Kliniği’ne, ayrıca doğal yaşamın korunmasına katkı sağlayan, çevre bilinciyle hareket eden ve sorumluluk üstlenen herkese teşekkür ederiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/yarali-deniz-kaplumbagasi-meritta-ile-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/mer-1.jpg" type="image/jpeg" length="38130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son cemre toprakla buluştu]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/son-cemre-toprakla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/son-cemre-toprakla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ateş parçası" veya "kor halindeki ateş" anlamına gelen cemrenin sonuncusu bugün toprağa düştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğanın uyanışını müjdeleyen "cemre" düşme takviminde üçüncü aşamaya gelindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ateş, kor, köz" gibi anlamları olan ve halk arasında birer hafta arayla düştüğü kabul edilen cemrenin, soğuk kış günlerinin ardından havayı, suyu ve toprağı ısıttığına inanılıyor.</p>

<p>Havaların ısınmasını temsil eden, baharın yaklaştığının göstergesi olan cemrelerden ilki 19-20 Şubat'ta havaya düştü.</p>

<p>İkinci cemrenin de 26-27 Şubat tarihlerinde suya düştüğüne inanılıyor.</p>

<p>Doğanın uyanışı olarak uyanışı olarak bilinen üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşüyor.</p>

<p>Son cemre ile beraber artık baharın geldiği kabul ediliyor.</p>

<p>"Cemre düşmesi" ayrıca hayvancılıkla uğraşanlar için soğuk nedeniyle dışarıya çıkartamadıkları hayvanların otlaklara kavuşma zamanının yaklaştığını, tarımla uğraşanlar için de toprağın işlenme dönemine gelindiğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Pelin Yükselay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/son-cemre-toprakla-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/03/v2yeniproje-2026-03-05t092020039-1772695237.webp" type="image/jpeg" length="93981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC’de Doğdu, Dünyaya Açılıyor: Miracle Pay’in Küresel Yayılımı Başladı!]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/kktcde-dogdu-dunyaya-aciliyor-miracle-payin-kuresel-yayilimi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/kktcde-dogdu-dunyaya-aciliyor-miracle-payin-kuresel-yayilimi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tamamıyla bir Kuzey Kıbrıs Türk markası olan ve Fintech dünyasında global bir oyuncu olmaya hazırlanan Miracle Pay, küresel yayılım sürecinin başladığını duyurdu. Bu yayılımla birlikte işletmeler, mevcut ödeme akışlarına entegre şekilde satış noktasında kripto para ile ödeme kabul edebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Miracle Pay şirket yetkilileri yaptıkları açıklamada şöyle dedi: <strong>“</strong><strong>KKTC’de doğan bir girişimin, gerçek ticaretin ihtiyaçlarına cevap veren bir ürünle küresel ölçekte büyümeye hazır hale gelmesi bizim için </strong><strong>gurur verici ve çok</strong><strong> anlamlı. </strong><strong>Bu süreçte hep tek bir odak üzere ilerledik:</strong><strong> Kripto ödemeyi günlük ticarette gerçekten kullanılabilir kılmak; işletmeler için pratik, müşteriler için anlaşılır bir deneyim sunmak.”</strong></p>

<p></p>

<p>Miracle Pay, işletmelerin kripto dünyasına ‘uzman’ olmak zorunda kalmadan kullanabileceği şekilde tasarlanmış <strong>hibrit bir ödeme kabiliyeti</strong> olarak konumlanıyor. Bu rollout, görünürlükten çok kullanım kolaylığı, güven ve ölçeklenebilir işletme adaptasyonu üzerine kuruluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Küresel rollout ile neler mümkün?</strong></p>

<p></p>

<p>· İşletmeler için <strong>satış noktasında kripto ile ödeme alma</strong> imkânı</p>

<p></p>

<p>· Sadece kriptoya aşina kitlelere değil, <strong>gerçek ve güvenilir işletmelere</strong> uygun onboarding süreci</p>

