Görüşmede Üstel’e, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy eşlik etti.
Görüşmenin ardından basına açıklama yapan Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs meselesinin esas itibarıyla bir statü meselesi olduğunu belirterek, federasyon temelinde çözüm arayışlarının Crans-Montana’da tükendiğini vurguladı.
“KIBRIS MESELESİ ESAS İTİBARIYLA BİR STATÜ MESELESİDİR”
Başbakan Üstel, görüşmede Kıbrıs meselesinin esas itibarıyla bir statü meselesi olduğunu ifade ettiğini belirtti.
Üstel, uluslararası toplumun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne adanın tek devleti ve temsilcisi, Kıbrıs Türk halkına ise bu devletin bir toplumuymuş gibi muamele etmesinin sorunun kaynağı olduğunu ve bu hatalı yaklaşımın taraflar arasında ciddi bir dengesizlik yarattığını ifade ettiğini söyledi.
Başbakan Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin haksız biçimde yararlandığı uluslararası statünün mevcut statükoyu sürdürmesine imkan sağladığını muhatabına anlattığını belirtti.
“RUM TARAFININ SİYASİ EŞİTLİĞE VE GÜÇ PAYLAŞIMINA DAYALI ORTAKLIĞI KABUL ETMEYE NİYETİ YOK”
Kıbrıs Türk halkının her zaman ortaya koyduğu iyi niyet ve yapıcı tutuma rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin “siyasi eşitliğe ve güç paylaşımına dayalı bir ortaklığı” kabul etmeye niyeti bulunmadığının 2017 yılında gerçekleştirilen Crans-Montana Konferansı’nda bir kez daha görüldüğünü muhatabına hatırlattığını söyledi.
“FEDERASYON TEMELİNDE ANLAŞMA ARAYIŞI CRANS-MONTANA’DA TÜKENDİ”
Federasyon temelinde bir anlaşma arayışının Crans-Montana’da tükendiğinin altını çizen Üstel, başarısızlığı defalarca kanıtlanmış bir modelin farklı adlar veya yöntemler altında yeniden gündeme getirilmesinin Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamayacağını, aksine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin çıkarlarına hizmet eden mevcut statükonun devamına yol açtığını belirtti.
“ADADA İKİ AYRI HALK VE İKİ EGEMEN EŞİT DEVLET BULUNUYOR”
Adada iki ayrı halk ve iki egemen eşit devlet bulunduğuna işaret eden Başbakan Üstel, sahadaki bu gerçekliğe uygun, yeni ve gerçekçi bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini dile getirdiğini söyledi.
Üstel, sürdürülebilir ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir uzlaşıya ulaşılabilmesinin ancak Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.
“GUTERRES’İN ZİYARETİ ORTAK ZEMİN BULUNMADIĞINI BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDU”
Başbakan Üstel, 27-29 Temmuz 2026 tarihlerinde BM Genel Sekreteri António Guterres’in adaya gerçekleştirdiği ziyaret ile birlikte, resmi müzakerelerin başlatılmasına imkan sağlayacak ortak bir zeminin bulunmadığı gerçeğinin bir kez daha anlaşıldığını belirtti.
“KIBRIS TÜRK HALKININ İRADESİNİ GÖZ ARDI EDEN OLDUBİTTİLER KABUL GÖRMEYECEK”
Kıbrıs Türk halkının iradesini göz ardı eden, adadaki gerçeklerle bağdaşmayan suni bir “oldu bitti” yaratılmasına veya üzerinde mutabık kalınmayan parametrelerin Kıbrıs Türk halkına empoze edilmesine yönelik girişimlerin kabul görmeyeceğini söyledi.
Geçmişte defaatle başarısızlığa uğramış modellerin farklı biçimlerde yeniden gündeme getirilmesinin iki taraf arasında anlaşma arayışlarına katkı sağlamadığını ve sadece Rumların çıkarına olan mevcut statükonun devamına hizmet ettiğini ifade etti.
“BM VE ULUSLARARASI TOPLUM ADADAKİ GERÇEKLERİ ARTIK GÖRMELİ”
Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs’ta gerçekçi, sürdürülebilir ve kalıcı bir uzlaşının yolunun adadaki iki devletin ve iki halkın egemen eşitliğinin kabul edilmesinden geçtiğini ifade etti.
Üstel, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumu adadaki gerçekleri artık görmeye davet etti.





