Özersay yazılı açıklamasında, “Rum basınına yansıyan ve Cumhurbaşkanı'nın siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantıda anlattıkları, henüz ortada bir sürecin olmadığını ancak doğru tasarlanmış ve sonuç alıcı bir süreç dahi yokken 5+1 toplantısının kamuoyuna prematüre şekilde duyurularak, gereksiz bir beklenti yaratıldığını göstermektedir.” ifadesini kullandı.

Güney Kıbrıs’taki seçim sonuçlarıyla birlikte Rum lider Nikos Hristodulidis’in, 2028’deki seçimler için yeni bir süreç başlatma ihtiyacının arttığını belirten Özersay, şöyle devam etti:

“Rum lider, Kıbrıs Türk tarafını ve Türkiye’yi bu kadar yıldan sonra ‘federasyon müzakeresine oturtmayı başardım’ demek ve bu durumdan kendi seçiminde faydalanmak istemektedir. Yani nihai amacı Kıbrıs sorununun karşılıklı kabul edilebilir bir zeminde çözmek değil, bir süreç başlatmaktır.”

Kıbrıs Türk tarafında da, özellikle bir sonraki genel seçimler öncesinde sonuç alıcı olmayacak dahi olsa, “dostlar alışverişte görsün” diye başlatılacak bir süreci kullanarak, seçimlerde bundan kendine pay çıkarmak isteyen bir kesim olduğunu savunan Özersay, “Oysa Kıbrıs’ta hepimizin yararın olan şey kapsamlı ve kalıcı bir çözümdür, yeni ve ilanihaye gidecek bir müzakere süreci değil.” dedi.

Özellikle yöntem ve içerik konusunda bu kadar muğlaklığın olduğu bir söylentiler yumağı üzerinden “umut tacirliği” yapmaya çalışanların olmasının üzücü olduğunu ifade eden Özersay, Kıbrıs Türk halkının bu türden belirsiz ve spekülasyona dayalı yaklaşımlardan bir sonuç çıkmadığını defalarca tecrübe ettiğini ve hayal kırıklıkları yaşadığını kaydetti.

Redif Ekinci: Bu hükümet süt beyazdır dese, toplum o sütte bir şey arar
Redif Ekinci: Bu hükümet süt beyazdır dese, toplum o sütte bir şey arar
İçeriği Görüntüle

-“Kıbrıs sorununun çözümünde umut tacirliğine değil gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç var”

Bu hayal kırıklıklarında sadece Rum siyasi liderliğinin değil uluslararası toplumun ve Avrupa Birliği’nin yaklaşımlarının da belirleyici olduğunu ifade eden Özersay, “Kıbrıs sorununun çözümünde umut tacirliğine değil gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç vardır.” dedi.

BM’nin, Filistin’den Ukrayna’ya, son ABD-İsrail ve İran savaşına varıncaya kadar pek çok konuda anlamlı herhangi bir adım atamadığını, gücünü ve etkisini yitirdiğini savunan Özersay, “Elbette bir süre sonra bu durum değişebilir ancak bugünün şartlarında üstelik de görev süresi dolmakta olan, sene sonu görevinden ayrılacak olan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorununu çözebilecek bir yeni süreç başlatması ve bunun sonuç alıcı olması ihtimali oldukça zayıftır.” ifadesini kullandı.

Özersay, Kıbrıs’ta kapsamlı çözümün önemli ve gerekli olduğunu ancak adadaki ve bölgedeki gerçekleri ve değişen güç dengelerini dikkate almayan hiçbir sürecin başarı şansı olmadığını dile getirdi.

Muhabir: Emrah Yedek