<p></p>

<p>· <strong>Net kullanım senaryoları</strong>, ölçülebilir adaptasyon ve operasyonel sadelik üzerine kurulu ölçeklenebilir büyüme modeli</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/kktcde-dogdu-dunyaya-aciliyor-miracle-payin-kuresel-yayilimi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/mirac.jpg" type="image/jpeg" length="96257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit Royal Diamond Hotel & SPA, Booking.com’da Zirvede]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-royal-diamond-hotel-spa-bookingcomda-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-royal-diamond-hotel-spa-bookingcomda-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Ülkemiz turizmi adına gurur verici bir başarıya imza atan <strong>Merit Royal Diamond Hotel &amp; SPA</strong>, dünyanın en büyük online seyahat platformlarından <strong>Booking.com</strong> tarafından verilen <strong>Traveller Review Awards </strong>ödüllerinde 9.6 puan alarak Kuzey Kıbrıs’taki oteller arasında 1’inci sırada yer aldı.</p>

<p><strong>9.6 puanla zirve</strong></p>

<p>Milyonlarca kullanıcının gerçek konaklama deneyimlerine dayanan değerlendirmeler sonucunda verilen ödülde 10 üzerinden 9.6 puan alan Merit Royal Diamond Hotel &amp; SPA, misafir memnuniyeti, hizmet kalitesi ve operasyonel mükemmeliyet anlayışıyla öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu derece, otelin uluslararası ölçekte misafir deneyimi açısından yüksek standartlara ulaştığını ortaya koyarken, Kuzey Kıbrıs turizminin marka değerine de önemli katkı sağladı.</p>

<p><strong>“Bu başarı ekip çalışmasının eseri”</strong></p>

<p>Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, elde edilen başarının güçlü ekip çalışması ve özverili personel katkısıyla mümkün olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca önümüzdeki dönemde hizmet standartlarının daha da ileri taşınacağı ve sektörde fark yaratma hedefiyle çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi.</p>

<p>Gerçek misafir yorumlarına dayalı olarak verilen <strong>Traveller Review Awards </strong>ödülleri, dünya genelinde konaklama sektöründe kalite göstergesi olarak kabul ediliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-royal-diamond-hotel-spa-bookingcomda-zirvede</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/mer.jpg" type="image/jpeg" length="49641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merit tavla turnuvası büyük ilgi gördü]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/merit-tavla-turnuvasi-buyuk-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/merit-tavla-turnuvasi-buyuk-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merit Otellerinin tavla turnuvaları arasında yer alan, Merit Poker Classic kapsamında düzenlenen Backgammon Championship 2026, 19–23 Şubat tarihleri arasında Merit Royal Diamond Hotel’da yoğun katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>18 Şubat’ta başlayan kayıt ve eleme sürecinin ardından turnuva, uluslararası ölçekte güçlü bir rekabete sahne oldu.</p>

<p>Tavla turnuvasına 12 farklı ülkeden toplam 130 oyuncu katıldı. Türkiye 49 oyuncu ile en yüksek katılımı sağlarken; İran, İsrail, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinden gelen oyuncular turnuvaya belirgin bir bölgesel güç kazandırdı.</p>

<p>Ana kategoride 105 kayıt alınırken, turnuva süresince düzenlenen 23 özel ödül etabı oyunculara ayrı bir heyecan yaşattı. Katılımcılar arasında 5 kadın oyuncunun yer alması ise organizasyonun çeşitliliğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Geçen Yıla Göre Dikkat Çekici Artış</strong></p>

<p>2026 organizasyonu, geçtiğimiz yıla göre önemli bir büyüme gösterdi.</p>

<p>Ana kategoride geçen yıl 78 katılımcı yer alırken, bu yıl sayı 105’e yükseldi. Ödül havuzundaki artış da turnuvaya olan ilginin somut göstergelerinden biri oldu.</p>

