Başbakan Ünal Üstel, son günlerde ülke güvenliği ve trafik kazaları üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Muhalefeti “algı operasyonu” ve “kara propaganda” yapmakla eleştiren Üstel, güvenliğin algılarla değil rakamlarla ölçüleceğini belirterek, “Gerçek şudur ki ülkemiz güvendedir” dedi.

Üstel, 2026 yılının ilk yedi ayında ülkedeki toplam cürüm ve kabahat sayısının 2 bin 751 olduğunu, bu rakamın 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 8, 2021 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 30’un üzerinde daha düşük gerçekleştiğini açıkladı.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“Son günlerde muhalefetin ülke güvenliği ve trafik kazaları üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarını ve kara propagandayı üzülerek izliyoruz.

Halkımızın huzurunu ve güvenliğini siyasi propaganda konusu yapanlara çok açık bir cevap vermek istiyorum. Güvenlik algıyla değil, rakamlarla ölçülür.

Birileri ‘ülke güvensiz’ diyerek korku siyaseti yapabilir. Biz ise resmi rakamları, aldığımız tedbirleri ve ortaya çıkan sonuçları konuşuruz.

Çünkü bizim siyaset anlayışımız iş, rasyonel veri ve hizmet odaklıdır. Onlar konuşacak, biz çalışacağız. Onlar algı üretecek, biz sonuç almaya devam edeceğiz.”

“Cürüm ve kabahat sayısı geçen yıla göre yüzde 8 düştü”

2026 yılının ilk yedi ayındaki suç verilerini paylaşan Üstel, şöyle devam etti:

“Değerli kardeşlerim;

2026 yılının ilk yedi ayında ülkemizde toplam cürüm ve kabahat sayısı 2 bin 751 olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 8, 2021 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 30’un üzerinde daha düşüktür. Dahası, meydana gelen cürümlerin yüzde 99,13’ü aydınlatılmıştır.

Şimdi soruyorum: Bu rakamlar ortadayken neden birileri halkımıza sürekli ‘ülke güvensiz’ diyerek korku aşılamaya çalışıyor?

Yüzde 99,13’lük aydınlatma oranı, Polis Teşkilatımızın ortaya koyduğu mücadelenin ve başarının açık göstergesidir.

Polisimiz yalnızca meydana gelen suçları aydınlatmıyor. Suçun önlenmesi, risklerin tespiti ve suçluların yakalanması için de gece gündüz çalışıyor. Bu vesileyle Polis Teşkilatımızın tüm mensuplarına teşekkür ediyorum. Onların emeğini ve fedakarlığını siyasi hesaplara kurban ettirmeyeceğiz.”

“3 bin 831 kişinin ülkeye girişine izin verilmedi”

Ülkeye girişlerde de aynı kararlılığın gösterildiğini ifade eden Üstel, 2026 yılında yapılan risk analizleri sonucunda 3 bin 831 kişinin ülkeye girişine izin verilmediğini, ülke içerisindeki denetimlerde ise yasal statüsü bulunmaması ve diğer nedenlerle bin 180 kişinin ihraç edildiğini kaydetti.

Üstel şöyle devam etti:

“Ülkeye girişlerde de aynı kararlılık vardır.

2026 yılında yapılan risk analizleri sonucunda 3 bin 831 kişinin ülkemize girişine izin verilmemiş, ülke içerisindeki denetimlerde ise yasal statüsü bulunmaması ve sair nedenlerle bin 180 kişi ihraç edilmiştir.

Türkiye’nin desteği ile KKTC’de Göç Yönetim Merkezi 29 Mayıs 2025 tarihinde açılmıştır. Bu merkezle birlikte ülkemizde göç yönetimi ve güvenlik alanında daha etkin bir denetim mekanizması oluşturulmuştur.

29 Mayıs 2025’ten bugüne kadar yapılan mobil denetimlerde ülkede kaçak yaşadığı tespit edilen 112 kişi hakkında tutuklama gerçekleştirilmiş, 960 yabancının parmak izi ve biyometrik fotoğrafları sisteme kaydedilmiştir.

Yine bu süreçte ülkeye alınmayan 3 bin 900 kişi bulunurken, bin 200 kişi de ihraç edilmiştir.

Bütün bunlar devletimizin sınır güvenliği, göç yönetimi ve ülke içerisindeki denetimler konusunda ortaya koyduğu kararlılığın somut göstergeleridir.

Devletimiz hem sınırlarımız içerisinde hem de ülkeye girişlerde görev başındadır.”

