banner2

LAÜ Akademisyeni Özyel’den “Hemşireler İçin Tıbbi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları” kitabına katkı

banner44
LAÜ Akademisyeni Özyel’den “Hemşireler İçin Tıbbi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları” kitabına katkı
banner45
banner46

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Besim Özyel’in bölüm yazarlığı yapmış olduğu “Hemşireler İçin Tıbbi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları” isimli kitap Türkiye’nin önde gelen tıp yayınevlerinden olan Hipokrat Yayıncılık tarafından basıldı. Türkiye’de mikrobiyoloji alanının duayen isimlerinden olan Prof. Dr. Ahmet Başustaoğlu ve Prof. Dr. A. Dürdal Us’un editörlüğünü yaptığı bu kitapta alanlarında kendilerini kanıtlamış birçok bilim insanının katkısı bulunuyor. Bu kitapta, Yrd. Doç. Dr. Özyel, “Enfeksiyon Hastalıkların Tanısında Kullanılan Biyokimyasal ve Hematolojik Testlerin Değerlendirilmesi ve Yorumlanması” başlıklı bölümün yazarlığını yaptı.

banner37
Özyel kaleme aldığı bölüm ile ilgili şunları söyledi: “Uzun süredir hemşirelik bölümü öğrencilerine lisans ve yüksek lisans seviyesinde çeşitli dersler vermekte, hemşirelik araştırmalarına katkı koymalarına yardımcı olmaktayım. Bu süreçlerde hemşirelerin insan sağlığının korunması ve devamlılığı noktasında birçok önemli görevler üstlendiklerini gözlemledim. Onları bu görevlere hazırladığımız eğitim süreçlerinde bilgi ve becerilerini eksiksiz bir şekilde kazanmalarını sağlamak büyük önem arz etmektedir. Enfeksiyon hastalıklarının da sağlık hizmetlerinde en sık karşılaşılan ve ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilen hastalıklar olduğu da düşünüldüğünde klinik mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıklarının tüm sağlık çalışanlarının eğitimleri esnasında ve mezuniyet sonrasında dikkate alması gereken başlıca konulardan olduğunu görebiliriz. Enfeksiyon hastalıklarında tanıya ulaşmak için kullanılan mikrobiyolojik, serolojik ve moleküler yöntemler, enfeksiyon etkenini belirleyerek hastalık tanısının konulabilmesi için doğrudan katkıda bulunurken, bazı durumlarda uygulanması daha hızlı ve kolay olan biyokimyasal ve hematolojik yöntemlerle elde edilen bulgular da, hekimin hastalık tanı sürecine dolaylı yoldan katkı sağlayabilmektedir. Hazırlamış olduğum bölüm özelinde, enfeksiyon hastalıklarının tanısında kullanılan biyokimyasal ve hematolojik testlerin değerlendirilmesi ve yorumlanmasına odaklanılmıştır.”

“Klinik-laboratuvar arasındaki ilişkiler öncelikle klinikte örnek alımıyla başlamaktadır” diyen Özyel, bazı güncel araştırmaların sonuçlarına göre, hemşirelerin klinik örneklerle ilgili bilgi düzeylerinin yetersiz kaldığının görülebilmekte olduğunu ve hastalıkların tanı sürecinde, hasta güvenliği sağlanarak, doğru ve etkin bir şekilde örneklerin alınması ve uygun koşullarda laboratuvara gönderilmesinin esas olduğu düşünüldüğünde, hemşirelerin klinik örneklerle ilgili bilgi düzeylerini geliştirmeleri ve bu bilgileri sürekli taze tutmalarının gerektiğine dikkat çekti.

Özyel açılamasında son olarak şu bilgileri paylaştı: Uygun örnek alımı, örneklerin uygun şartlarda laboratuvara gönderilmesi, çıkan sonuçların takibi ve hekime doğru bir şekilde ulaştırılması, hekim tarafından hastalıklara konulacak teşhis ve uygulanacak tedavilerin belirlenmesi adına büyük önem arz etmektedir. Bu kitap bölümünde, klinikte doğru örnek alımının öneminin anlatılmasının yanı sıra biyokimyasal ve hematolojik testlerin değerlendirilmesi, yorumlanması ve beyin omurilik sıvısı analizlerine de değinilmiştir. Özyel sözlerini tamamlarken, “İnsanlık tarihinin büyük salgınlara yol açan enfeksiyonlara şahit olduğunu vurgulamak istiyorum. Sağlık alanındaki tıbbi ve teknolojik tüm gelişmelere rağmen 2019 yılında ortaya çıkan COVID-19 da bu salgınların şu an yaşamakta olduğumuz en yakın örneğidir. Bu salgından korunmak için maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ederken bulunduğumuz ülkenin bilim insanlarına ve sağlık otoritelerine güvenmeli ve önerilen şekilde aşılarımızı tamamlamalıyız”dedi.

YORUM EKLE
banner50
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1