<p>Merit Middle East Grand Prix Invitation kapsamında gerçekleşen şampiyona, Ortadoğu merkezli uluslararası tavla takviminde önemli bir organizasyon olarak konumunu güçlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/merit-tavla-turnuvasi-buyuk-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/merrrrr.jpg" type="image/jpeg" length="32222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atlar aynı anda hem kişneyip hem ıslık çalıyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/atlar-ayni-anda-hem-kisneyip-hem-islik-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/atlar-ayni-anda-hem-kisneyip-hem-islik-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, atların kişnerken aynı anda hem düşük hem de yüksek frekanslı iki farklı ses çıkardığını keşfetti. Araştırmaya göre atlar, ses tellerini titreştirirken gırtlaklarındaki özel bir mekanizmayla "ıslık" çalarak duygularını ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atların neden ve nasıl bu kadar karakteristik bir ses çıkardığı yıllardır merak konusuydu. Danimarka’daki Kopenhag Üniversitesi tarafından yürütülen ve Current Biology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kişnemenin aslında iki farklı sesin eşsiz bir karışımı olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Atlar kişnerken, insanlar gibi ses tellerini titreterek düşük frekanslı sesler çıkarıyor. Ancak onları diğer memelilerden ayıran asıl yetenek, gırtlaklarının hemen üzerindeki bölgeyi daraltarak yüksek perdeli bir ıslık sesi üretebilmeleri. İnsanların ağızlarıyla yaptığı ıslığın aksine atlar, bu sesi doğrudan ses kutularında (gırtlakta) oluşturuyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu "çift tonlu" ses yapısının atlara aynı anda birden fazla mesaj iletme imkanı tanıdığını belirtiyor. Atlar bu karmaşık ses sistemi sayesinde arkadaşlarına selam verirken, yemek vaktini kutlarken veya sosyal etkileşimlerde bulunurken çok daha geniş bir duygu yelpazesini dışa vurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fare gibi bazı küçük kemirgenlerin benzer şekilde ıslık çalabildiği bilinse de, atlar bu yeteneğe sahip olduğu kanıtlanan ilk büyük memeli oldu. İlginç bir şekilde, atların yakın akrabaları olan eşek ve zebraların bu yüksek perdeli sesleri çıkaramadığı saptandı. Uzmanlar, bu keşfin hayvan iletişimi ve evrimi anlamak adına heyecan verici bir adım olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ö. K.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/atlar-ayni-anda-hem-kisneyip-hem-islik-caliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/yilki-at-erciyes-aa-2168165.jpg" type="image/jpeg" length="59106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lefkoşa’nın hafızası: Muharrem Apartmanı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/lefkosanin-hafizasi-muharrem-apartmani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/lefkosanin-hafizasi-muharrem-apartmani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lefkoşa’nın seçkin Köşklüçiftlik mahallesinde, 1950’li yıllarda inşa edilen Muharrem Apartmanı geçmişin izlerini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Lefkoşa henüz bölünmemişken inşa edilen ancak zaman içinde Yeşil Hat üzerinde konumlanan bu bina, 1960’lı ve 1970’li yıllarda yaşanan toplumlar arası olayların da tanıklarından biri…</p>

<p>Geçmişin bir sembolü gibi yükselen bu binanın yaşam döngüsü, adeta Kıbrıslı Türklerin toplumsal hayatını yansıtıyor.</p>

<p>İlk yıllarda, İngiliz ve Türk bürokratlara ev sahipliği yapan bina, 1963 olayları sırasında geçici bir süre boşaltılıyor. Olayların ertesinde ise, hem siviller hem de mücahitler tarafından kullanılıyor. Diğer yerleşimlerden Lefkoşa’ya göç eden Kıbrıslı Türk ailelerin de yerleştiği binanın en üst iki katı Kıbrıslı Türk mücahitlerin kullanımına giriyor. 1974 sonrasında, Lefkoşalı gazeteci ve yazarları ağırlayan bina, ilerleyen yıllarda Türkiye’den gelen ailelere mesken oluyor. Zaman içinde ise kullanım dışı kalıyor.</p>

<p>Apartmanın bu çok evreli öyküsünü, kent araştırmacısı Özlem Ünsal’ın “Kat Bilgisi: Lefkoşa’nın kuzeyinden apartman öyküleri” adlı projesi sayesinde dinleme fırsatı buluyoruz.</p>

<p>Muharrem Apartmanı, geçen hafta hikâyesini paylaştığımız Boyacı Apartmanı ile birlikte, Kat Bilgisinin başlangıç noktasını oluşturuyor.</p>

<p>Muharrem Apartmanı’nın bulunduğu mahallede büyüyen Ünsal, apartmanın yaşam döngüsünü burada yaşamış, çalışmış ve zaman geçirmiş kişilerin anlatıları üzerinden aktarırken, bu anlatıları arşiv belgeleri, fotoğraflar ve gazete haberleriyle destekliyor.</p>

<p>Ünsal, Kat bilgisi kapsamında Muharrem Apartmanı’nın öyküsünü Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ile paylaştı.</p>

