banner2
banner34

Son oyun Cenevre

banner35

Cumhurbaşkanı Akıncı, Cenevre Konferansının yolunu açan New York zirvesinin ardından dün öğleden sonra KKTC’ye döndü. Akıncı Ercan’daki açıklamasında Cenevre’nin yolun sonu olduğuna vurgu yaptı.

Son oyun Cenevre

 

“50 YIL DAHA YOKTUR” : Akıncı: Müzakerede gelinen son noktayı bütünlüklü görmek ve tarafların anlaşmayı halklarının onayına sunup sunamayacağına karar vermesi gerekir. Bu anlamda Cenevre nihai bir durak, son duraktır. Bunun ötesinde bir 50 yıl daha yoktur

“ÇERÇEVEYE BAĞLIYIZ” Akıncı: Genel sekreter ile vardığımız bir mutabakat var. O mutabakata sadık kalarak, oradan çıkan çerçeveye bağlı kalarak biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek için hazır olacağız. Aynı şeyi Güney’den de, Yunanistan’dan da görmek istiyoruz

BİR İKİ HAFTALIK SÜREÇ: Akıncı: Konferans’a Haziran’ın ikici yarısında başlanabilecek. Konferansın bir iki hafta sürebilir. Garantör ülkelerin de yer alacağı beşli toplantıda Güvenlik ve Garantiler başlığı konuşulacak. Buna paralel diğer başlıklarda üzerinde anlaşmaya varılmayan konular ele alınacak

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York’tan KKTC’ye dönüşünde Ercan Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.
Liderlerin 17 Mayıs’ta gerçekleştirdiği son toplantıda Cenevre konferansının önünü açamadığından Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin Cenevre Konferansına devam edilebilmesi için taraflar arasında mekik diplomasi başlattığını anımsatan Akıncı, Eide’nin mekik diplomasisinde sonuç alınamamasının nedeninin, Kıbrıs Rum tarafının Güvenlik ve Garantiler başlığının, ardından da Toprak başlığının sonuçlandırılması veya sonuca çok yakın hale getirilmesi yönündeki ön koşullar olduğunu kaydetti.
Akıncı, New York’ta üçlü görüşmenin ardından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı, ortak anlayışı özetleyen ortak açıklamanın, herhangi bir önkoşul içermediğini, paralel bir süreç, tüm konuların masada olduğu ve bir biri ile ilişkili bir şekilde ele alınmasını öngördüğünü kaydetti.

Konferans’a Haziran’ın ikici yarısında başlanabileceğini kaydeden Akıncı, konferansın bir iki hafta sürebileceğini söyledi.

Cenevre’de Yunanistan, İngiltere ve Türkiye’nin de yer alacağı beşli toplantıda Güvenlik ve Garantiler başlığının konuşulacağını, paralel olarak da diğer başlıklardaki henüz üzerinde anlaşmaya varılmayan konuların ele alınacağını ifade eden Akıncı, Guterres’in açıklamasında Yönetim ve Güç Paylaşımı ile Toprak başlıklarına yer verilmesinin ve Avrupa Birliği ile İlişkiler ve Ekonomi başlıklarına yer verilmemesinin nedeninin diğer konuların nispeten daha az sorunlu olmasından dolayı olduğunu söyledi.

Rum basınında New York’ta varılan antlaşmanın içeriğini çarpıtmaya yönelik mesajlar verildiğini ifade eden Akıncı, ortak açıklamadaki başlık sıralamasının öncelik sıralaması olmadığını, toplantıda sıralamanın öncelik sıralaması olmadığının, tüm konuların eşdeğer olduğunun teyit edildiğini kaydetti.

“Karar alarak yürüme zamanıdır”

Konuların tek tek müzakere edileceği dönemin geride kaldığını ifade den Akıncı, “Çözüm irade ve niyeti varsa karar alarak yürüme zamanıdır” dedi.

“Güney’de iç politik kaygılar ön planda”

Konferansın artık sonuç alıcı olması gerektiğini belirten Akıncı, “Zeminsiz umut pompalamak da istemem. Tüm tarafların makul çizgide adım atması ve kararlar almasıyla bir yere varılabilir. Biz gerektiğinde inisiyatif alarak karar alabileceğimizi gösterdik. Rum tarafının da çözüm konuşunu öncelikli hedef yaptığını görmemiz lazım, şu anda Güney’de iç politik kaygılar ön planda, seçim olgusu ön planda, bu kaygılardan uzaklaşmadıkça adım atmak kolay değil” dedi.

“Orda varılan mutabakat yanlış yorumlanmaktadır”

Henüz üzerinde anlaşmaya varılamayan 10-12 konu bulunduğunu, bu konularda adım atılamazsa, Cenevre’de zamanın boşa harcanmış olacağını kaydeden Akıncı, “New York’ta ön koşulların ortadan kalkması, yeni anlayışla yeniden Cenevre Konferansının toplanacak olması olumludur, ama temenni ederim ki orada varılan mutabakat yanlış değerlendirilip, yeni sorunlar üretilmez. Çünkü yapılan değerlendirmeleri okuduğumda kaygı yaratması çok doğaldır. Orda varılan mutabakat yanlış yorumlanmaktadır” dedi.