Polis kadrosunun 4 bin 500’e çıkarılması hedefleniyor

Ülkenin büyüdüğünü, nüfus hareketliliğinin arttığını ve suçların niteliğinin değiştiğini belirten Üstel, organize suçlar, uyuşturucu, bilişim suçları ve insan ticareti gibi tehditlere karşı daha güçlü bir güvenlik kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Polis Teşkilatı’nın mevcut 3 bin kişilik yasal kadrosunun 4 bin 500’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıklayan Üstel, şunları söyledi:

“Ancak bununla yetinmiyoruz.

Ülkemiz büyüyor, nüfus hareketliliği artıyor, suçların niteliği değişiyor.

Organize suçlardan uyuşturucuya, bilişim suçlarından insan ticaretine kadar yeni tehditler daha güçlü bir güvenlik kapasitesi gerektiriyor. Bu nedenle Polis Teşkilatımızın mevcut 3 bin kişilik yasal kadrosunu 4 bin 500’e çıkarma hedefini ortaya koyduk ve gerekli adımları atıyoruz.

2022 yılından bugüne kadar da güvenlik güçlerimizin insan kaynağını güçlendirmek için 130 sivil hizmet görevlisi ile 670 polis memuru ve itfaiyecinin teşkilatımıza katılımını sağladık.

Biz sadece sorunları tespit eden değil, çözüm için kadro oluşturan, yatırım yapan ve gereğini yerine getiren bir hükümetiz. Halkımızın huzuru ve güvenliği bizim için tartışmaya açık olmayan bir devlet sorumluluğudur.

Biz ‘sorun yok’ demiyoruz. Sorunları görüyor, tedbir alıyor, kurumlarımızı güçlendiriyor ve sonuçlarını rakamlarla ortaya koyuyoruz.”

“On yılda araç sayısı yaklaşık yüzde 173 arttı”

Üstel, ülke güvenliğinin yanı sıra trafik kazalarıyla ilgili tartışmalara da değindi.

2016 yılında ülkede yaklaşık 182 bin kayıtlı araç bulunduğunu, bugün ise bu sayının 498 binin üzerine çıktığını belirten Üstel, on yılda araç sayısında yaklaşık yüzde 173’lük artış yaşandığını kaydetti.

Üstel şöyle devam etti:

“Değerli kardeşlerim; aynı yaklaşımı trafik konusunda da ortaya koyuyoruz. 2016 yılında ülkemizde yaklaşık 182 bin kayıtlı araç vardı. Bugün bu sayı 498 binin üzerine çıktı. On yılda araç sayısı yaklaşık yüzde 173 arttı. Böylesine büyük bir artış karşısında trafik güvenliğini sağlamak çok daha büyük bir mücadele gerektiriyor.

Biz bu mücadeleden kaçmadık.

Denetimleri artırdık, sahadaki çalışmaları güçlendirdik.

Sonuç ortadadır.

Ölümlü trafik kazaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24, can kayıpları yüzde 15 azalmıştır.

2023 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ise ölümlü kazalarda yüzde 32, can kayıplarında yüzde 26 azalma vardır.”

“23 can, 23 ailenin ocağına düşen ateştir”

Trafik kazalarındaki düşüşe rağmen tek bir can kaybının bile fazla olduğunu vurgulayan Üstel, 2026 yılının ilk yedi ayında 19 ölümlü trafik kazasında 23 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Üstel şöyle konuştu:

“Ancak bizim için tek bir can kaybı bile fazladır.

2026 yılının ilk yedi ayında 19 ölümlü trafik kazasında 23 insanımızı kaybettik.

Bir Başbakan olarak bu rakama bakıp ‘başarılıyız’ diyemem.

Çünkü 23 can, 23 ailenin ocağına düşen ateştir, 23 büyük acıdır.

Hedefimiz kazaları yalnızca azaltmak değil, can kayıplarını mümkün olan en düşük seviyeye indirmektir.”

Temmuz ayında 96 bin 881 araç kontrol edildi

Trafik güvenliğinin artırılması amacıyla denetimlerin sürdüğünü kaydeden Üstel, yalnızca temmuz ayında 96 bin 881 aracın kontrol edildiğini, bin 483 aracın trafikten men edildiğini ve 16 bin 161 trafik raporu düzenlendiğini açıkladı.

Üstel şu ifadeleri kullandı:

“Bunun için de sahadayız.

Yalnızca Temmuz ayında 96 bin 881 araç kontrol edilmiş, bin 483 araç trafikten men edilmiş ve 16 bin 161 trafik raporu düzenlenmiştir.