<p>- “Bu apartman işinden vazgeç, çocuklarına ev yap”</p>

<p>Ünsal, Muharrem Apartmanı’nın kentin tanınmış kunduracılarından aslen Peristeronalı Muharrem Sıtkı tarafından 1959 yılında Köşklüçiftlik’te inşa ettirildiğini belirtiyor ve ailesiyle sur içinde yaşayan Muharrem Sıtkı’nın eşinin, apartman inşa ettirme fikrine çok da sıcak bakmadığını aktarıyor: “Binayı yaptıracağı zaman eşi ona; ‘Bu apartman işinden vazgeç, onun yerine çocuklarına ev yap’ diyor. Fakat Muharrem Bey, bu apartmanı yaptırmayı çok istiyor; bu konu onun için nerdeyse bir ideali gibi ve sonunda da başarıyor.”</p>

<p>Ünsal, Muharrem Sıtkı’nın ailesinin yardımlarıyla projelerine ulaşabildiği çizimlerde Muharrem Apartmanı’nın mimarının Kıbrıslı Rum Nikos Nikolaidis olduğu bilgisine ulaşıyor. Dört katlı binanın her katında dört daire, zemin katında ise yıllar içinde farklı işletmeler tarafından kullanılan dükkânlar yer alıyor.</p>

<p>- “Apart otel gibi kiralanıyordu”</p>

<p>Apartmanın yoğunlukla kiralama amaçlı kullanıldığını aktaran Ünsal, apartmanın zamanla dönüşen kullanıcı profilinden bahsediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ünsal, ilk yıllarda binanın daha çok geçici görevle adada bulunan yabancı ve Türk bürokratları ağırladığını belirtiyor. Ünsal’a göre sur içindeki yapı stokunun yaşlanması ve geçici görevle adaya gelenler için mevcut yaşam alanı seçeneklerinin sınırlı olması nedeniyle apartman bu zümreye konut imkânı sağlıyor.</p>

<p>Ünsal’ın Muharrem Sıtkı’nın torunu Funda Yeşilada’dan edindiği bilgiye göre “daireler ilk yapıldığında beyaz eşyalarıyla birlikte, apart otel gibi kiralanıyor”.</p>

<p>- “Holleri çok büyüktü ve genişti”</p>

<p>Apartman, 1963 olayları sırasında yüksekliğinden ötürü riskli görülerek geçici olarak boşaltılıyor. Ünsal, bu dönemin ardından hem Lefkoşalılar hem de yersizleşen Kıbrıslı Türk ailelerin binaya yerleştiğini belirterek, “Bir dönem, apartman sakinlerinin nerdeyse dörtte üçü Peristeronalılardan oluşuyormuş. Aslen Peristeronalı olan Muharrem Sıktı, göçmenlere ‘Gelin, burada kalın’ diyerek daireleri açmış” diyor.</p>

<p>Ünsal, bu dönemde Muharrem Apartmanı ile Boyacı Apartmanı’nda benzer bir apartman sakini profili bulunduğunu, her iki apartmanda da çocuklu ailelerin yaşadığını söylüyor. Sakinlerin bir ya da iki çocuklu aileler olduğunu, babalar çalışırken annelerin günün büyük bölümünü çocuklarla birlikte binada geçirdiğini anlatan Ünsal, “Apartmanın çok çocuklu oluşu, apartmandaki yaşamı tanımlayan önemli unsurlardan biri haline geliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p>Ünsal, apartmanla ilgili anlatılarda sıkça tekrarlanan bir diğer unsurun ise binanın geniş koridorları olduğunu belirtiyor: “Boyacı Apartmanı’nda ‘çok küçüktü’ diye tekrar eden bir detay vardı. Muharrem Apartmanı’nın yapısal özellikleriyle ilgili sürekli söylenen şeylerden biri ise şuydu; ‘holleri çok büyüktü ve genişti’. Apartmanın 1980’li yıllardaki sakinlerinden bir gazetecinin kızıyla ilgili anılarından bahsederken, “Eşim, kızımızın sokakta oynamasını fazla istemezdi ama çok da bir şey fark etmezdi çünkü kızımız bisiklet kullanmayı o koridorlarda öğrendi.’ ifadelerini kullandığını aktarıyor.</p>