“Yeni dönemin yaratılması için hazırız”

Mustafa Akıncı, “Haziran’ın ikinci yarısında bunca emeğin sonrasında, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği yeni dönemin yaratılması için hazırız. Gereklerini yapmak için hazırlıklarımızı sürdüreceğiz. Türkiye ile de yakın istişareyi sürdüreceğiz” dedi.

“Belge nasıl ilerleneceği ile ilgili”

Ortak açıklamada değinilen, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin hazırlayacağı ortak belge ile ilgili bir soru üzerine Akıncı, “Belge, konferansta Güvenlik ve Garantiler konusunda nasıl ilerlenilsin? Bir rehber belgedir hazırlanacak olan. Cenevre Konferansı sonrası Mont Pelerin’de, beş tarafın teknik düzeyde yaptığı çalışmaların bulgularından hareket edilerek hazırlanacak. Yani Eide bize Güvenlik ve Garantilerle ilgili çözüm taslağı sunacak değil, sadece bir rehber, çalışmaları kolaylaştırıcı bir çalışma” dedi.

“Konular paralel görüşülecek”

Güvenlik ve Garantilerin Cenevre’de paralel olarak görüşülmesini Kıbrıs Türk tarafı olarak Kasım 2016’da ilk Mont Pelerin toplantısında da talep ettiklerini anlatan Akıncı, bunu Rum tarafı ve Yunanistan’ın kabul etmediğini, Yunanistan’ın o dönem “ben Garantileri ve Askeri sıfırlama koşuluyla gelirim” düşüncesi içerisinde olduğunu anımsattı.

Beş tarafın teknik düzeyde Mont Pelerin’de yaptığı toplantıda çıkan sonuçların Beşli Konferans’ta takdim edilmesinde sakınca görülmediğini ifade eden Akıncı, Güvenlik ve Garantiler başlığının her gün konuşulmasında sakınca olmadığını ancak paralelinde diğer konuların da görüşülmesi gerektiğini söyledi.

“Cenevre son duraktır”

Bir tarafın öncelikli konularının öncelikli görüşülmesi, daha sonra da diğer tarafın konularına bakılması şeklinde bir müzakere anlayışı olamayacağını, müzakerede gelinen son noktayı bütünlüklü görmek ve tarafların halklarına böyle bir anlaşmayı sunup sunamayacağına karar vermesi gerektiğini kaydeden Akıncı, “Bu anlamda Cenevre nihai bir durak, son duraktır. Bunun ötesinde bir 50 yıl daha yoktur” dedi.

Hristostomos’un açıklamaları

Başpiskopos Hrisostomos’un sıklıkla Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’yi suçladığını, din adamı olarak Histostomos’un çözüme destek olmak için ada genelindeki dini liderlerin dinler arası diyaloğu geliştirme yönünde başlattığı çalışmalara eğilmesinin daha hayırlı olacağını söyleyen Akıncı, “Din adamları Güney’de maalesef siyaset yapıyor ve bu siyasetin temel unsurlarından biri de hem Kıbrıslı Türk hem Türkiye’yi her fırsatta suçlamaktır” dedi.

Cenevre Konferansı’na devam etmek için tarih dışında bir beklentinin bulunup bulunmadığı sorusuna karşılık Akıncı, tarih dışında, BM Genel Sekreterinin Özel Danışmanı tarafından hazırlanacak ortak belgesinin beklendiğini kaydetti.

“Harita en son aşamada çıkabilir”

Cenevre’de sunulan ve kilit altına alınan haritanın ancak en son aşamada ortaya çıkabileceğini kaydeden Akıncı, toprakla ilgili yüzdelik oranının halledildiğini, harita anlamında diğer başlıklardaki gelişmelere bağlı olarak bazı küçük rötuşlar gerekebileceğini söyledi.

Akıncı, Cenevre konferansında ilk günden harita üzerinde çalışma beklentisine girilmemesi gerektiğini söyledi.

Siyasi partilerin hangi noktada katılması gerekeceği değerlendirilecek

Cenevre’ye siyasi parti liderlerinin de gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Akıncı, “Toplumsal birlik beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var, son aylarda kendi içimizde daha sağlıklı diyaloglar geliştirdik ama saman alevi gibi yanıp sönmemeli. Türkiye ile içinde olduğumuz yakın istişare ve diyalog devam etmeli. Sürece el birliği ile hazırlanmamız gerek” dedi.

Müzakerelerin iç siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini kaydeden Akıncı, bunun Güney’de yapıldığını söyledi.

Siyasi partilerin Cenevre’de konferansın her aşamasında olmasına gerek olmadığını belirten Akıncı, “Hangi safhasında hangi noktada siyasi parti başkan ve birer elemanları gelebilir? Hangi noktada orda olurlarsa yararlı olur onu değerlendireceğiz” dedi.

Rum ve Yunan tarafından beklentiler
Akıncı, “Genel sekreter ile vardığımız bir mutabakat var, o mutabakata sadık kalarak, oradan çıkan çerçeveye bağlı kalarak biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek için hazır olacağız, aynı şeyi Güney’den de, Yunanistan’dan da görmek istiyoruz” dedi.

Güncelleme Tarihi: 07 Haziran 2017, 06:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner12

banner1