Yazılı açıklama yapan Çeler, siyasete duyulan güvenin yalnızca sözlerle değil, ayrıcalıklardan vazgeçme iradesiyle yeniden kazanılabileceğini ifade ederek, hesap verebilirlik konusunda öncelikle kendi adaylarından ve siyasi kadrolarından başladıklarını belirtti.

Dün gerçekleştirilen Milletvekili Aday Belirleme ve Sıralama Kurultayı’nda 50 adayın yazılı taahhütte bulunarak hesap vermeye hazır olduklarını ortaya koyduğunu kaydeden Çeler, “Hesap vermeyi yazılı olarak taahhüt edemeyen, hesap verebilirlikten söz edemez. Hesap vermekten kaçan, hesap da soramaz.” dedi.

Halkın Partisi Milletvekili adayları ve sıraları seçim sonucunda belli oldu!
Halkın Partisi Milletvekili adayları ve sıraları seçim sonucunda belli oldu!
İçeriği Görüntüle

- “Kürsüde özgürlük, hukuk önünde eşitlik ve hesap verebilirlik istiyoruz”

Kürsü dokunulmazlığının halkın iradesini koruyan temel bir güvence olduğunu belirten Çeler, milletvekillerine yargı karşısında ayrıcalık sağlayan düzenlemelerin ise kaldırılması gerektiğini söyledi.

Çeler, 50 milletvekili adayının Anayasa’nın 84. maddesinin ikinci fıkrasının kaldırılması yönünde çalışmayı ve kendi dokunulmazlıklarının kaldırılması talebine karşı çıkmamayı taahhüt ettiğini kaydetti.

“Kürsüde özgürlük, hukuk önünde eşitlik ve hesap verebilirlik istiyoruz.” diyen Çeler, milletvekilliğinin “hukukun üzerinde olmak değil, halka karşı sorumluluk üstlenmek” anlamına geldiğini söyledi.

-“TDP, liyakat, sosyal adalet, şeffaflık ve kamu yararını esas alan bir yönetim anlayışını savunuyor”

TDP’nin liyakat, sosyal adalet, şeffaflık ve kamu yararını esas alan bir yönetim anlayışını savunduğunu belirten Çeler, imzalanan taahhütnamenin seçim dönemine özgü sembolik bir adım olmadığını, Meclis’te de takipçisi olacakları siyasi bir sorumluluk taşıdığını söyledi.

Toplumdan fedakârlık beklerken kendi ayrıcalıklarını koruyan bir siyaset anlayışını kabul etmediklerini ifade eden Çeler, kişilerin değil ilkelerin, makamların değil hukukun üstün olduğu bir düzen için mücadele ettiklerini kaydetti.

Siyasete güvenin yeniden sağlanması için siyasi kadroların öncelikle kendilerinden başlaması gerektiğini söyleyen Çeler, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bu imzalar, halkımıza karşı üstlendiğimiz sorumluluğun ve verdiğimiz sözün arkasında duracağımızın göstergesidir. Siyasetçiyi değil halkın iradesini, ayrıcalıkları değil hukukun üstünlüğünü savunacağız. Çünkü bizim için hesap verebilirlik bir seçim vaadi değil, yazılı olarak üstlendiğimiz siyasi ve ahlaki bir sorumluluktur.”

Muhabir: Emrah Yedek