<p>Ünsal, özellikle yağmurlu veya çok sıcak günlerde çocukların oyunlarını bu koridorlarda kurduklarından bahsediyor: “Hollerin açıklık ve genişliği hem orada çocukluğunu geçirmiş insanların hem de anne-babaların sıklıkla anlattığı bir şey: ‘Çok güzeldi çünkü çocukların gözümüzün önünde güvenli bir şekilde oynayabilecekleri bir alan vardı; biz yazın öğlenleri uyurken çocuklar da o koridorlarda oyun oynarlardı.’ gibi ifadelere oldukça rastladım.”</p>

<p>Koridorların temizliğinin apartman sakinlerinin ortak sorumluluğuyla sağlandığını söyleyen Ünsal, “Görüştüğüm kadınlardan biri: ‘Herkes kendi kapısının önünü süpürürdü ama mesela benim evimin karşısındaki yaşlı hanımın kapı önünü de süpürüyordum. Apartman hep tertemizdi, güzel bakabiliyorduk.’ demişti.”</p>

<p>- 64 olayları sonrası binanın en üst iki katı mücahitlerin kullanımına veriliyor</p>

<p>Ünsal, 1964 olayları sonrasında apartmanın en üst iki katının mücahitlerin kullanımına devredildiğini anlatıyor. Binanın bir ön, bir de arka girişi bulunduğunu, genç mücahitlerin, apartmandaki aileleri rahatsız etmemek ve çocukları ürkütmemek için binaya girip çıkarken çoğunlukla arka kapıyı kullandıklarından bahsediyor.</p>

<p>Ünsal, apartmanda mücahitlik yapmış bir kişinin bu döneme dair anlatısını onun ifadeleriyle paylaşıyor: “Muharrem Apartmanı ilk yapıldığında Yeşil Hat yoktu. Orası sadece Köşklüçiftlik’te bir apartmandı fakat çatışmaların başlamasıyla askeri güzergâhların ve nöbet noktalarının kesiştiği bir hat üzerinde kaldı. Dolayısıyla daha farklı bir anlamda, merkezi bir konuma yerleşti. Orada, nöbet tutan Kıbrıslı Rum askerlerle muhabbet eder, birbirimize sigara, Coca-Cola verirdik.”</p>

<p>Ünsal, bu dönemde binada yaşayan bir kadının anısını şu sözlerle aktarıyor: “Bu hanım, bir gün markette bir adam ile karşılaşmış ve adam ‘Beni hatırladınız mı?’ diye sormuş. O da, ‘Hayır, siz kimsiniz?’ demiş. Adam da ‘Nasıl hatırlamazsınız, ben Muharrem Apartmanı’nda mücahittim’ deyince kadın, ‘Oğlum hepiniz aynı giyinirdiniz, hepinizin başında kep vardı. Ben sizi birbirinizden nasıl ayırt edebilirdim!’ yanıtını vermiş.</p>

<p>Aynı kadının “Çocuklar, mücahitlerden biraz korkar, çekinirlerdi” dediğini de belirten Ünsal, “Düşünsenize, yaşam alanınızın üst katında askerler var ve onların orada bulunmasının bir nedeni var. O nedeni hissederek yaşıyorsunuz” diyor.</p>

<p>Ünsal, evliliğinin ilk yıllarında Limasol’dan Lefkoşa’ya gelerek apartmana taşınan aynı kişinin, apartmandaki dayanışma olgusuna dair aktardıklarını onun sözleriyle anlatıyor: “Lefkoşa benim için çok yabancı bir yerdi ama ben apartmana taşınarak kendime bir aile seçtim. Bu apartman benim ailem oldu. Kapıdan ilk girdiğim günden itibaren ‘dolabınızı kuralım’, ‘açsınızdır, size yiyecek getirelim’, ‘yardım edelim’ şeklinde ifade bulan bir dayanışma hali vardı.”</p>

<p>Bu dayanışmanın çocuklar özelinde de ön plana çıktığını belirten Ünsal, iki çocuklu bir başka kadının “Biz çocukları yılda bir defa okula götürürdük o da kayıt yaptırmak için. Sonra onlar birbirlerini okula götürürlerdi…” dediğini anlatıyor.</p>

<p>Bu anlatılardan sonra bu çocuklara ait toplu bir fotoğrafı gördüğünde çok duygulandığını söyleyen Ünsal, "Çocukların apartman içerisindeki dayanışma olgusunun sembolü haline dönüşmesi, birbirine bakması, herkesin birbirinin evine girip çıkması, koridorlarda kurulan yaşam, kapı önlerinin temizlenmesi ve apartmanda nerdeyse bir geniş aile hayatının sürmesi, bugüne kıyasla oldukça değişik bir durum… Üstelik o dönem için apartman hayatı çok yaygın bir yaşam formu da değil.” diyor.</p>