Bunlar devletin iradesinin ve polisimizin sahadaki emeğinin somut göstergeleridir.

Biz bununla da yetinmeyeceğiz.

Denetimleri güçlendirecek, tedbirleri artıracak ve trafik güvenliği konusunda daha etkin uygulamaları hayata geçireceğiz.”

Muhalefete: “Korku siyaseti yaparak halkımızı kandıramazsınız”

Başbakan Üstel, açıklamasının devamında muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürerek, ülke güvenliği üzerinden “korku siyaseti” yapıldığını savundu.

Üstel, adli olaylar ve trafik kazalarının siyasi fırsata dönüştürülmesinin ülkeye hizmet etmeyeceğini belirterek şöyle devam etti:

“Değerli kardeşlerim;

Muhalefete açıkça söylüyorum:

Bu ülkenin güvenliği üzerinden korku siyaseti yaparak halkımızı kandıramazsınız.

Adli olayları ve trafik kazalarını siyasi fırsata dönüştürerek bu ülkeye hizmet edemezsiniz.

Siyaset uğruna ülkemizi halkımıza ve dünyaya kötü göstermek, yalnızca hükümeti değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisini, turizmini, itibarını ve sosyal hayatını da olumsuz etkileyebilecek bir anlayıştır.

Eleştiri elbette olacaktır. Muhalefet elbette hükümeti denetleyecektir. Ancak ülkenin güvenliği ve halkımızın huzuru söz konusu olduğunda herkesin sorumlu davranması gerekir.

Daha önce adli vakaları ve trafik kazalarını siyasi söylem haline getiren bazı siyasilerin, kendi dönemlerinde bugün eleştirdikleri tablonun çok daha ağırlarıyla yüzleştiğini de unutmadık.

O nedenle bu konularda siyaset yaparken herkesin daha sorumlu davranması gerekir.

Çünkü ortada olgular ve rakamlar varken algılarla gerçekleri değiştiremezsiniz.”

Savaşan: Aktunç Lefkoşa’ya yeni bir soluk, güçlü bir vizyon kazandıracak
Savaşan: Aktunç Lefkoşa’ya yeni bir soluk, güçlü bir vizyon kazandıracak
İçeriği Görüntüle

“Gerçek, yüzde 99,13’lük suç aydınlatma oranıdır”

Üstel, açıklamasının son bölümünde ülke güvenliğine ilişkin paylaştığı verileri bir kez daha sıralayarak şöyle konuştu:

“Gerçek, 2 bin 751’e gerileyen cürüm ve kabahat sayısıdır.

Gerçek, yüzde 99,13’lük suç aydınlatma oranıdır.

Gerçek, ülkeye girişlerde yapılan etkin denetimlerdir.

Gerçek, ölümlü trafik kazalarında ve can kayıplarında yaşanan azalmadır.

Gerçek, devletimizin güvenlik kapasitesini daha da güçlendirme iradesidir.

Gerçek, şudur ki ülkemiz güvendedir.

Biz sorunları saklamayacağız, eksiklerimizi görmezden gelmeyeceğiz.

Ama yapılanları da kimsenin siyasi hesaplarına kurban ettirmeyeceğiz.”

“Halkımız müsterih olsun”

Üstel, devletin, hükümetin ve polisin görev başında olduğunu vurgulayarak açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Halkımız müsterih olsun.

Devletimiz görev başındadır.

Hükümetimiz görev başındadır.

Polisimiz görev başındadır.

Ülkemizi dünyaya güvensiz bir ülke gibi göstermeye çalışan, bunun ekonomimize, turizmimize ve sosyal hayatımıza vereceği zararı dahi görmezden gelenlere rağmen gerçek değişmez:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti huzur ve güven içerisinde yaşadığımız bir ülkedir.

Elbette sorunlarımız vardır. Eksiklerimiz vardır. Yapmamız gereken daha çok iş vardır.

Ama biz bu sorunları çözmeye, eksikleri gidermeye ve ülkemizi çok daha huzurlu, çok daha güvenli bir geleceğe taşımaya kararlıyız.

Onlar algı üretmeye devam etsin.

Biz güvenlik üretmeye, hizmet üretmeye ve sonuç almaya devam edeceğiz.

Onlar konuşacak.

Biz çalışacağız.

Çünkü biz laf üretmek için değil, ülkeyi yönetmek için iktidardayız.”

Muhabir: Pelin Yükselay