<p>Ünsal, 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında sınırda yer alması nedeniyle binanın tamamen boşaltıldığını söylüyor: “Mücahitler kapıları çalıyor ve ‘burası tehlikeli, artık gitmeniz lazım’ diyor. Böylelikle bina yine bir süreliğine boşaltılıyor.”</p>

<p>Ünsal, bu döneminin ardından apartmana gazeteci ve yazarlardan oluşan bir kitlenin yerleştiğini belirtiyor ve gazeteci Hasan Kahvecioğlu’nun apartmanın bu dönemine ilişkin aktardıklarını onun ifadeleriyle anlatıyor: “1974 sonrasında burası tam anlamıyla bir sınıra dönüştü. Muharrem Apartmanı, Temel Apartmanı ve sınır hattı üzerinde bulunan yüksekçe yapılar hem hasar aldı hem de risk alanı haline geldi. Bu nedenle emlak değerleri artamadı, kiralar yükselemedi. Özellikle şehir merkezinde, Köşklüçiftlik içerisinde yoğunlaşmış gazeteler arasındaki ağa yakın olabilmek amacıyla bazı aydın ve gazeteciler buraları tercih etmeye başladı.”</p>

<p>Ünsal, bu nedenlerle 1974 sonrasında aralarında Ahmet Okan, Sabahattin İsmail, Özker Yaşın gibi isimlerin de bulunduğu aydın bir kitlenin apartmanda yaşamaya başladığını ve Ortam Gazetesi matbaasının da binaya yerleşmesiyle konut dışı kullanımın çeşitlendiğini anlatıyor: “Ortam Gazetesi’nin matbaası zemin kattaki dükkanlardan birine yerleşiyor. Apartmanın ilk yapıldığı dönemden itibaren orada bulunan, yoğurt ve süt imal eden İmren Sütçülük de uzun bir süre burada kalmaya devam ediyor. Hatta burası, orada en uzun süre kalmış işletmelerden biri… Bir diğeri de, Belen Bakkaliyesi.” Ünsal, Ortam Gazetesi’nin sıklıkla siyasetçiler tarafından ziyaret edilmesinden ötürü binanın farklı bir tür uğrak mekânı haline geldiğini de ekliyor.</p>

<p>- Neşe Yaşın ve “Hangi Yarısını?” …</p>

<p>Ünsal bu süreçte, şair-yazar Neşe Yaşın’ın “Hangi Yarısını? adlı şiirini kısa bir süre kaldığı Muharrem Apartmanı’nda yazdığını da keşfediyor.</p>

<p>Ünsal, bir karşılaşmasında ailesinin Muharrem Apartmanı’nda yaşadığı dönemle ilgili sohbet ettiği Neşe Yaşın’ın paylaşımını onun sözleriyle aktarıyor: “Ben öğrenciydim ve binada çok kısa bir süre, aralıklarla zaman geçirdim. Orası ailem için geçici bir yaşam alanıydı. Fazla bir anım yok ama ‘Hangi Yarısını?’ şiirimi o apartmandaki yatak odamda yazdım.” Bu bilgi karşısında yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Ünsal, “Bir apartmandan yola çıkarak kazandığımız bilgi, toplumumuzun önemli bir şairinin önemli bir yapıtını burada kaleme aldığını ortaya çıkarabiliyor” diyor.</p>

<p>Muharrem Apartmanı’nın Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in başrollerini paylaştığı 1974 yapımı “Önce Vatan” adlı bir Türk filminde de yer aldığını belirten Ünsal, bunun 74 sonrası Yeşilçam’da ortaya çıkan Kıbrıs Harekâtı furyasının bir sonucu olduğunu söylüyor. “Hatta apartman sakinlerinden biri, filmde rol alan ünlü oyunculardan biriyle fotoğraf çektirmiş fakat ben bu fotoğrafı henüz görmedim.” diye ekliyor.</p>

<p>- “Kıbrıs’a ilk göçün buradaki yansımalarını görüyoruz”</p>

<p>Muharrem Apartmanı’nın, 1980’li yılların sonundan itibaren yoğunluklu olarak Türkiye’den gelen göçmen aileler tarafından kiralandığını belirten Ünsal şöyle diyor: “Hasan Kahvecioğlu’nun anlatımına göre aydın kitlenin apartmana yerleşmesinden bir süre sonra, 90’lıların başından itibaren Türkiye’nin Güney Doğu Anadolu bölgesinden Kıbrıs’a yönelen ilk göçün buradaki yansımalarını görmeye başlıyoruz. Bina bu dönemde yeterli bakımı görmüyor ve kiralar oldukça düşük. Gazeteci ve yazar kitle kendilerine başka yerlerde yaşam alanları buldukça binayı terk etmeye başlıyor. Ardından apartmana daha dar gelirli bir kitle yerleşmeye başlıyor. İşte bu kitle, 1990 sonrasında adaya varan ilk göçmenler.” Ünsal, Kahvecioğlu’nun, ‘Biz de, bu yeni sakinlerin gelişinden birkaç yıl sonra apartmanı terk ettik. Gazetelerin kentin içindeki konumlanma biçiminin değişmesiyle birlikte orada kalmamızın bir anlamı kalmadı ve ayrıldık.’ dediğini de aktarıyor.</p>

<p>Ünsal, “Muharrem Apartmanı’ndaki yaşantının bizim toplumsal hayatımızı aynalayan bir tarafı var. Oradaki yaşam döngüsüne bakıp çatışmalar öncesi, çatışmalar sonrası ve göç dalgasının ertesindeki Lefkoşa’yı izleyebiliyoruz” diyor.</p>

<p>Ünsal, Kat Bilgisi çalışması sırasında, arşiv bilgisi oluşturmak için toplumsal hafızaya başvurmanın önemini ortaya koyan pek çok an yaşadığından bahsediyor. Bunlardan biri de Muharrem Apartmanı’nın inşa tarihiyle alakalı: binanın orijinal çizimlerinde 1962 tarihinin yer aldığını, 1963 yılına ait hava fotoğraflarının da bu bilgiyi desteklediğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak Muharrem Sıtkı’nın damadı Emir Ali Güder’in (Funda Yeşilada’nın babası), bu bilgiye itiraz ettiğine işaret eden Ünsal, “Emir Ali Amca, bu konuda çok ısrar etti. Ben de, bunu nasıl teyit edebilirim diye düşünmeye başladım. O dönem gazete arşivlerini de tarıyordum. Bozkurt Gazetesi’nin arama motorundan İmren Sütçülük’ü sorgulattım ve karşıma bir ilan çıktı. İlanda, ‘1 Temmuz 1959 tarihinde Köşklüçiftlik’te Muharrem Bey’in yeni yaptırdığı apartmanın altında hizmet vermeye başlayacağız’ ifadesi yer alıyordu… Emir Ali Amca, bu kadar ısrar etmeseydi, yalnızca bulduğum belgelere bakarak ‘bina 1962 yılında yapıldı’ diyebilirdik ama insan faktörü bizim elde ettiğimiz bilgiden böyle bir fark yaratabiliyor. Bu nedenle, yaşam tanıklıkları ve bunların aktarılmasını daha fazla ciddiye almalı, bu şekilde daha fazla kayıt tutmalıyız.” diyerek toplumsal hafıza ve sözlü tarihin önemini vurguluyor.</p>

<p>Lefkoşa’nın yakın tarihine tanıklık eden Muharrem Apartmanı, uzun bir zamandır, hakettiği ilgiyi görmeyi bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emrah Yedek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/lefkosanin-hafizasi-muharrem-apartmani</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/hafiza.jpg" type="image/jpeg" length="23656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş patlamaları depremleri tetikliyor mu?]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/gunes-patlamalari-depremleri-tetikliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/gunes-patlamalari-depremleri-tetikliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Güneş’ten gelen devasa enerji patlamalarının Dünya’nın iyonosfer tabakasını etkileyerek yer kabuğundaki fay hatları üzerinde elektriksel bir baskı oluşturabileceğini ve depremleri tetikleyebileceğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş patlamaları bugüne kadar genellikle sadece kutup ışıkları ve iletişim kesintileriyle ilişkilendirilse de yeni bir bilimsel çalışma, bu enerjinin yer kürenin derinliklerine kadar uzanabileceğini iddia ediyor. Araştırmacılar, Dünya’nın iyonosfer tabakası ile yer kabuğunu dev bir bataryanın iki ucu gibi ele alan bir model geliştirdi. Bu modele göre, fay hatlarındaki yüksek basınçlı ve iyon yüklü sıvılar elektrik enerjisi depolayan birer kapasitör gibi davranıyor. Güneş patlamaları atmosfere çarptığında iyonosferdeki elektrik yükünü aşağı doğru iterek yer kabuğundaki parçacıklar üzerinde elektrostatik bir güç oluşturuyor. Meydana gelen bu basınç değişimi, fay hatlarını harekete geçirecek kadar kritik bir seviyeye ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, 2024 yılında Japonya'nın Noto Yarımadası'nda meydana gelen şiddetli depremin yoğun güneş aktivitesiyle aynı döneme denk gelmesi bu teoriyi destekleyen en güçlü örneklerden biri olarak gösteriliyor. Ancak bilim dünyası bu yeni teoriye karşı oldukça temkinli bir duruş sergiliyor. Pek çok jeofizikçi, yer kabuğundaki kayaçların elektrik iletimine karşı gösterdiği direncin bu elektriksel etkiyi faylara ulaşmadan sönümleyebileceğini savunuyor. Ayrıca hem depremlerin hem de güneş patlamalarının çok sık gerçekleşmesi, bu iki olayın aynı ana denk gelmesinin bilimsel bir neden-sonuç ilişkisinden ziyade istatistiksel bir tesadüf olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Şimdilik bu çalışma, uzay hava durumu ile deprem riski arasındaki bağı kanıtlamaya çalışan iddialı bir model olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Pelin Yükselay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/gunes-patlamalari-depremleri-tetikliyor-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/gunes-patlamasi-nasa-2227535.jpg" type="image/jpeg" length="73519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın en zehirli mantarı daha ölümcül olmaya başladı]]></title>
      <link>https://www.kibrisnethaber.com/dunyanin-en-zehirli-mantari-daha-olumcul-olmaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisnethaber.com/dunyanin-en-zehirli-mantari-daha-olumcul-olmaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, mantar kaynaklı ölümlerin yüzde 90'ından sorumlu olan "Ölüm Meleği" (Amanita phalloides) mantarının California'daki türlerinin hızla evrilerek Avrupa'daki türlerinden daha farklı ve güçlü kimyasallar ürettiğini keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğal yaşam alanı Avrupa olan ancak günümüzde Amerika, Afrika ve Avustralya’ya yayılarak istilacı bir türe dönüşen "Ölüm Meleği" mantarı, bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, California’daki istilacı popülasyonların, Avrupa'daki atalarına göre genetik olarak çok daha "becerikli" birer katile dönüştüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre, 1930'larda ABD'ye ulaşan bu mantarların zehir üretiminden sorumlu olan genleri zamanla çeşitlendi. Bilim insanları daha önce tüm zehirli bileşiklerin belirli bir "amino asit dizilimi" (lider sekans) ile üretildiğini düşünüyordu. Ancak California'daki mantarların bu kuralı yıkarak, Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha yüksek miktarlarda ve daha önce görülmemiş yeni peptitler (protein parçaları) üretmeye başladığı saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekosistem için gizemli tehdit</strong></p>

<p>Mantarın bu hızlı adaptasyonu sadece zehir miktarını değil, yayılma hızını da etkiliyor. Uzmanlar, California ormanlarında tek bir ağacın altında 40'tan fazla mantarın kümelendiğini, bunun yerel türlerin aksine "anormal derecede yoğun" bir istila olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bu yeni üretilen kimyasalların insan üzerindeki etkisi henüz tam olarak bilinmese de, araştırmacılar bu evrimin mantarın yeni ortamlara uyum sağlamasını kolaylaştırdığına inanıyor. Tek bir tanesinin yetişkin bir insanı öldürebilecek güçte olduğu bu mantarların geçirdiği değişim, yerel ekosistemler üzerindeki baskının boyutlarını daha da korkutucu hale getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Pelin Yükselay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.kibrisnethaber.com/dunyanin-en-zehirli-mantari-daha-olumcul-olmaya-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisnethabercom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisnethaber-com/uploads/2026/02/mantar-2440835.jpg" type="image/jpeg" length="89941"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
